DOKTORA SOR
1000 sola karakterler
Gebelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler Bölümümüzde egzersiz, sağlıklı beslenme, gebelikte sık görülen rahatsızlıklar ve bunlar gibi birçok konu hakkında çok geniş bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı Beslenme:
Hamileyken sevdiğiniz tüm yiyeceklerden vazgeçmenize gerek yok. Sadece düzgün beslenmeli, doğru tercihler yaparak sağlıklı besinleri seçmelisiniz. Genelde çoğu kadın hamilelikte günde ekstra 300 kaloriye ihtiyaç duyarlar. Ancak yine de, tam olarak kaç ekstra kaloriye ihtiyaç duyduğunuz hamilelik öncesi kilonuza bağlıdır. Aşağıdaki tavsiyeleri takip ediniz. Porsiyonlarınıza dikkat ediniz; düşündüğünüzden fazla yiyor olabilirsiniz. Çok fazla şeker ve yağdan uzak durunuz.

Güvenli Gıdalar

Hamileler için tüm gıdalar güvenli değildir. Bazıları bebeğin gelişimini etkileyebilecek yüksek düzeylerde kimyasal içerirler. Bazıları ise bebeğe zarar verebilecek bir enfeksiyon kapmanıza sebep olabilirler.
Aşağıdakilerden uzak durun :
- Kılıç Balığı ve camgöz. Bu balıklarda yüksek oranda civa vardır. Civa büyümekte olan fetusa geçerek ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir.
- İstiridye ve midye gibi kabuklu deniz ürünleri
- Pişmemiş et, kümes hayvanı ve deniz ürünü. Tüm bakterileri öldürmek için bunları iyice pişirin.
- Jambon, hindi ve salam gibi gıdaları yiyecekseniz ısıtıp yiyin.
- Dondurulmuş et. Konservede olanlar daha güvenlidir.
- Pişirilmeden dondurulmuş füme edilmiş deniz ürünü. Konservede olanlar daha güvenlidir.
- Çırpılmış yumurta veya çiğ - az pişmiş yumurtayla yapılan tüm yemekler.
- Pastorize edilmemiş süt ve sütten yapılan tüm gıdalar.
- Pastorize edilmemiş meyve suları
- Baklagiller, turp ve maş fasulyesi gibi çiğ sebze filizleri
- Çok fazla karaciğer yememeniz de gereklidir. Karaciğer doğum kusurlarına sebep verebilen, çok miktarda A Vitamini barındırır.
Yapılan bazı çalışmalar; sizde, eşinizde veya ailenizin bir ferdinde gıda alerjisi varsa, bebeğinizin de ileriki hayatında bu tip bir alerjiye sahip olabileceği yönündedir. Bu nedenle hamilelik dönemindeki diyetinizi planlarken veya emzirirken uygulamanız gerekenler konusunda bir uzmanla görüşebilirsiniz.

Civa ve Balıklar

Balık hazırlaması kolay bir yemektir. Protein bakımından zengin ve az yağlıdır. Ancak denizlerimizdeki kirlilik bazı balıkların civa seviyesini yükseltmekte, bu da henüz gelişmekte olan bebeğin beyin ve sinir sistemine zarar verebilmektedir.
Civa Nedir? Civa doğada mevcut olan bir elementtir. Termometre, pil, diş dolguları gibi birçok üründe kullanılır. Eğer bir anne adayı hamilelik öncesi veya sırasında aşırı seviyelerde civaya maruz kalırsa, kendi ve bebeğinin sağlığı tehlikeye düşebilir.
Civaya Maruz Kalmanın Sağlıksal Sonuçları Nelerdir? Civa sinir sistemi, ciğerler, böbrekler, görme ve işitme gibi vücudun birçok bölümüne zarar verir. Riskin ciddiyeti kişinin ne kadar civaya maruz kaldığına bağlıdır. Risk en çok fetuslar ve çocuklar içindir. Henüz daha rahimdeyken civaya maruz kalan fetusun sinir sisteminde ciddi hasarlar meydana gelebilir. Beyinde tahribat, öğrenme bozuklukları ve işitme kaybı yaşanabilir.

Hamilelik Sırasında Omega 3 Yağ Asitleri

Hamilelik döneminde sağlıklı bir diyet takip etmek çok önemlidir. Hamilelikte bebeğiniz sizin yediğiniz gıdalardan ihtiyacı olan besinleri ve vitaminleri alır. Annelerin alması gereken en önemli besinlerden biri de Omega 3 yağ asitleridir.
Omega 3 Yağ Asiti Tipleri :
- Alfa-linolenic Asit (ALA)
- Eicosapentaenoic Asit (EPA)
- Docosahexaenoic Asit (DHA)
Her bir Omega 3 yağ asiti çeşidinin farklı bir fonksiyonu vardır. ALA vücut tarafından üretilmez. Ceviz, keten tohumu ve soya filizi gibi gıdalardan alınması gerekir. Vücudumuz küçük miktarlardaki ALAları EPA, sonra da DHAya çevirebilir ancak bu süreç çok verimli değildir. Yeterli miktarda EPA ve DHA alabilmenin en iyi yolu bunları barındıran gıdaları yemekten geçer. Ama sadece birkaç besin DHA ve EPA içerir.
Omega 3 Yağ Asitlerinin Faydaları :
Yetişkinler : Omega 3 yağ asitleri insanın sağlığını geliştirir. Çalışmalar özellikle DHA ve EPA omega 3 asitlerinin tansiyonumuzu düşürdüğünü ve kalp sağlığımızı korumamıza yardım ettiğini, yüksek kolestrol ve damar tıkanıklığı gibi kalp hastalıkları riskini azalttığını ortaya koymaktadır. Kalp krizi riskini de azaltırlar. DHA aynı zamanda beyin sağlığı için de önemlidir.
Gebelik ve Emzirme Döneminde : Hamile ve emziren anneler için omega 3 asitleri özellikle DHA çok önemlidir. DHA beyin ve gözlerdeki en yaygın omega 3tür. Bebeğin beyninin gelişimi, gözlerinin gelişimi ve fonksiyonuna yardım eder. Kadınlar günde en azından 200 mg DHA almalıdır.
Omega 3 Yağ Asitlerini Nasıl Almalı? DHA ve EPA yağlı balıklarda, balık yağında, süt, meyve suyu, ekmek ve yoğurt gibi gıdalarda bulunur. Ancak anne adaylarının balık yerken dikkat etmeleri gerekir. Bazı balıklarda çok yüksek miktarlarda civa vardır ve bu doğmamış bebeğe zarar verebilir. Diğer balıklar tavsiye edilen miktarlarda yendiği taktirde güvenlidir. ALA ceviz, keten tohumu, soya filizi, zeytin yağı gibi gıdalarda bulunur. Balıklar, doğada yedikleri besinlerden dolayı DHA kaynağıdır. Çiftlik balıklarında ise DHA bulunmaz. Hamileler haftada 350 gra kadar somon, sardalya ve alabalık yiyebilirler. Deniz balıkları iyi bir DHA kaynağıdır ve hamilelerin yeterli miktarda DHA almalarını sağlar. Ton balığından da DHA alınabilir ancak hamileler haftada 170 grdan çok ton balığı yememelidir.
Eğer yeterli miktarda DHAyı gıdalardan temin edemiyorsanız, en azından 200 mg DHA içeren haplar şeklinde de alabilirsiniz. Birçok prenatal takviyede balık yağı veya diğer kaynaklardan olsun, DHA bulunur.
Balık yağı ürünlerinde bazı sağlık riskleri vardır. Bu ürünleri kullanmadan önce, mutlaka doktorunuza danışınız.
- Aylarca alınan balık yağı Vitamin E azlığına sebep olabilir. Bu sebeple balık yağı ürünlerine ilaveten Vitamin E de kullanılır. Prenatal vitaminlerin çoğu Vitamin E içerir. Vitamin E içerikli ürünlerin kullanımı bu vitamininin seviyesini arttırdığından, hamileler aldıkları Vitamin E miktarı konusunda dikkatli olmalıdır.
- Omega 3 yağ asitleri ve balık yağı burun kanaması ve idrarda kan gibi kanama riskini arttırabilir.

Gıda Güvenliği

Kendiniz ve aileniz için yemek hazırlarken aşağıdaki basamakları takip etmenizde fayda vardır.
Temizlik
- Yemeklerden önce ve sonra ellerinizi sabun ve ılık suyla en azından 20 saniye boyunca yıkayınız.
- Tüm meyve ve sebzeleri yıkamadan yemeyiniz. Eğer kabuğu hala temizlenmemişse, soyunuz.
- Marul ve ıspanak gibi yapraklı yeşil sebzelerin dış yapraklarını ayıklayınız.
- Meyve ve sebzeleri yıkadıktan sonra kağıt havlu yardımıyla kurulayınız ki, bakteriler iyice azalsın.
- Tüm malzeme ve kesme tahtalarını sıcak sabunlu suyla her seferinde yıkayınız. Tahta kesme tahtalarında mikrop diğer türlere göre daha fazla yaşayabildiğinden diğer çeşit kesme tahtalarını kullanın.
- Yemeği hazırladıktan sonra tezgahı sıcak sabunlu suyla temizleyiniz.
Bölmek
- Çiğ et, tavuk ve balıklar için bir kesme tahtası kullanın. Başka bir kesme tahtasını da salata malzemeleri için kullanın.
- Çiğ et, tavuk ve balıkları diğer yiyeceklerden ayrı bir yerde tutunuz.
Pişirmek
- Yiyecek termometresi kullanın. Böylece yiyeceği güvenli dereceye kadar pişirebilirsiniz. Unutmayın ki, gıdanın pişip pişmediğini sadece görünüşüne bakarak anlayamazsınız.
- Mikrodalga fırın kullanırken yemeği karıştırın, çevirin ve yiyeceği örtün. Bu sayede yiyeceğin her kısmı ısınır ve soğuk kalan yerlerde bakteri üremez.
- Sos, çorba ve et suyunu tekrar ısıtırken iyice kaynamasını sağlayın.
Soğutmak
- Buzdolabını yeterli soğuklukta tutunuz.
- Kesilen veya soyulan tüm yiyecekleri buzdolabında saklayınız.
- Artan yiyecekleri 2 saat içinde soğutunuz. Yiyecekleri sığ kaplara koyunuz ki, daha çabuk soğusun.
- Buzları çözülmüş et, tavuk ve balıkları buzdolabında saklayınız, tezgahta bırakmayınız.
- Buzdolabını aşırı doldurmayınız, yoksa yiyecekleriniz yeteri kadar soğumaz.

Gebelik Sırasında Vitamin ve Minareller

Vitamin ve minareller vücudunuza gerekli besinleri sağlayarak sağlıklı kalmanıza yardımcı olurlar. Aşağıdakileri içeren sağlıklı bir diyet ile gerekli vitaminleri temin edebilirsiniz.
- Meyve
- Sebze
- Tam tahıllı ekmek ve makarnalar
- Süt ürünleri
- Fasulye
- Yağsız kırmızı et
- Tavuk
- Civası az olan balık çeşitleri
Takviyeler Bazı kişilerin yeterli miktarda vitamin ve mineral almaları gıdalarla sağlanamamaktadır. Bu durumda takviye vitamin almaları gerekir. Bu takviye genellikle hap veya kapsül şeklindedir. Takviyeye ihtiyacı olan kişilerden bazı örnekler şöyledir :
- Hamile kalabilen kadınların doğumsal kusurları önlemek için, günde 400 mikrogram folik asit içeren multivitamin almaları gereklidir. Kadın doğum kontrol hapı kullanıyorsa bile, hamile kalmak istemesi durumunda yine de, multivitamin alması iyi bir fikirdir.
- Hamile kadınlar genellikle prenatal bir vitamin alırlar. Bunlar gebelik esnasında ihtiyaç duyulan gerekli besinler ve folik asit içerirler.
- Belli sağlık durumu olan insanların ekstra vitamin ve mineral takviyesine ihtiyacı olabilir. Anemi gibi bazı hastalıklar vücutta demir gibi yeterli miktarda besin olmadığı için ortaya çıkar. Bu gibi rahatsızlıkları olanlar ekstra vitamin kullanırlar.
Hamilelikte Önemli Besinler Folik asit birçok prenatal vitaminde bulunan en önemli maddedir.
- Folik asit beyinde ve omurilikte oluşabilecek doğum kusurlarını önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda hamileleri kanser ve krize karşı da korur.
- Hamileler her gün 600 mikrogram folikasit içeren yiyecek veya takviye almalıdır.
- Çoğu prenatal vitamin 600 - 1000 mikrogram folikasit içerir.
Demir de hamileler için önemli bir besin maddesidir. Bu da prenatal vitaminlerde bulunur.
- Demir anne ve bebeğinin kaslarının güçlenmesine yardımcı olur.
- Anemiyi önler.
- Erken doğum ve düşük kilolu doğum olma riskini azaltır.
Kalsiyum da prenatal vitaminlerde bulunur; kemiklerin ve dişlerin güçlenmesine yardımcı olur.
- Sinir, kas ve dolaşım sisteminin sağlıklı olmasını sağlar.
- Anne adayı yeterli miktarda kalsiyum almazsa, vücudu bebeğe verebilmek için, gereken kalsiyumu kemiklerinden temin eder.
- Kemiklerde az kalsiyum olması ileriki yaşlarda yaşanabilecek osteoporoza sebebiyet verebilir.
DHA bir çeşit omega 3 yağlı asididir. Bebeğin beyin ve gözlerinin gelişimine katkı sağlar.
- Kadınlar günde 200 mg DHA almalıdır.
- DHA içeren prenatal vitamin bulmak zor olabilir. Bazı prenatal vitaminlerin yanında sadece DHA içeren ürünler bulunabilir.
Unutmayın ; Herhangi bir vitamin almadan önce, buna ihtiyacınız olup olmadığı ve ne kadar almanız gerektiği konusunda doktorunuzla görüşün. Bazı takviyeler gebelik döneminde tehlikelidir. Aynı zamanda, yüksek dozlar da riskli olabilir. Örneğin, gebelik sırasında çok fazla Vitamin A alımı, bebekte doğum kusurlarına sebep olabilmektedir.

Gebelikte Kalsiyum

Kalsiyum vücudun her yerinde kullanılır. Kemiklerin ve dişlerin kuvvetli kalmasını sağlar. Kadın, yeteri kadar kalsiyum alamazsa, vücudu bunu kemiklerinden temin eder. Bu süreç zaman içinde kemiklerin zayıflamasına ve osteoporoz yaşanmasına neden olur. Osteoporoz sonucu kemikler daha da zayıflar ve kırılgan bir hal alırlar.
19 - 50 yaş arası hamile olsun olmasın, tüm kadınların alması gereken günlük kalsiyum miktarı 1000 mgdır. 18 yaşına kadar olan dönemde ise 1300 mgdır.
2. ve 3. Trimestırlarda (3 aylarda) ve emzirme döneminde, vücudunuz hamilelik döneminden daha fazla kalsiyumu yiyeceklerden abzorbe eder. Bebeğin bu ekstra kalsiyuma sağlıklı dişler ve kemikler için ihtiyacı vardır. Anne adayı yeterli miktarda kalsiyum almazsa, vücudu bebeğe verebilmek için, gereken kalsiyumu kemiklerinden temin eder.
Ne yazık ki, bir çok kadın yeterli miktarda kalsiyum almazlar. Kadınlar genelde günlük 700 mg kalsiyum alırlar. Kalsiyum açısından zengin yiyecekler yemekten başka, bir çok kadın vitamin takviyelerine güvenirler. Bu takviyeler genelde günlük önerilen kalsiyum miktarının üçte birine sahiptirler.
Ne Yapabilirsiniz? Gebelik öncesi, sırası ve sonrasında yeterli miktarda kalsiyum aldığınızdan emin olun. Süt ürünleri kalsiyum açısından en zengin ürünlerdir. Örneğin; yağsız süt, yoğurt, peynir gibi. Diğer kalsiyumu zengin kaynaklar ise brokoli ve lahana gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, portakal suyu, kahvaltılık gevreklerdir.
Eğer diyetinizden yeteri kadar kalsiyum alamıyorsanız, bunu ek takviyelerle tamamlayabilirsiniz. Kalsiyum karbonat içeren takviyeler kullanabilirsiniz.
Günde Gerektiği Miktarda Kalsiyum Alıyor musunuz?
Her gün ne kadar kalsiyum alıyorsunuz? Çalışmalar, düşündüğünüz kadar almadığınızı göstermektedir. Aşağıdaki tablolar yardımıyla bunu anlayabilirsiniz.

Süt ve Süt Ürünleri
Yiyecek Kalsiyum
1 fincan yağsız meyveli yoğurt 450 mg, günlük değerin %45i
Amerikan peyniri 348 mg, günlük değerin %35i
İtalyan krem peyniri 337 mg, günlük değerin %35i
1 fincan yağsız süt 300 mg, günlük değerin %30u
40 gr çedar peyniri 305 mg, günlük değerin %30u
1 fincan meyveli yoğurt 315 mg, günlük değerin %30u
30 gr mozzarella peyniri 207 mg, günlük değerin %20si

Et ve Diğer Proteinli Gıdalar
Yiyecek Kalsiyum
½ fincan Tofu (Soya peyniri) 204 mg, günlük değerin %20si
1 yemek kaşığı susam tohumu 88 mg, günlük değerin %10u
120 gr konserve somon balığı 277 mg, günlük değerin %28i
30 gr badem 71 mg, günlük değerin %8i


Sebze ve Meyveler
Yiyecek Kalsiyum
1 fincan portakal suyu 300 mg, günlük değerin %30u
½ fincan pişmiş kara lahana 179 mg, günlük değerin %20si
1 fincan pişmiş brokoli 90 mg, günlük değerin %10u
½ fincan pişmiş lahana
  1. g, günlük değerin %10u

Kalsiyum Takviyesi Seçmek ve Kullanmak İçin Bazı İpuçları :
- Kalsiyum tabletinizi yemeklerde alınız. Böylece normal rutinin bir parçasıymış gibi algılanır ve daha kolay abzorbe edilir. Vücut bir seferde ancak 600 mg kalsiyumu abzorbe eder, bu nedenle günde birden fazla sefer olmak üzere kalsiyum almanız gerekebilir.
- Kalsiyum tabletinizi banyo, mutfak, çantanız gibi birkaç yerde bulundurun ki, gün içinde gözünüze çarpsın ve almayı unutmayın.
- Kemik tozu ve dolomit içeren takviyelerden uzak durunuz. Bu ürünlerde aynı zamanda kurşun, civa ve arsenik gibi zehirli maddeler yer alabilir.
Sağlıklı Kemikler İçin Birkaç Tavsiye Daha :
- Düzenli olarak egzersiz yapın. Sadece yürüyüş yapmak gibi basit bir egzersiz bile güçlü kemikler için iyi bir başlangıçtır.
- Yeteri kadar D Vitamini aldığınızdan emin olun. D vitamini vücudun kalsiyumu abzorbe etmesine yardımcı olur. Vücudunuz D vitaminini güneş ışığından temin eder, bu da yürüyüşe çıkmak için başka iyi bir sebeptir. D vitamini ihtiva eden gıdalar arasında D vitamini kuvvetlendirilmiş sütler, yumurta sarısı, somon gibi balıklardır.

Kafein Alımı

Az miktarda alınan kafeinin doğurganlığa bir etkisi yoktur, ve hamilelik sırasında zararsızdır. Gebelikte günde bir buçuk bardak kahve içilebilir. Bir bardak kahvedeki kafein miktarı değişiklik göstermektedir. Çikolata, çay, kola, kahveli dondurma ve bazı reçetesiz ilaçlarda da kafein bulunur.
Günde 1 ½ bardaktan fazla kahve içmeyiniz. Kendiniz ve bebeğiniz açısından su, süt veya meyve suyu içmeniz daha sağlıklıdır. Kafeinsiz kahve, kola ve çay tüketebilirsiniz. Ancak unutmayın ki, bunlarda da bir miktar kafein bulunur.
İçecekler ve Çikolatadaki Kafein Oranları
Yiyecek ve İçecekler Kafein (Miligram)
(Ortalama)  
Kahve (1 Bardak) Koyu, çekilmiş kahve

Neskafe

137 mg

76 mg
 
Çay (1 Bardak)
Demlenmiş

Poşet çay

48 mg

26-36 mg
 
Kola gibi kafeinli içecekler(1 ½ bardak) 37 mg  
Sıcak Çikolata (1 ½ bardak) 8-12 mg  
Çikolatalı Süt (1 bardak) 5-8 mg  
Şekerleme
Koyu çikolata
(20 gr)

Sütlü çikolata
(20 gr)

30 mg
11 mg

 
Çikolatalı Sos
(28 gr)
3 mg  
Kahveli dondurma/donmuş yoğurt
(1/2 bardak)
2 mg

Gebelikte Kilo Alımı

Gebelikte alınan kilolar konusunda dikkatli olmak gerekmektedir. Çok fazla veya çok az kilo almak bebeğe zararlı olabilir. Gebelik sırasında kaç kilo almanız gerektiği, gebelik öncesi kaç kilo olduğunuzla bağlantılıdır. Gebelik esnasında doğru kilo alımı bebeğin sağlığı için önemlidir. Çok az kilo alan kadınlarda bebeğin düşük kilolu doğması ihtimali vardır. Çok fazla kilo alan kadınlarda ise bebeğin erken doğumu ve çok kilolu doğumu söz konusudur. Aynı zamanda diyabet, yüksek tansiyon ve varikosel problemleri olabilir.
Genellikle hamilelik döneminde çoğu kadının günlük ekstra 300 kaloriye ihtiyacı vardır. Yine de tam olarak kaç kaloriye ihtiyacınız olduğu, gebelik öncesi kilonuzla orantılıdır.
Kaç Kilo Almalısınız? Gebelik sırasında kilo alımı ile ilgili aşağıda bazı çizelgeler vardır. Yine de spesifik kilonuz için doktorunuzla görüşmeyi unutmayın.
Hamilelik Dönemine Normal Bir Kiloda Başladıysanız; 9 ay içinde 11 - 15 kilo arasında alınabilir. 1. 3 ayda 500 gr - 2 kilo alacağınız farz edilirse, 2. ve 3. 3 aylarda her hafta 500 gr kadar kilo alabilirsiniz.
Hamilelik Dönemine Zayıf Başladıysanız; 9 ay içinde biraz daha fazla kilo almanızda fayda vardır. Çünkü zayıf anne adaylarının bebeklerinin küçük doğma ihtimali vardır. Genellikle 12 - 18 kilo alımı tavsiye edilir. 1. 3 aylarda 500 gr - 2 kilo alacağınız farz edilirse, 2. ve 3. 3 aylarda haftada 500 grdan fazla kilo almaya çalışmanızda fayda vardır.
Hamilelik Dönemine Fazla Kilo ile Başladıysanız; 9 ay içinde 6 - 11 kilo arasında alınabilir. 1. 3 ayda 500 gr - 2 kilo alacağınız farz edilirse, 2. ve 3. 3 aylarda her hafta 250 gr kadar kilo alınabilir. Fazla kilo almamaya çalışabilirsiniz ancak hamilelik döneminde kilo vermeye çalışılmamalıdır, çünkü bu bebeğe zarar verebilir.
Hamilelik Dönemine Obezite Problemi ile Başladıysanız; 9 ay içinde 4 - 9 kilo arasında alınabilir. 1. Üç ayda 500 gr - 2 kilo alacağınız farz edilirse, 2. ve 3. Üç aylarda her hafta 250 grdan az kadar kilo alınabilir.
Yavaş yavaş ve düzenli bir şekilde kilo almak en iyisidir. 1. Üç ayda 2 kilodan az kilo alırsanız üzülmeyin ve sonraki dönemlerde bunu telafi etmeye çalışın.
Peki, kilolar nereye gidiyor?+13 Kilonun yaklaşık analizi
Kan 1,3 kg
Göğüsler 900 gr
Rahim 900 gr
Bebek 3,4 kg
Plasenta 600 gr
Amniotik sıvıd 900 gr
Yağ, protein & diğer besinler 3,20 kg
Su tutulması 1,80 kg

Gebelik ve Fazla Kilolar

Eğer bir kadın hamilelik öncesi fazla kilolu veya obezse, bazı sağlık riskleri ile karşı karşıyadır. Ancak kendi ve bebeğinin sağlığını korumak için bazı basamakları takip edebilir.
Fazla Kilolu veya Obezite Problemi Olan Hamileler İçin Sağlık Riskleri : Vücut kitle endeksi fazla olan kadınların hamilelik dönemlerinde yüksek tansiyon ve diyabet gibi problemleri olabilir. Doğum sırasında problem yaşayabilirler, bebeklerinde ciddi sağlık sorunları gelişebilir.
Gebeliğe Bağlı (Gestasyonel) Yüksek Tansiyon : Gestasyonel yüksek tansiyon hamile bir bayanın hamileliğinin 2. yarısında, kan basıncında ani bir yükselme olduğunda gerçekleşir. Eğer hamile bir bayanda yüksek tansiyon problemi varsa, ilaç kullanması gerekebilir ve doğum öncesi rutin check-uplar daha sık yapılabilir. Gestasyonel yüksek tansiyon genellikle bebek doğduktan sonra kendiliğinden geçer. Gebelik esnasında yaşanan yüksek tansiyon preeklampsinin işareti olabilir.
Gebeliğe Bağlı Yüksek Tansiyon ve Nöbet Geçirme (Preeklampsi ve Eklampsi) : Preeklampsi yüksek tansiyon ve idrarda protein ile kendini belli eden ciddi olabilecek bir rahatsızlıktır. Eğer tedavi edilmezse, eklampsi denilen ve yaşamı tehdit eden rahatsızlığa dönüşebilir. Eklampsi felç ve komaya kadar götürebilir. Neyse ki, bu hastalık düzenli prenatal bakımına özen gösteren bayanlarda nadir gelişen bir durumdur. Preeklampsi durumu olan bir hastanın, doğumundan sonra hastanede bir süre daha kalması gerekebilir. Bu, hem bebeğin hem de annenin sağlığı için gereklidir.
Hamileler aşağıdaki semptomlar konusunda dikkatli olmalıdır;
- Baş ağrısı
- Görüş bozukluğu
- Hızlı kilo alımı
- Ellerde ve yüzde şişme
- Karnın sağ üst kısmında ağrı
Gebeliğe Bağlı (Gestasyonel) Diyabet : Gestasyonel diyabet, hamile bir bayanın vücudu vücuttaki glukoz (şeker) seviyesini control etmekte problem yaşadığı zaman gerçekleşir. Glukoz vücudun ana yakıt kaynağıdır. Eğer glukoz seviyeniz çok yüksekse, sizin ve bebeğiniz için ciddi sağlık problemleri oluşabilir. Her 100 gebeden 3 veya 5inde gestasyonel diyabet gelişebilir. Gestasyonel diyabet doğumdan sonra geçer ancak % 50 kadının hayatlarının sonraki dönemlerinde diyabet yaşanabilir.
Doğum : Kilolu veya obez bir anne adayının doğum sırasında veya sonrasında problemleri olabilir. Vücut kitle endeksi ne kadar fazlaysa, sezeryan doğum oranı o kadar fazladır. Diğer hamilelere kıyasla kilolu hamilelerin sezeryan sonrası iyileşmelerinde de problemli bir süreç yaşanabilmektedir.
Kilolu veya Obez Annelerin Doğurdukları Bebekler : Bu bebeklerin karşılaşacakları kendi sorunları olacaktır. Mesela;
- Prematüre doğmak
- Bazı doğum kusurlarına sahip olmak
- Erken doğum yoğun bakım ünitesinde ekstra ilgiye ihtiyaç duymak
- Çocukluk döneminde obezite

Sizin Yapabilecekleriniz / Gebelik Öncesi : Bu sağlık problemlerini önlemek için hamile kalmadan önce düzenli check-uplar önemlidir. Eğer fazla kilolu veya obez iseniz; bir diyetisyen yardımıyla kilo verebilirsiniz, sağlıklı bir diyet uygulayabilir ve spor yapabilirsiniz.
Sizin Yapabilecekleriniz / Gebelik Sırası : Eğer gebelik başlangıcında fazla kiloluysanız, sakın diyet yapmaya başlamayın. Bu sırada yapılan diyetler bebeğinizin büyümesi ve gelişmesi için ihtiyacı olan besinleri almasını engeller. Genelde fazla kilolu anne adaylarının gebelik esnasında 7 - 12 kilo alması normaldir. Obez kadınlar ise 5 - 9 kilo alabilirler.

Hamilelik Sırasında Egzersiz

Eskiden hamilelerin oturup ayaklarını uzatması istenirdi. Ancak zaman değişti. Sağlıklı hamile kadınlar haftada en azından 2 ½ saat aerobik yapmalıdır. Bu demektir ki en azından günde 30 dakika spor yapılmalıdır. Aerobik örneği olarak yürüyüş, yüzme ve dans verilebilir.
Neden Egzersiz Sizin İçin İyidir? Kısa dönemde egzersiz yapmak fiziksel ve duygusal olarak kendinizi iyi hissetmenizi ve kalorileri yakarak aşırı kilo alımınızı önler. Düzenli bir şekilde egzersiz yapanların güçlü kasları, kemikleri ve eklemleri gelişir. Uzun dönemde ise düzenli egzersizin yararları daha etkileyicidir; premature doğum, kalp problemleri ve diğer ciddi hastalık riskinin azalması yönündedir. Hamileler için egzersiz yapmanın artı yararları da vardır. Gestasyonel diyabet gelişimini önlemede yardımcı olur. Zaten gestasyonel diyabeti olan hamilelerde ise; düzenli egzersiz ve uygulanan diyette yapılan değişiklikler ile bu rahatsızlık kontrol altına alınır. Egzersiz yaparak stres azalır; doğum sancısı ve doğum anı için dayanma gücünü arttırır. Ayrıca doğum sonrası periyod ile de baş etmeye yardımcı olur. Egzersiz aynı zamanda enerjik olmayı ve doğum sonrası alınan kiloların verilmesini kolaylaştırır.
Başlamadan Önce : Egzersiz yapmaya başlamadan önce doktorunuzla mutlaka görüşün. Bütün hamilelerin özellikle de erken doğum riski olanların egzersiz yapması doğru olmayabilir. Sonraki aşama ne tür bir egzersiz yapacağınıza karar vermektir. Zevk alacağınız şeyleri seçmenizde fayda vardır. Farklı şeyleri denemek isteyebilirsiniz. Örneğin, 30 dakika boyunca tempolu yürüyüş, koşu yapabilir veya dans edebilirsiniz. Yüzme de özellikle hamilelik döneminde çok iyi bir spordur. Ayrıca hamilelere özel yoga sınıflarına ve aerobik derslerine katılabilirsiniz.
Aktivite seçerken dikkatli olunuz. Sakatlanma riski olan at binmek veya kaymak gibi sporlardan uzak durun. Özellikle 3. aydan sonra sırtınızın üstünde yatmanızı gerektirecek egzersizlerden uzak durun. Sırtınızın üstünde yatmak uterusa giden kan akışını engelleyerek bebeği tehlikeye sokabilir. Sonuç olarak, asla tüplü dalış yapmayın. Bu aktivite, bebeğin dolaşım sisteminde çok tehlikeli baloncuklara sebep verebilir.
Egzersiz yaparken, vücudunuza ve nasıl hissettiğinize dikkat edin. Egzersiz konusunda çok aşırıya kaçmayın. Formda olma durumunuzu seviye seviye arttırın. Vajinal kanama, baş dönmesi, baş ağrısı, göğüs ağrısı, fetal hareket veya kasılma gigi ciddi problemlerle karşılaşırsanız egzersizi bırakın ve hemen doktorunuzla iletişime geçin.

Egzersizi Bırakmak ve Doktorunuzu Aramak İçin Uyarı İşaretleri

Aşağıdaki semptomlardan herhangi biri olursa egzersiz yapmayı bırakın ve doktorunuzu arayın;
- Vajinadan gelen kanama
- Egzersiz öncesi zorla veya sancılı nefes alma
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Göğüs ağrısı
- Kas zayıflığı
- Baldırlarda ağrı veya şişme
- Erken doğum
- Fetusun hareketlerinin azalması
- Vajinadan gelen sıvı sızıntısı

Hamilelik Döneminde Egzersizi Tehlikeli Kılan Durumlar

Eğer aşağıdaki durumlardan biri sizde varsa, egzersiz yapmayın ve doktorunuza danışın;
- Kalp rahatsızlığı
- Akciğer rahatsızlığı
- Yetersiz serviks : Serviks uterusun dar ve dış kısmıdır. Eğer zayıfsa, fetusu uterusun içinde tutamayabilir.
- Erken doğum (gebeliğin 37 haftasından önce)
- Çoğul gebelikler erken doğum tehlikesi yaşar.
- Gebeliğin 4 - 9. aylarında vajinadan gelen kanama
- Plasenta Previa : Plasentanın rahmin alt tarafına veya rahim ağzına yerleşmesidir.
- Hipertansiyon

Hamilelik Esnasında Cinsel İlişki

Hamilelik öncesi eşinizle olan cinsel ilişkilerinizde kendinizi rahat hissediyor olabilirsiniz. Şimdi ise hamile olduğunuza göre, cinsellik hakkında aklınıza takılan sorular olması normaldir. Hamilelik döneminde birliktelik hakkında pek çok mit vardır; mesela :
- Hamilelik esnasındaki cinsel ilişki ağrılı ve zararlıdır.
- Birliktelik bebeğe zarar verebilir.
- Bebek birliktelik yaşandığını bir şekilde anlar.
Gerçekler ise şöyledir :
- Doktorunuz size tersini söylemedikçe hamilelik döneminde cinsel ilişki sizin ve bebeğiniz için güvenlidir.
- Bebek, anne ve babasının ne yaptığından bihaberdir. Bebek rahimde bir sıvı tampon bölgesi ve annenin abdomeni sayesinde korunur.

Cinsel Birliktelik Ne Zaman Güvenli Olmaz? Hamilelik esnasında yaşanabilen bazı durumlar cinsel ilişkiyi güvenli olmayan bir hale sokabilir. Aşağıdaki durumlardan biri sizde varsa, ilişki öncesi doktorunuza danışmanızda fayda vardır;
- Düşük yaptıysanız
- Erken doğum yaptıysanız
- Açıklanamayan vajinal kanama
- Amniotik sıvı sızıntısı
- Plasenta pervia
- Yetersiz serviks (serviks zayıflar ve erken açılır)
Eğer gebeliğiniz riskli bir gebelik ise, diğer hamile kadınlara göre daha çok önlem almanız gerekir.
Hamilelik Cinsel Hayatımı Nasıl Etkiler? Birçok kadına göre hamilelikte cinsel istek artar. Bu cinsel arzunun sebebi hormonlarda meydana gelen değişikliklerdir. Diğer bazı kadınlara göre ise hamilelik döneminde cinsel istekleri dalgalar halinde gelir ve gider. Aşağıda bazı genel değişiklikleri bulabilirsiniz;
  1. 1. Üç Ay
- Hamileliğin ilk 3 ayında bazı fiziksel değişiklikler de meydana geldiği için cinsel istek azalabilir.
- Yorgunluk, bulantı, göğüslerde hassasiyet, sık sık banyoya gitme ihtiyacı cinselliği rahatsız edici kılabilir.
  1. 2. Üç Ay
- 2. Trimestıra geldiğinizde yorgunluk, bulantı, göğüslerde hassasiyet geçer veya daha baş edilebilir bir hal alır.
- Karnınız şişmeye başlar ancak hala cinsellik yaşayabilecek kadar küçüktür.
- Cinsel arzunuz artabilir bile. Kadınlarda 1,5 kilo kan artışı olur ve bu kanın çoğu bel altına gider.
- Bazılarına göre bu artmış kan akışı orgazm olabilme yetilerini arttırır.
  1. 3. Üç Ay
- Hamileliğin sonlarına doğru, büyüyen göbeğiniz, bebeği doğurma ve bebeğinizi büyütme öngörünüz sebebiyle cinsel arzunuz azalabilir.
- Endişeleriniz son derece normaldir. Cinsel birliktelik dışında da eşinizle yakınlaşabileceğiniz diğer yollar mevcuttur.
Hangi Pozisyonlar Güvenlidir? Gebelik öncesi veya erken dönem gebeliklerdeki pozisyonlar hamileliğin sonlarına doğru bebeğin gelişimine bağlı olarak rahatsızlık verici ve hatta güvensiz olabilir. Örneğin kadın hamileliğinin 4. ayından sonra sırt üstü (misyoner pozisyonu) yatmaktan kaçınmalıdır çünkü büyüyen uterusun ağırlığı önemli kan damarlarına baskı yapar. Şu pozisyonlar güvenlidir;
- Kadın Üstte : Bu sayede birlikteliğin ne kadar hızlı, yavaş veya rahat olacağını siz kontrol edersiniz.
- Kaşık Pozisyonu : Çekmecede kaşıkların nasıl birbirine geçtiğini düşünün. Eşiniz arkanızda iken o şekilde uzanın. Bu pozisyon belinizdeki baskı miktarını azaltır.
- Eller ve Dizler : Bu pozisyon 1. ve 2. trimestırda faydalıdır, belinizdeki baskı miktarını azaltır. Ancak karnınız büyüdükçe, bu pozisyonu rahatsız bulabilirsiniz.
Yakınlaşmanın Diğer Yolları Nelerdir? Yakın olmak için illa ki eşinizle birlikte olmanız gerekmez. Aşağıdakiler de eşinizle yakın bir temas kurmanızı sağlar :
- Öpüşmek
- Sarılmak
- Birbirine masaj yapmak
- Oral seks (eşinizin vajina içine hava üflemediğinden emin olun. Yoksa bu, embolizme (kan damarının hava kabarcığı sebebiyle tıkanması) sebep olur, bu da siz ve bebeğiniz açısından tehlikeli bir durumdur.
Siz ve Eşiniz İçin Birkaç Tavsiye :
- Eşinizle ihtiyaçlarınız hakkında açık bir şekilde konuşun. Kendi ihtiyaçlarınız kadar, eşinizinkilerin de farkında olun.
- Ortak zevk ve rahatlık rehberiniz olsun. Eğer herhangi birşey ikinizden birine doğru gelmezse, yaptığınız şeyi değiştirin.
- Espiri anlayışınızdan vazgeçmeyin.
- Eğer riskli bir gebelik yaşıyorsanız veya aklınızda kalmış sorular varsa, doktorunuza danışınız.
Doğumdan Sonra Nasıl Cinsel Birliktelik Yaşayabilirim? Bebek doğduktan sonra cinsellik için, doğum sonrası muayeneninizi beklemenizde fayda vardır. Genelde kadının kendini hazır hissetmesi doğumdan yaklaşık 4 hafta sonra gerçekleşir.

Hafta Hafta Gebelik

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren, hamileliğinizi hafta hafta planlamaya başlarsınız. Her gün, sağlıklı bir hamilelikle ilgili yeni sorular aklınıza takılır. Ne yemelisiniz? Egzersiz yapabilir misiniz? Hangi prenatal testleri yaptırmalısınız? Eğer ikiz veya üçüz bebekler bekliyorsanız, aklınıza daha çok soru takılabilir. Kaç kilo almalısınız? Erken doğumdan nasıl kaçınabilirsiniz? Yatak istirahatine ihtiyacınız olacak mı?
Her ne soru aklınıza takılırsa takılsın, hamilelik döneminizi hafta hafta anlamanız, doğru seçimler yapmanıza yardımcı olacaktır. Beslenme hakkında dikkat etmeniz gerekenleri öğrenin, sağlıklı hamilelik hakkında temel konuları bilin, sırt ağrısı için egzersizi araştırın ve hamilelikle cinsellik konusunu irdeleyin.
Hamilelik hakkında ne kadar çok şey öğrenirseniz, bununla baş etmeniz o kadar kolaylaşır.
Birinci Trimestır Hamileliğin ilk birkaç ayı - birinci trimestır - sizin ve bebeğiniz için önemli değişikliklerin olduğu dönemdir.
Sizin için birinci trimestırda (1. Üç Ay) göğüslerde hassasiyet, yorgunluk ve mide bulantısı yaşanabilir. Hisleriniz heyecanlılık ve asabiyet arasında gidip gelebilir. Bebeğiniz için, birinci trimestır büyüme ve gelişme anlamına gelir. Bebeğin beyni, omuriliği ve diğer organları gelişmeye ve kalbi atmaya başlar. Bebeğinizin el ve ayakları şekillenir. Birinci tirmestır döneminizdeyken doktorunuzdan prenatal bakım hakkında görüşmek üzere randevu alın. Bu dönemde ve ilerisinde ne bekleyeceğiniz konusunda yardım alacaksınız. Öğrenecekleriniz sizin ve bebeğinizin bakımı açısından size çok yardımcı olacaktır.
İkinci Trimestır İkinci trimestır dönemi olan 4. ve 6. aylar arasında, birinci trimestırdakinden daha iyi hissedersiniz kendinizi. Şimdi, hamileliğinizin tadını çıkarma dönemidir.
Bu dönemde bebeğiniz daha gerçekçi görünmeye başlar. İkinci trimestır semptom ve işaretleri göğüslerde büyüme, karnınızın çıkması ve ciltte meydana gelen değişikliklerdir. Bu dönemde bebeğiniz tekme atmaya, mimik yapmaya ve duymaya başlar. 20. hafta civarında hamileğinizin yarısına gelmiş olursunuz ve bebeğiniz 255 gram ağırlığına gelir. İkinci trimestırda düzenli muayeneleriniz çok önemlidir.
Üçüncü Trimestır Hamileliğin son birkaç ayı yani üçüncü trimestır fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı olabilir. Bu dönemdeki semptomlar sırt ağrısı, şişmiş bilekler ve endişe hissiyatıdır. Üçüncü trimestırda bebeğiniz gözlerini açar ve kilolanmaya başlar. Bu dönemde bebeğinizin iyice büyüdüğünü hissedersiniz. 37. haftanın sonunda bebeğiniz gelişimini nerdeyse tamamlamıştır. Bu dönem içerisinde de düzenli muayeneleriniz çok önemlidir. Doktorunuz bebeğin pozisyonu ve servikal değişikliklere bakacaktır.
Hamilelikle İlgili Problemler
Hamileliğiniz boyunca, bebeğinizin sağlığı sizin için en önmeli konudur. Bu nedenle hamilelikte yaşanabilen problemler çok korkutucudur. Diyabet, epilepsi veya depresyon gibi kronik bir rahatsızlığınız varsa, durumunuzun gebeliğinizi nasıl etkileyebileceğini ve nasıl komplikasyonlarla karşılaşabileceğinizi öğrenin. Bazı durumlarda yakın takip gerekebilir. Diğer durumlarda ise tedavi planınızı değiştirmekle hamilelikle ilgili problemleri önleyebilirsiniz.
Gestasyonel diyabet gibi hamilelik problemleri sağlıklı bir hamileliği karmaşık bir hale getirebilir. Düşük veya yatak istirahati gibi konular akla gelebilir. Hamilelikle ilgili problemleri düşündükçe canınız sıkılabilir ancak bu konularda doktorunuza güvenin, sizin ve bebeğiniz için en doğru kararları almanızda doktorunuzdan tavsiye alın.

Bebeğiniz Nasıl Büyür?

Bebeğin ay ay büyümesini görmek için aşağıdakileri inceleyiniz :
 
1. Trimestır 2.Trimestır 3. Trimestır
1. Ay 4. Ay 7. Ay
2. Ay 5. Ay 8. Ay
3. Ay 6. Ay 9. Ay

1. Ay : 1
Bebeğiniz;
- Küçük uzuvlar gözükmeye başlar. Bu uzuvlar bebeğin kolları ve bacakları olacaktır.
- Bebeğin kalbi ve ciğerleri oluşmaya başlar. 22. günde kalp atışı başlar.
- Bebeğin sinir boğumu tüpleri oluşmaya başlar. Bu beyin ve omuriliğe dönüşecektir.
- 1. ayın sonunda bebeğiniz 6.3 mm boyutuna ulaşır.
Vücudunuz;
- Vücudunuz bebeğin gelişimi için birçok hormon salgılar. Bu hormonlar dengesiz ve sinirli hissetmenize sebep olabilir.
- Göğüsleriniz büyür, acıyabilir.
- Sabah bulantınız olabilir, her ne kadar buna sabah bulantısı dense de, günün herhangi bir saatinde olabilir. Kraker yiyin ve yemek ölçülerinizi küçültün.
- Bazı yiyeceklere aşerebilirsiniz veya bazılarından nefret edebilirsiniz.
- Yorgunluk hissedebilirsiniz. Olabildiğince dinlenmeye gayret edin.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Hamilelikten şüphelendiğiniz anda, birinci prenatal kontrolünüz için doktorunuza gidiniz.
- Her gün 400 mikrogram folik asit içeren multivitamin alın.
- Reçeteli ilaç kullanmanız hususunda doktorunuza danışın.
- Sigara içmeyin, alkol kullanmayın.

2. Ay : 2
Bebeğiniz;
- Beyin, kalp, ciğerler gibi bebeğin ana organları oluşmaya başlar.
- Plasenta çalışır. Plasenta rahimde büyür ve göbek kordonu sayesinde bebeğe yiyecek, oksijen sağlar.
- Bebeğin kulakları, el-ayak bilekleri, el-ayak parmakları gelişmeye başlar. Göz kapakları oluşur ve büyür ancak kapalı kalır.
- 2. ayın sonunda bebeğiniz 2,5 cm boyutuna ulaşır.
Vücudunuz;
- Göğüsleriniz hala büyümeye devam eder ve hassastır. Göğüs uçlarınız ve çevresi koyulaşmaya başlar.
- Sık sık idrara çıkma ihtiyacı hissedersiniz çünkü uterusunuz büyür ve idrar kesesine baskı yapar.
- Sabah bulantılarınız devam eder.
- Yorgunluk hissi devam edebilir.
- Vücudunuz daha çok kan üretir.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Çeşitli sağlıklı yiyecekler yiyiniz; "tahıl, meyve, sebze, süt ürünleri ve et"
- Doktorunuz prenatal vitamin önerebilir. Vitamininiz en azından 400 mikrogram folik asit içermelidir.
- Günde en azından 6 - 8 bardak su, meyve suyu veya süt için.

3. Ay
3
Bebeğiniz;
- Bebeğin el ve ayak tırnakları oluşmaya başlar.
- Bebeğin cildinde tüyler çıkmaya başlar.
- İlk defa bebeğin kalp atışını duyabilirsiniz.
- 3. ayın sonunda 7,5 cm boyutuna ve 28 gr ağırlığına ulaşır.
Vücudunuz;
- Hala yorgunluk ve sabah bulantısı hissedebilirsiniz.
- Baş ağrısı veya baş dönmesi olabilir. Eğer bu semptomlar zamanla geçmezse doktorunuzu bilgilendirin.
- 1 - 2 kg almış olmalısınız. Kıyafetleriniz dar gelmeye başlayabilir.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Bebeğin beslenmesi için tüm vitamin ve minerallere ihtiyacınız artar.
- 1 - 2 kilo almış olmalısınız. Gebeliğe normal bir kiloyla başlayan bir kadının gebelik sırasında 11 - 16 kilo alması normaldir.
- Egzersiz yapabilirsiniz. Yürüyüş iyi bir seçim olabilir. Spora başlamadan önce doktorunuza danışın.
- Doktorunuz 11 - 14 haftalarda ikili test isteyebilir.

4. Ay 4 Bebeğiniz;
- Bebeğiniz hareket eder, tekmeler ve yutkunur.
- Bebeğin cildi pembedir ve transparandır.
- Plasenta bebeğe yiyecek sağlamaya devam eder. Ancak unutmayın ki; alkol, nikotin gibi kötü alışkanlıkları da iletir.
- 4. ayın sonunda bebeğiniz 15 cm ve 140 gr ağırlığına ulaşır.
Vücudunuz;
- Sabah bulantılarınız geçer, ancak açlığınız artar. Daha çok enerjik hissedersiniz. Mide ekşimesi yaşayabilirsiniz. Günde 4 - 5 kere ama daha az öğünler yemeye çalışın. Acılı yiyeceklerden uzak durmaya çalışın.
- Bu ayın sonuna doğru ilk defa bebeğinizin hareket ettiğini hissedebilirsiniz.
- Haftada yaklaşık 450 gr alırsınız. Karnınız gözükmeye başlar. Artık hamile kıyafetleri ve büyük sütyenler giymeye başlarsınız.
- Cinsel ilişki yaşayabilirsiniz. Bebeğe zarar vermez. Karnınız büyüdükçe farklı pozisyonlar deneyebilirsiniz.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Hamile kadınların ekstra demire ihtiyaçları vardır. Doktorunuz takviye tavsiye edebilir.
- Haftada 450 gr alırsınız veya 2. trimestırda 5 - 6 kilo alabilirsiniz.
- Doktorunuz down sendromu kontrolü için amniyosentez veya 3lü tarama testi isteyebilir. Bu testleri 15 - 18. haftalarda yaptırabilirsiniz.

5. Ay 5
Bebeğiniz;
- Bebeğiniz daha aktifleşir. Yana dönebilir hatta bazen baş aşağı dönebilir.
- Artık uyur ve uyanır.
- Bu ayda bebeğiniz çok büyür.
- Bu ayın sonunda 25 cm ve 450 gr ağırlığına ulaşır.
Vücudunuz;
- Bebeğin hareketlerini hissedersiniz. Eğer hissetmiyorsanız, doktorunuza durumu anlatın.
- Kalbiniz daha hızlı atar.
- Her gece minimum 8 saat uyuma ihtiyacı hissedersiniz. Gün içinde mola verin ve dinlenin. Kendinizi fazla zorlamayın.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Eğer sigara içiyorsanız, alkol kullanıyorsanız; bebeğin boyu ve kilosu bundan etkilenir. Bırakmak için asla geç değildir.
- Sağlıklı, bol besinli bir diyet programı takip edin. Bol bol meyve suyu, su ve süt için.

6. Ay 6
Bebeğiniz;
- Bebeğinizin cildi kırmızı ve kırışıktır. Yumuşak tüyler çıkmıştır.
- Artık bebeğiniz güçlü bir şekilde tekme atabilir.
- Bebeğin gözleri nerdeyse tamamen gelişmiştir. Yakında açıp kapatmaya başlayacaktır.
- Bu ayın sonunda 30 cm ve 1 kilo civarında olacaktır.
Vücudunuz;
- Karın çevresindeki cildiniz kaşınmaya başlayabilir. Gerilme izlerini görebilirsiniz. Losyon kullanın ve bol kıyafetler giyin.
- Sırtınız ağrıyabilir. Çok uzun süreler ayakta kalmayın. Ağır kaldırmayın.
- Rahminiz büyüdükçe karnın aşağısında ağrı hissedebilirsiniz.
- Kabızlık yaşayabilirsiniz. Daha fazla sıvı tüketin. Lifli yiyecekler yiyin, meyve - sebze tüketin.
- Cinsel ilişki yaşayabilirsiniz ancak ağrı veya kramp girerse durun.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Mide ekşimesi için sık sık ama az öğünler yiyin.
- Doktorunuza danışmadan müshil veya asit giderici ilaç kullanmayın.
- Gebelik şekeri için şeker yükleme testi yapılabilir.

7. Ay 7
Bebeğiniz;
- Bebeğiniz gözlerini açıp kapayabilir, parmağını emebilir.
- Tekme atar ve gerinir.
- Işık ve sese tepki verir.
- Bu ayın sonu itibariyle 37,5 cm ve 1,5 kilo civarındadır.
Vücudunuz;
- Ayaklarınız ve bilekleriniz şişer. Uzanın ve ayaklarınızı yukarı kaldırın. Eğer yüzünüz ve elleriniz aniden şişerse doktorunuzu arayınız.
- Karın çevresinde ve göğüslerinizde gerilme izlerini görebilirsiniz.
- Kasılmalar yaşayabilirsiniz. Bu normaldir ancak saatte 5ten fazla kasılmanız oluyorsa doktorunuzu arayınız.
- Karnınız büyüdükçe dengenizi sağlamak zorlaşacaktır. Düşmemek için dikkatli olun.
- Bebek çok sık hareket ettiği için uyku probleminiz olabilir. Bir tarafınızda ve ekstra yastık kullanarak uyumaya çalışın. Normalden fazla terlemeniz de olabilir.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- 28. haftadan sonra her 2 haftada bir prenatal kontrol için doktorunuza gidiniz.
- Sağlıklı beslenin.
- Bol bol dinlenin.
- Doğum sınıflarına katılabilirsiniz.
- Gestasyonel diyabet için test yaptırabilirsiniz.

8. Ay
8
Bebeğiniz;
- Bebeğiniz büyümeye devam eder. Sert bir şekilde tekme atar ve etrafında döner. Dirseğinin veya topuğunun şeklini karnınızdan görebilirsiniz.
- Tırnakları iyice büyümüştür.
- Beyin ve ciğerleri hala gelişmektedir.
- Bu ayın sonunda 45 cm uzunluğunda ve 2,5 kilo civarındadır.
Vücudunuz;
- Bu ay daha şiddetli kasılmalar hissedebilirsiniz.
- Göğsünüzden süt sızabilir.
- Bebek ciğerlerinize baskı yaptıkça nefes almakta zorlanabilirsiniz. Dik oturun ve yavaş yavaş nefes almaya çalışın.
- Ayda 500 gr almanız gerekir.
Prenatal Bakım Rehberiniz;
- Her 2 haftada bir doktorunuzu ziyaret ediniz.
- Aşağıdaki durumlarda doktorunuzu arayınız;
+ Vajinadan kanama veya sıvı gelmesi
+ Kramp, karın veya sırt ağrısı
+ Bulanık görme
+ Bebeğin aşağı doğru itildiğini hissetme
+ Bebeğin hareketlerinde fark edilebilir bir azalma
+ 1 saat içinde 5ten fazla kasılma

9. Ay 9
Bebeğiniz;
- Bebeğiniz in ciğerleri artık kendi kendine çalışır durumdadır.
- Haftada 0,600 gr alır.
- Baş aşağı pozisyonda durur.
- Bu ayın sonunda bebeğiniz 50 cm civarında ve 3 - 3,5 kilo civarındadır.
Vücudunuz;
- Göbek deliğiniz öne çıkabilir.
- Bebek aşağı doğru hareket ettikçe nefes almanız kolaylaşır. Ancak bebek idrar kesesine daha çok baskı yaptığı için daha sık idrara çıkma ihtiyacınız olur.
- Bebeğin baskısı ve ağırlığından dolayı rahatsızlık hissedebilirsiniz.
- Ayak ve bilekleriniz şişer. Ayaklarınızı yukarı kaldırın. Serin bir yerde tutmaya çalışın.
- Rahim ağzının doğum yaklaştıkça açılmaya başlar.
- Bu ay kilo almazsınız. Hatta 1 kiloya yakın verebilirsiniz.

Prenatal Bakım Rehberiniz;
- 36. haftadan sonra doktorunuzu haftada bir ziyaret edin.
- Aşağıdaki durumlarda doğum başlamış demektir.
+ Kasılmalar düzenli aralıklarla oluyorsa (örneğin her 7 dakikada bir)
+ 1 saatte 5den fazla kasılma oluyorsa
+ 30 - 70 saniye sürüyorsa
+ Siz kıpırdadıkça kötüleşiyorsa
Doğum için doktorunuzu arayınız.

İş ve Hamilelik

Eğer çalışan bir anne adayı iseniz; aşağıda sizin için 11 tavsiye bulunmaktadır.
İş yerinde Sağlıklı Kalın
- Sabah Bulantıları ile Mücadele Edin. Masanızda kraker, patlamış mısır gibi karbonhidrat açısından zengin yiyecekler bulundurun.
- Öğün Atlamayın. Günde en azından 3 öğün olabildiğince sağlıklı yemekler yiyin. Kan şekeri seviyenizi sabit tutabilmek için havuç, muz gibi besleyici abur cuburlar yiyin.
- Bol Bol Su İçin. Gün içinde susuz kalmamak vücut sıvısını yüksetir, büyümekte olan bebeğinizi besler ve enerji seviyenizi korumanızda yardımcı olur.
- Hareket Edin. Saatte bir defa yerinizden kalkın ve ofiste bir tur atın. Sürekli oturmak veya ayakta kalmak kan pıhtısı, varikosel ve şişmeye sebep olur.
- Yorgunluk ile Mücadele Edin. Yeteri kadar uyuyabilmek çok önemlidir. Günde 10 - 11 saat uyumak hamileler için alışılmadık bir durum değildir. İş yerinde bir divan üzerinde veya en azından ayaklarınızı yukarı kaldırarak, dinlenebileceğiniz molalar ayarlamaya çalışın.
- İş yerinden Zamanında Ayrılın. Gün sonuna kadar beklememeye çalışın. Rahatlamak ve gevşemek için de zamana ihtiyacınız var. Unutmayın ki, stres hormonları doğumu zorlaştırır.
Hamilelik İzni
- Kanunu Bilin. Hamilelik izninin ne kadar sürdüğünü, bunun ne kadarının ücretli, ne kadarının ücretsiz olabileceğini araştırın.
- Ödevinizi Yapın. Çalıştığınız şirketin hamilelik izni hakkındaki politikasını araştırın. Personel el kitabını okuyun. İnsan kaynakları departmanı ile ücretli ve ücretsiz izinler hakkında görüşün.
- Zamanlamayı Düşünün. Genelde işvereninize hamile olduğunu söylemek için 1. Üç ayın bitmesini beklemek iyidir. Ancak zor bir gebelik geçiriyorsanız veya sabah bulantılarınız çok sıksa, durumunuzu daha erken paylaşabilirsiniz.
- Alternatifleri Düşünün. Kontrol edemediğiniz örneğin bebek doğduktan sonra bakıcı bulamama veya işe dönmek için fiziksel olarak çok bitkin olma ihtimaliniz gibi durumları da hesaba katın. Doğum izni için tüm tatil hakkınızı kullanma konusunda iki kere düşünün, bir kısmını sonraya saklamak akıllıca olabilir.
- Patronunuzun Endişelerini Öngörün. İşvereniniz ne kadar süre izin kullanacağınız ve bu sürede görevinizin nasıl yerine getirileceği konusunda endişeler taşıyabilir. Yokluğunuzda işinizin nasıl yürütüleceğini düşünün.

35 Yaşından Sonra Hamilelik

35 - 40 yaş arasındaki sağlıklı kadınların genellikle hamilelikleri sağlıklı geçer. Eğer problem çıkarsa, bunlar genelde başarıyla tedavi edilir.
35 Yaşından Sonra Anne Adaylarının Riskli Durumları:
- İnfertilite
- Yüksek tansiyon
- Şeker hastalığı
- Düşük
- Plasenta previa (Plasentanın yanlış yerde olduğu ve rahim ağzını kapladığı durum)
- Sezeryan
- Erken doğum
- Ölü doğum
- Genetik rahatsızlığı olan bebekler
Bu riskler sebebiyle, 35 yaşından sonra yaşanan hamileliklerde prenatal bakım son derece önemlidir.
Yaşınız ne olursa olsun, hamile kalmaya çalışmadan önce mutlaka doktorunuzu görün. Bu, aşağıdaki durumlarda daha da önemlidir.
- Yüksek tansiyon veya nöbetli bir kronik medikal probleminiz varsa
- Uzun süredir ilaç tedavisi görüyorsanız
Eğer kontrol edilmezse, bazı medikal durumlar sizin ve bebeğiniz için risk yaratabilir.
Eğer 35 yaşından büyükseniz ve denemenize rağmen 6 aydır hamile kalamıyorsanız; doktorunuza başvurunuz. 35 yaşından sonra, öncesine göre hamile kalmak zorlaşır çünkü doğurganlık yaşa bağlı olarak azalır. Çoğu vakada infertilite tedavi edilebilir.

35 Yaşından Sonra Anne Olmak : 35 - 40 yaş arasındaki sağlıklı kadınların genellikle hamilelikleri sağlıklı geçer. 35inden sonraki birçok kadının sağlığı iyidir. İyi bir prenatal bakım ve sağlıklı alışkanlıklar ile belli riskleri indirgeyebilirsiniz.
Prenatal bakım Önemlidir; Özellikle 35 yaşından sonra prenatal bakım önemlidir çünkü;
- Hamilelik sırasında ilk defa yüksek tansiyon ve şeker hastalığı riski vardır.
- Down sendromu ve diğer olası hastalıkları için test yaptırabilirsiniz
Sağlıklı Alışkanlıklar; Hamilelik sırasında riskleri azaltmak için aşağıdakileri takip edin;
- Sağlıklı beslenin.
- Sağlıklı bir şekilde kilo alın.
- Doktorunuzun önerileri doğrultusunda egzersiz yapın.
- Alkol ve sigara kullanmayın.
- Doktorunuza danışmadan hiçbir ilaç veya bitkisel takviye kullanmayınız.

Gebelik ve Alkol Kullanımı

Hamileyken alkol tüketimi bebeğinizin fiziksel ve mental problemlere sahip olmasına neden olabilir. En ciddi problem ise Fetal Alkol Sendromudur. (FAS) FAS mental geriliğin en yaygın sebebidir.
Bebekte doğum kusuruna yol açması açısından ne kadar alkol kullanılması gerektiği tam olarak bilinmemektedir. Bu seviye kadından kadına değişebilmektedir. Bu nedenle uzmanlar hamilelik sırasında hiç alkol kullanılmaması görüşündedirler.
Gebelikte Alkol Kullanımının Tehlikeleri Nelerdir? Hamilelik esnasında alkol kullanımı "Fetal Alkol Spektrum Bozuklukları"na (FASD) yol açar. FASD terimi doğum öncesinde alkol kullanımı ile ilgili problemleri açıklar. Bu bozukluklar mental gerilik; öğrenme, duygusal ve davranışsal bozukluklar, kalp, yüz ve diğer organlarla ilgili kusurlar olabilir. Bu bozukluklardan en ciddi olanı Fetal Alkol sendromu (FAS) olan; fiziksel ve mental doğum kusurlarının bir birleşimidir.
Hamilelik esnasında alkol kullanımı düşük ve erken doğum riskini arttırır. Konu ile ilgili yapılan çalışmalar alkol kullanımının ölü doğumlara da yol açabildiğini göstermektedir.
Birçok kadın hamilelik esnasında çok fazla alkol tüketiminin doğum kusurlarına yol açtığını bilse de, alkolü az tüketmenin bile fetusa zarar verdiğini fark etmezler. Esasen, hamilelikte alkol tüketmemek güvenlidir.
Kadınlar hamileliklerinin ilk birkaç ayında bunun farkında olmadan alkol kullanabilecekleri için, hamile kalmayı düşünen veya bunun için uğraşan kadınların o dönemde hiç alkol almamasında fayda vardır.
Hamile bir kadın alkol aldığı zaman, bu alkol plasenta aracılığı ile fetusa geçer. Alkol fetusun gelişmemiş vücudundan bir yetişkine oranla çok daha yavaş atılır. Sonuç olarak bebeğin kanındaki alkol miktarı anneninkine göre daha yüksektir ve daha uzun süre kanda dolaşır. Bu sebeple bebekler bazen bunun etkisini ömürleri boyunca taşırlar.
Fetal Alkol sendromu (FAS) Nedir? Fas mental geriliğin en bilinen sebebidir. Mental geriliğin önlenebilen tek sebebidir. Fetal alkol sendromu olan bebekler doğumda çok küçüktürler, ve büyüdükçe bu arayı kapatamazlar. Küçük gözler, ince yukarı bakan dudaklar gibi karakteristik surat ifadeleri vardır. Organları, özellikle de kalpleri düzgün bir şekilde çalışmayabilir. Çoğu bebeğin beyinleri de küçüktür ve normal yapı ve özelliklere dahip değildir. Çoğunda akli yetersizlik, koordinasyon zayıflığı, dikkat azlığı, duygusal ve davranışsal problemler görülür. Fetal Alkol sendromu hayat boyu sürer. Akli zekası normal olsa bile ergen ve yetişkinlerde psikolojik ve davranışsal problemler, suça meyilli hareketler görülebilir. Bir işte çalışmaları ve kendi başlarına yaşamaları zordur.
Eğer hamile bir kadın hamile olduğunu bilmeden alkol alırsa, bebeğe zarar gelir mi? Bir kadının hamile olduğunu bilmeden birkaç kadeh içki içmesi ile bebeğe zarar gelmesi pek olası değildir. Bebeğin beyni ve diğer organları hamileliğin 3. Haftası civarında gelişmeye başlar, ve bu erken dönemde hasara uğrayacak kadar hassastır. Hamilelikte hiç alkol kullanmamak güvenli olduğu için, hamilelik çabası veya şüphesi varsa alkol anında bırakılmalıdır.
Emzirirken alkol almak güvenli midir? Küçük miktarlarda alınan alkol bile anne sütü aracılığıyla bebeğe geçer. Yapılan bir çalışmaya göre günde 1-2 kadeh içki içen bir annenin sütü ile beslenen bebeklerin, diğer bebeklere göre emekleme ve yürüme becerileri daha geç gelişmektedir.
Bu gibi sebeplerle emziren anneler alkol kullanmamalıdır. Arada içilen bir içki bebeğe zarar vermezken, alkol aldıktan sonra emzirmeden evvel en azından 2 saat geçmesi gerekmektedir.



  • Gebelik ve Sigara
Sigara içmek genel bir sağlık problemidir. Sigara içenler akciğer kanseri, diğer akciğer problemleri, ve kardiyovasküler problemlerle karşılaşma riski altındadırlar. Hamilelik sırasında sigara içimi annenin ve doğmamış bebeğin sağlığını etkiler.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınların yaklaşık %20si sigara içmektedir. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde daha azdır. Sigara 2500 kimyasal içerir. Bu kimyasal maddelerden hangisinin gelişmekte olan bebeğe zarar verdiği tam olarak bilinmemektedir ama nikotin ve karbon monoksit olumsuz gebelik sonuçlarında etkili olmaktadır.
Sigara İçmek Bebeği Nasıl Etkiler? Sigara içmek düşük kilolu doğum riskini ikiye katlar. Düşük kilolu doğum; doğum öncesi gelişim azlığı, erken doğum veya her ikisinden de kaynaklanmaktadır. Sigara içmek fetal büyümeyi yavaşlatır ve erken doğum riskini arttırır. Premature ve düşük kilolu doğan bebeklerde Serebral Palsi (Çocuklarda bedensel sakatlık yaratan en yaygın hastalık), akli gerilik, öğrenme problemleri hatta ölüm gibi ciddi sağlık sorunları görülebilir. Bir kadın hamileliği sırasında ne kadar çok sigara içerse, bebeğinin düşük kilolu doğum riski de o kadar artar. Anne adayı sigarayı 2. trimestır sonunda bırakırsa düşük kilolu doğum riski hiç sirara içmeyen bir anne adayınınki kadardır.
Sigara İçmek Hamilelikte Komplikasyonlara Sebep Olur mu? Sigara içmek bazı komplikasyonlara yol açabilir. Sigara için bir anne adayında olabilecek plasenta problemleri içmeyen bir anne adayına göre iki misli fazladır;
  • Plasenta Previa (Plasenta previa plasentanın rahmin alt kısmını ve rahim ağzını kaplaması durumudur.)
  • Plasenta Ayrılması (Plasentanın doğumdan evvel rahim duvarından kısmen veya tamamen ayrılması durumu)
Her iki durum da doğum sırasında aşırı kanamaya sebep olabilir; hem anneyi hem de bebeği tehlikeye sokabilir.
Hamilelikte Sigara İçmek Bebeklerde veya Çocuklarda Başka Problemlere Yol Açar mı? 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre hamileliğinde sigara içen annelerin bebeklerinde, hamileliğinde uyuşturucu kullanan annelerin bebeklerinde görülen yoksunluk semptomları görülebilmektedir. Örneğin sigara içen annelerin bebekleri daha gergin ve yatıştırması zor olurlar. Annesi hamilelik döneminde sigara içen bebeklerde ani bebek ölümü riski, diğerlerine göre 3 kat fazladır.
Hamilelikle Sigara İçilen Ortamlarda Bulunmak Bebeği Olumsuz Etkiler mi? Yapılan çalışmalar hamileliğinde devamlı sigara içilen ortamda bulunan annelerin bebeklerinde büyüme yavaşlığı ve düşük kilolu doğum riski olduğunu göstermektedir. Hamileler pasif içicilikten uzak durmalıdır.
Doğumdan Sonra İçilen Sigaraya Maruz Kalmak Bebeği Nasıl Etkiler? Bebek doğduktan sonra da sigaradan uzak durmak önemlidir. Anne-babalar evlerinde sigara içmemeli ve misafirlerine de içirmemelidirler. Sigaraya maruz kalan bebeklerde bronşit ve zatürre gibi alt solunum yolu, kulak enfeksiyonları ve astım gibi rahatsızlıklar gelişebilmektedir.
Sigara içmek annenin sağlığını da etkiler. Sigara içenlerde artan oranlarda ciğer ve diğer kanser çeşitleri, kalp krizi ve amfizem yaşanabilmektedir. Sigarayı bırakmak ile daha sağlıklı aileler ve çocukları için daha iyi rol model olan anne-babalar olunabilmektedir.

  • Gebelik ve Civa
Eğer bir kadın hamileliği sırasında yüksek seviyelerde civaya maruz kalırsa, kendi ve bebeğinin sağlığı tehlikededir. Civa doğada birçok formda bulunabilen bir çeşit metaldir. Parlak, gümüşümsü-beyaz renktedir ve termometrelerde kullanılır. Buharlaşabilir ve renksizleşebilir ve kokusuzdur. Diğer maddelerle birleşerek insan sağlığına zararlı bileşimler oluşturabilirler.
Civaya Nasıl Maruz Kalınır? Havada soluyarak, yiyeceklerden ve içeceklerden civaya maruz kalınabilir. Civa aynı zamanda vücuda ciltten de girebilir.
Civa soluduğumuz havada vardır. Havaya aşağıdaki şekillerle de salıverilir.
- Çöplerin yakılması
- Enerji santrallerinde kömür yakılması
- Belli endüstriyel süreçler
Balıklar denizlerdeki civayı abzorbe ederler, insanlar da balık yedikleri zaman bu civaya maruz kalırlar. İnsanların civaya maruz kaldığı diğer şekiller;
- Diş dolguları
- Kırık termometreler
- Kırık florasan lambalar be yüksek şiddetli ampuller
Civaya Maruz Kalmanın Sağlık Açısından Sakıncaları : Civa; sinir siztemi, ciğerler, böbrekler, görüş ve duyma gibi vücudun birçok bölümünü etkiliyebilir. Durumun ciddiyeti kişinin maruz kaldığı civa seviyesine göre değişir. Fetuslar ve çocuklarda risk büyür.
Henüz rahimdeyken civaya maruz kalan bebeklerin sinir sistemleri ciddi şekilde etkilenebilir hatta sonuç ölüm olabilir. Beyinlerinde hasar, öğrenme bozuklukları ve duyma kaybı da yaşanabilir.
Hamilelik Sırasında Balık Yemek : Cok civa barındıran balık yemenin sağlık problemlerine yol açtığı bilinir. Bu risk özellikle fetus içindir.
İş ve Civa : Hamilelerin, civanınsıvı veya buhar haline maruz kalınabilen işlerde çalışmaması gerekir.
Diş Dolguları ve Civa : Bazı diş dolgularında civa bulunur. Bu dolgular dişe yerleştirilirken veya dişten alınırken, civa buharı salıverirler. Civa buharı sakız çiğnerken de salıverilebilir. Bazı kişiler civalı diş dolgularının fetusun sinir sistemini etkileyip etkilemediğini merak eder. Hamileler bunlardan kaçınmalı mıdır? 2009da yapılan bir araştırmaya göre, civalı dolgular hamileler de dahil çoğu kimse için güvenlidir. Eğer hamileyseniz ve dişinize dolgu yaptırmanız gerekiyorsa, konu hakkında diş doktorunuzdan tavsiye alınız. Civalı dolgular kırılmazsa veya zarar görmezse alınmasına gerek yoktur çünkü alınırken civa salıverilir.
Kırık Termometre, Florasan Lamba ve Yüksek Şiddetli Ampullerden Uzak Durmak : Eğer hamileyseniz, bu gibi maddelerle başka bir yetişkinin ilgilenmesini isteyiniz. Çocukların ellemelerine izin vermeyin.

Gebelik ve Stres

Hamilelik çoğu kadın için stresli bir süreçtir. Aynı anda mutlu olabilirsiniz, üzülebilirsiniz, korkuya kapılabilirsiniz. Bu şekilde hissetmek normaldir. Çok yüksek seviyelerdeki stres erken doğum ve düşük kilolu doğuma sebep verebilir. Bu aşırı stresin sebebi iş kaybı, boşanma veya yakın bir aile ferdinin ölümü olabilir.
Ne Yapabilirsiniz? Gerçekten stresli olduğunuzun farkına varın.Stresli olduğunuzun farkına varmak ve bunun sebeplerini araştırmak, stresi azaltmada ilk basamaktır. Aşağıdakiler yardımıyla da stresinizi hafifletebilirsiniz:
- Düzenli & besleyici yemekler yiyerek, bol bol sıvı tüketerek
- Vücudunuzun ihtiyacı olduğu anlarda dinlenerek
- Egzersiz yaparak
- Meditasyon yaparak, müzik dinleyerek veya günlük tutarak
- Alkol, sigara ve diğer zararlı maddelerden uzak durarak
- Mümkün olduğu kadar stresli insanlardan ve durumlardan uzak kalarak
- Eşinizle, arkadaşlarınızla, akrabalarınızla, doktorunuzla konuşarak.
- Tüm prenatal kontrollerinize giderek. Bu size herşeyin yolunda olduğu fikrini verecektir.
Çok fazla stres herkes için rahatsızlık verici bir durumdur. Kısa vadede, yüksek seviyedeki stres yorgunluk, uyku hali, endişe, iştah kaybı veya aşırı yeme, baş ağrısı, sırt ağrısına sebep olabilir. Aşırı stres hali uzun müddet devam ederse, enfeksiyonlara dayanıksızlık, yüksek tansiyon ve kalp problemleri gibi daha ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Aşırı stres hamilelerde de bazı özel riskler yaratır. Çoğu kadın hamileliğin yarattığı duygusal ve fiziksel stres ile başa çıkar. Stresle başa çıkabildiğini düşünen hamile bir kadın, stresin yarattığı sağlık problemleri ile karşılaşmayacaktır. Bu stresin seviyesi ile ilgili endişeleri olan hamile kadınların bu konu hakkında eşleri, aileleri ve arkadaşlarıyla konuşmaları, duygularını paylaşmaları tavsiye edilir. Yakın çevredeki bu bireyler size destek olarak, stresin azalmasına yardım edebilirler.
Hamileliği Hangi Çeşit Stresler Etkiler? İş teslimleri, trafik gecikmeleri gibi rutin stresler büyük ihtimalle hamilelikle ilgili komplikasyonlara sebep olmazlar. Stresin her çeşidi kötü değildir. Doğru bir şekilde idare edildiğinde, stres yeni problemleri çözmemizde bize ivme kazandırır.
Ancak ciddi ve uzun süren bazı stres tipleri hamileliği tehlikeye sokabilir. Yapılan bazı çalışmalar boşanma, ailen bir ferdin kaybı, ciddi rahatsızlıklar veya işten çıkarılma gibi olumsuz olayların erken doğuma ve düşük kilolu doğuma eden olabileceğini göstermektedir. Ancak, bu gibi olumsuz olaylarla karşılaşan çoğu kadında herhangi bir olumsuz etki görülmemektedir.
Kronik stresin olumsuz hamilelik sonuçları üzerinde etkisi vardır. Yapılan çalışmalar kronik stresli ve düşük gelirli (yemek bulmada zorlanan, kronik bir rahatsızlığı olan çocuğa bakmakla yükümlü veya işsizlik sorunu olan ) hamilelerin düşük kilolu doğum yapma riskinin fazla olduğu yönündedir.
Bazı kadınlar hamilelik kaynaklı kronik stres yaşayabilirler. Bu kadınlar genellikle bebeklerinin sağlığı veya doğum esnasında yaşayacakları konusunda endişelenirler. Bu endişeleriniz varsa, doktorunuzla ve yakınlarınızla görüşünüz.
Hamilelik dönemlerinde stres yaşayan çoğu kadının bebeği normal zamanında ve sağlıklı bir şekilde dünyaya gelir. Bazı kadınlar ise stresin etkilerine karşı diğerlerine göre daha hassas olabilirler .
Hamilelikte Yaşanan Yüksek Seviyedeki Stresin Riskleri Nelerdir? Yapılan birçok çalışma hamilelikte yaşanan stresin erken doğuma ve düşük kilolu doğuma sebebiyet verebildiğini göstermektedir. Çok küçük veya çok erken doğan bebeklerde ciddi sağlık problemleri yaşanabilir.
Stresin Olumsuz Hamilelik Sonuçlarına Etkisi Nasıl Olur? Stresin gebeliğe nasıl olumsuz etki ettiği yönünde araştırmacıların net bir görüşü yoktur. Ancak belli stresle ilgili hormonların bu konuda rol oynarlar. Örneğin, stres CRH hormonunu tetikleyerek erken doğuma sebep olabilir. Beyin ve plasenta tarafından üretilen CRH hormonu doğumla yakından ilgilidir. Bu hormon vücuda prostaglandin denilen kimyasalın salıverimesini ileterek rahim kasılmalarına neden olur. Şiddetli veya uzun dönemli stres bağışıklık sisteminin fonksiyonuna da etki eder. Bu da, hamile bir kadının rahimi de ilgilendiren enfeksiyonlara daha duyarlı olmasını sağlar. Rahim enfeksiyonları özellikle 28 haftadan az hamilelerde erken doğuma neden olabilir.
Stres, kadının davranışlarını da etkiler. Bazı kadınlar strese sigara içerek veya alkol kullanarak tepki verirler. Bu da, erken doğum, düşüm kilolu doğum veya diğer komplikasyonlara sebep olur.
Hamilelikte Yaşanan Yüksek Stresin Bebekte Uzun Dönemli Bir Etkisi Olur mu? Bazı çalışmalar hamilelik esnasında yaşanan yüksek seviyelerdeki stresin bebeğin akli ve duygusal gelişimini etkilediği yönündedir. Maternal stres ilgi noksanlığı gibi öğrenme problemleri, artmış endişe ve kaygı gibi problemlere de yol açabilir. Yapılan bazı çalışmalara göre annenin yaşadığı stres plasenta aracılığı ile bebeğe geçerek fetusun gelişmekte olan beynini etkileyebilir.
Hamile Bir Kadın Stresini Nasıl Azaltabilir? Her hamile kadın kişisel ve işle ilgili stres kaynaklarını belirlemeli ve bunlarla baş edebilmek için kendine özgü yollar yaratmalıdır. Eğer stresten bunalırsa, doktoruna veya onun önereceği bir psikoloğa gözükebilir. Baş dönmesi, yorgunluk, sık sık idrara çıkma, şişme ve sırt ağrısı gibi hamilelik kaynaklı rahatsızlıklar da stres sebebi olabilir, özellikle hamilelik öncesi yapılan tüm aktivitelere aynı şekilde devam ediliyorsa. Gerekli olmayan aktivitelere ara verilerek stres azaltılabilir.
Birçok kadın hamileliği sırasında ruh halinde değişkenlikler yaşar. Bunlar hormonal değişiklikler sebebiyle olur ve normaldir. Ancak ruh hali değişiklikleri kadının stresle başa çıkmasını zorlaştırabilir.
Sağlıklı ve zinde olan bir hamile stresle daha iyi baş edebilir. Sağlıklı beslenilmeli, yeterli miktarda uyunmalı, alkol ve sigaradan uzak durulmalı, ve doktor kontrolünde düzenli egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz yapmak fit ve zinde olmayı sağlayarak sırt ağrısı, yorgunluk ve kabızlık gibi rahatsızlıkları önleyerek stresi azaltır.

Gebelik ve Evcil Hayvanlar

Birçok aile için evcil hayvanları ailenin bir ferdi gibidir. Ancak hamilelerin evlerinde besledikleri evcil hayvanlar konusunda dikkatli davranmaları gerekmektedir.
Kediler ve Köpekler : Konu evcil hayvanlar olunca kediler ve köpekler en popüler olanlarıdır. Hamileyseniz kedinize veya köpeğinize yeni bir ev bulmanıza gerek yoktur. Ancak kendinizi ve bebeğinizi her türlü potansiyal risklerden korumanız gereklidir.
Köpekler : Bebek beklerken köpeğinizin de ailenizin bir ferdi olmaya devam etmeyeceği konusunda endişe etmenize gerek yok. Ancak aşağıdaki maddeleri takip ediniz.
- Otururken veya uzanırken köpeğinizin karnınıza atlamamasına dikkat edin.
- Köpeğinizin ısırmak veya üzerinize atlamak gibi kötü alışkanlıkları varsa, ailenize bebeğiniz katılmadan bu alışkanlıklardan kurtulmasını sağlayın.
- Bebeğinizi evinize getirmeden evvel, köpeğinizin tüm aşılarının yapılı olduğundan emin olun.
- Eğer köpeğiniz en çok sizle yakınsa, diğer bir aile üyesinden onunla daha çok vakit geçirmesini isteyin. Çünkü bundan sonra vaktinizin büyük bir kısmını bebeğinize ayıracaksınız.
Kediler : Kediler konusunda toksoplazma açısından dikkatli olmak gereklidir.
- Toksoplazma bir parazit yüzünden olan bir çeşit enfeksiyondur. Kediler tarafından insana bulaşabilir.
- Kedi dışkısında bulunabilir.
- Kedinizin artıklarını temizlerken size bulaşabilir.
- Domuz eti, kuzu veya geyik eti gibi pişmemiş et ile de geçebilir.
Toksoplazma bulaşmış birçok insanda hiçbir semptom görülmeyebilir. Ancak bu rahatsızlık doğum kusurları ve düşük gibi bazı komplikasyonlara neden olabilir. Eğer bir anne adayına hamilelikten hemen önce veya sırasında toksoplazma geçtiyse, bunu % 50 oranda bebeğine bulaştırma ihtimali vardır.
Toksoplazma semptomları şöyledir;
- Kas ağrısı
- Baş ağrısı
- Şişmiş lenf bezleri
- Gribe benzer semptomlar (ateş, yorgunluk, boğaz ağrısı)
Hamileler bu enfeksiyonu önlemek amacıyla aşağıdakilere dikkat edebilirler :
- Hamile olmayan bir aile yakınından kedi dışkısını temizlemesini istemek
- Kedileri kapalı bir yerde tutarak
- Sokak kedilerinden uzak durarak
- Su ve sabunla ellerini yıkayarak
- Pişmemiş veya az pişmiş etlerden uzak durarak
- Mutfak malzemelerini sık sık yıkayarak

end faq

{accordionfaq faqid=accordion3 faqclass="excitebikefaq plus aligncenter headerbackground" active=item1}

Sizden Gelen Paylaşımlar (Teşekkür Ederim)

Değerli doktorumuz, daha once gecirdigim 3 basarisiz tup bebek sonucunda İstanbul'da Acibadem Atakent Hastanesinde sizinle yollarimiz kesisti. Her detayi önemseyen ve isinizi şansa birakmayan... Devamını oku >>

Esin Arıtürk

Sn Fatih Şendağ;
Biz aile olmaya karar verdik.Ailemize yeni bir üyenin katılmasını sağlayacak ilk adımıda sizinle attık.Bebeğimizi sağ salim kucağımıza alacağiımız ilk ana kadar... Devamını oku >>

Ayşe Şimşek-Durmuş Şimşek

Başta hocama çok teşekkür ederim ve başarılarının dvamını dilerim.Hastamızın hiçbir doktor rahmini almamadan yana olmadılarkı Fatih hocamız başarılı bir operasyonla hastamızı... Devamını oku >>

Hacer Pamukçu

Hayatımda yeni başlangıç için,imkansızı başardığınız için,asla pes ve beni hiç yarıyolda bırakmadığınız için,size çok çok teşekkür ederim.İyiki varsınız.Bir ömür boyu... Devamını oku >>

Ebru Cenger

Değerli,hocam:
Prof.Dr.Fatih Şendağ
Laparoskopik yöntemle yapmış olduğu rahim ameliyatımı başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğiniz için teşekkürlerimi sunarım.
A.Güner... Devamını oku >>

A. Güner Çelik

Sayın Prof Dr Fatış Şendağ.’a internet aracılığı ile ulaştım.2013 yılından beri rahmimde polip vardı.Fakat bir türlü cesaretimi toplayıp ve güvenip polipi aldırmaya karar... Devamını oku >>

Beyza Sertel

Sayın Fatıh Hocam;
Çok araştırmamız sonucu size ulaştık.İyikide ulaşmışız.Çok stresli bir süreçten geçtik.Rahmin içini dolduran 10 cm çapında bir myom olduğunu öğrendim ve... Devamını oku >>

Ayşe Hümeyra Alakuş

Sayın Fatih hocama;
Benim bu zor anımda karşıma çıkıp tüm rahatsızlıklarımı en iyi şekilde çare bulup beni tedavi ettiğiniz için çok teşekkür ederim.Ameliyatım çok başarılı... Devamını oku >>

Gülnur Bektaş

Sayın Prof Dr Fatih Şendağ ve ekibine beni hiçbir sıkıntı yaşatmadan sağlığıma kavusturdukları için çok teşekkür ederim.
18.04.2017
Dilek Top Kartı

Dilek Top Kartı

Değerli hocam benim için oldukça önemli bir operasyonu önemsiz kılmamı sağladıgınız için çok teşekkür ederim.Hekime hastanın güvenmesi ve bu güvenin boşa çıkmaması çok... Devamını oku >>

Sema Türkel

Sevgili hocam Sn.Fatih Şendağ ve ekibine
24.01.2017 Tarihinde geçirmiş olduğum rahim ve yumurtalık ameliyatından önce ve sonrasında göstermiş olduğunuz yakın ilgi,alaka ve... Devamını oku >>

Sıdıka Ayfer Tutar

Uzun yıllardır myomlarla yaşamak zorunda kalan biriydim.Bunlar içinde 6 ayda bir sürekli kontrole gidiyordum.En son kontrolumde doktorumun 2 tanesinin özellikle çok büyüdüğünü,ameliyat... Devamını oku >>

Burcu Yalvaç

Ben Tuba Şenol
Fatih Şendağ beyi myom rahatsızlığımı araştırırken buldum.İnternette incelediğim yazı ve videolarında alanında beklide dünya çapında tek olduğunu gördüm.Birçok... Devamını oku >>

Tuba Şenol

Sayın Fatih Şendağ; Ben Şeyma Başterzi. Size tesadüfen ulaştım ve çok kısa bir sürede karar verip ameliyat oldum. Sizin hakkınızdaki olumlu referanslar sayesinde size ameliyat olma... Devamını oku >>

Şeyma Başterzi

Daha önce sürekli gittiğimiz kadın doğum uzmanı Dr.Hüseyin Çevik’in Eşim Esra Kuzunun ameliyatını yapsa yapsa Prof.Dr Fatih Şendağ bey yapar demesi üzerine soluğu Fatih hocamızın... Devamını oku >>

Esra Kuzu

Başarı asla tesadüf değildir.Güven veren bakışlar,kendinden emin bir duruş ve çok fazla özveri.Sevgili Fatih Şendağ iyiki bizlere dokundu o becerikli cerrah elleriniz.
Kadınların... Devamını oku >>

Çiğdem Dündar

Günün ilk ışıklarına kadar saatler süren ameliyatımda büyük bir özveri ile çalışıp beni sağlığıma kavusturan çok degerli hocama sonsuz teşekkürler.
Gerek ameliyat öncesi,gerek... Devamını oku >>

Türkan Pöğün Cigeroğlu

Dünyanın en mükemmel, en merhametli, en güvenilir doktoru Fatih Şendağ
Öncelikle kendisine en derin saygılarımı ve teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Ameliyatım yıllardır gittiğim tüm... Devamını oku >>

Bilge Çevik

Uzun süredir çikolata kistleri, karın içi yapışıklığı şiddetli ağrıları ve düzensiz kanamaları için çok fazla jinekolog dolaşan sorununa net bir çözüm bulamamış ve daha... Devamını oku >>

Özge Gültekin

Rahimde ara kanamalar, miyomlar, kistler yıllardır yaşadığım sorunlar. Ama şimdiye kadar ameliyat konusunda güvenebileceğim bir doktorla sanırım karşılaşamadığımdan hiç zorlanmadan... Devamını oku >>

Gülsün Erdinç

Çok değerli hocamız Sayın Prof Dr.Fatih Şendağ’a bizim çocuk özlemi çektiğimiz zaman imdadımıza yetişmiş,bizlere iki küçük ve dünyanın en güzel hediyesini takdim eden Çınar Ve... Devamını oku >>

Leyla-Serkan Toprak

Sayın Prof Fatih Şendağ;
15.08.2016 da Kent hastanesinde geçirmiş olduğum başarılı miyom ameliyatı sonrası siz ve kıymetli ekibinize teşekkürlerimi iletmek istedim.Bu ameliyatı olmaya... Devamını oku >>

Füsun Türkoğlu

Sayın Fatih Şendağ;
Saygıdeğer kişiliğiniz,mesleki başarınız ve becerinizle beni ikinci kez sağlığıma kavuşturdunuz.İnsanlara şifa veren ellerinizin dert görmemesini diler,tüm... Devamını oku >>

Burcu İnan

Fatih hocam ameliyatım sonrası bu kadar iyi ve sağlıklı hissedeceğimi hiç düşünmedim.Sayenizde sorun tekil eden tüm durumlardan kurtuldum.Umarım bebeğimide sayenizde kucağıma... Devamını oku >>

Pelin Yurtsevenler

Sevgili Prof. Dr Fatih Şendağ Ve Ekibi;
Operasyonun başarılı geçmesi ve sonrası benim için çok önemliydi. Hocamın sayesinde bütün zorlukları atlattım. Fatih hocaya ben ve ailem çok... Devamını oku >>

Özge Duygu Yorulmaz

Öncelikle başta Fatih Bey olmak üzere tüm ekibine sonsuz teşekkürler. Baştan sona ilginiz ve alakanızı eksik etmediniz. Hep güler yüz ile karşılandık.Yapabileceğinizin fazlasını... Devamını oku >>

Seyhan ve Ersin Bircan

Sayın Prof. Dr. Fatih Şendağ;
10 Ağustos 2016 tarihinde siz ve kıymetli ekibiniz ile kent hastanesinde miyomlarımın alınması ile ilgili ameliyatı çok başarılı bir şekilde yaptınız.... Devamını oku >>

Ayşe Evinç

Dr .Fatih Şendağ ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Sırma hemşire hanım,Hare hnm ,Sevil hnm ilginizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Sizlerin sayesinde kafamdaki kocaman... Devamını oku >>

Fatma Özdemir

Mr çektirirken öğrendiğim 10 cm miyomum olduğunda çok korkmuştum. Ve araştırmalarım sonucunda Dr. Fatih Şendağ’ı bu konuda diğer hastalıklar konusunda son derece uzman olması beni... Devamını oku >>

Naciye Öztürk

Sayın Prof.Dr.Fatih Şendağ;
Öncelikle başarılarınız için tebrik Etmek isterim.ben gerçekten çok memnun kaldım.ameliyatım çok güzel ve sorunsuz geçti.Ameliyat sonrasında da ağrım... Devamını oku >>

Sedanur Satılmış

Sn. Prof. Dr. Fatih Şendağ
Emeklerinize ve hasta olarak verdiğiniz değerlere çok teşekkür erdim.
Güven veren bir duruşunuz var. Tekrar teşekkür ediyorum.
Ayrıca çalışanlarınızın... Devamını oku >>

Beyza Kulaksız

Karın boşluğumda büyüyen 30 cm lika yumurtalık kistimin ameliyatını, küçücük bir kesik ile gerçekleştiren, bence İzmir’in değil, Türkiye nen değil, dünyanın en yürekli insanı,... Devamını oku >>

Tuğba Yüksek Şan


Laparoskopik cerrahi yöntemiyle, sağ yumurtalığımda bulunan 8 cm lık kistimin alınmasını başarı ile gerçekleştirip sağlığıma kavuşmamı sağlayan Sayın doktorum Fatih... Devamını oku >>

Gözde Aral

Laparoskopik histerektomi ve mesane sarkması ile ilgili operasyonlarımı, başarıyla gerçekleştiren saygıdeğer doktorum Prof. Fatih Şendağ’a sonsuz şükran ve... Devamını oku >>

İclal Ünder

Fatih Hoca; önce size çok teşekkür ederiz. Sizleri bir hastanız vasıtasıyla tanıdık. İyi ki sizi tanıdık. Ameliyat dendiği zaman çok korkmuştum ama sizleri tanıdıktan sonra size... Devamını oku >>

Şeniz Akçagün


29 Nisan 2016 da bir varmış bir yokmuş diye bir hikaye başladı. Ağrıdan öncesinde kısıtlanmış bir hayat, 29 nisan sonrası hafiflik ve özgürlük hissi. Yürürken bile dahi... Devamını oku >>

Ayça Satıcı Öz

Ameliyat masasında dediğim gibi iğne fobim olduğu için tek korkum damar yolunun açılması oldu. Ameliyat esnasında ve sonrasında size olan güvenimden dolayı ne bir endişe, ne de bir... Devamını oku >>

Buket İncirci

Sayın Fatih Hocam;
Uzun zamandır sıkıntısını yaşadığım, dert ettiğim bu sıkıntıdan beni bu kadar kolay ve çabuk şekilde kurtardığınız için çok teşekkür ederim. Bu kadar... Devamını oku >>

Yeşim Ergen

Fatih Hocam;
İyi ki sizin gibi güler yüzlü ve güven duygusu veren birini tanıdım. Sizin bana vermiş olduğunuz güç sayesinde yıllarca taşımış olduğum miyomdan kurtuldum. 15.01.2016... Devamını oku >>

Pınar Er

Sayın Fatih Hocam;
Rahatsızlığım boyunca gösterdiğiniz ilgi ve desteğe sonsuz teşekkür ederim. Tüm şikâyet ve kaygılarımı sabırla, ilgiyle ve anlayışla dinlediğiniz, yardımcı... Devamını oku >>

Sevil Deniz Atilla

Hayatımda ilk defa internetin ciddi anlamda işe yaradığı gördüm doktorumu bularak. Arama motoruna en iyi laporoskopik ameliyatı yapan doktor yazdığımda Prof. Dr. Fatih Şendağ’ın... Devamını oku >>

Ayten Adıgüzel

18.03.2016
Sayın Fatih hocam, Nuri hocam ve ekipleri ile 09.03.2016 tarihinde olduğum operasyon sonrası (histerektomi) hayata bir kere daha, bambaşka bir güvenle yeniden başladım.
Şu... Devamını oku >>

Ümran Ay

17.03.2016
LAPAROSKOPİK MYOM AMELİYATIM DÜŞÜNDÜĞÜMDEN KONFORLU GEÇTİĞİ İÇİN ÇOK MUTLUYUM.DR FARİH ŞENDAĞ VE TÜM EKİBİNE İÇTENLİK İLE TEŞEKKÜR EDERİM.KESİNLİKLE ÇOK... Devamını oku >>

Sevinç Çelik

Kesinlikle Laparoskopi ile gerçekleştirilemeyeceği öngörülmüş bir operasyonu; laparoskopik olarak başarılı, hiç bir komplikasyona sebep olmadan gerçekleştiren Prof. Dr. Fatih... Devamını oku >>

Yrd. Doç. Dr. Banu Köz

Endişeyle 2 yıl boyunca ertelediğim miyom ameliyatımı büyük bir başarıyla gerçekleştiren Fatih hocama ne kadar teşekkür etsem az... Onun ve ekibinin usta elleri sayesinde rahmim... Devamını oku >>

Şükran Bahar Akbulut

Hastanenizin hizmetlerinden , personnelerden ve hocamız Fatih ŞENDAĞ’dan çok memnun kaldık. Süreç çok başarılı geçti. Hoca dahil tüm personel çok ilgiliydi. İlginiz ve kaliteniz... Devamını oku >>

Nuriye – Haydar Pektaş

Acıbadem Atakent tüp bebek ekibine
7 Haziran 2015 de başlayan heyecan ile beklemenin sonucu muhteşem bir mutlulukla sonu aldığımızda dünyalar bizim oldu. Şu anda 22. Haftadayız. Bir... Devamını oku >>

Fikriye Yılmaz

Sevgili Fatih Şendağ
Kistinin alınması gerek dediklerinde hem sonrası için hemde oprasyon için bir çok korkularım olmuştu.Kısa bir süre içinde İstanbul dahil yoğun... Devamını oku >>

Aslı&Onur Kahyaoğlu

Sevgili Fatih Şendağ Hocam,
İlk öğrendiğimden beri uzun zamandır ertelediğim bir sorundan kurtulmanın sevinci, ameliyat korkusuyla birleşmişti. Doktor araştırma aşamasında internette... Devamını oku >>

Sibel

23.10.2015 tsrihinde rahatsızlığımdan dolayı geçirdiğim laparoskopik kistektomi ameliyatını başarıyla gerçekleştiren , ameliyat sırasında ve sonrasında sorunsuz bir süreç atlatmamı... Devamını oku >>

Özlem Ölmez

Çok Değerli Hocam
Yıllardır çektiğim sıkıntıların sonucu hocamla tanışmam hayatıma bir ışık oldu. Geçirdiğim başarılı operasyonun ardından kendimi daha güçlü ve umutlu... Devamını oku >>

Necmiye Aytar

Fatih hocam öncelikle size teşekkürlerimi sunmak isterim..2011 de 9 cm’lik bir miyomu ameliyat sonrası hiçbir komplikasyon yaşanmadan beni kurtardınız. Laoaroroskopik operasyonun bence... Devamını oku >>

Nilgün Ergun Aydın

Sayın Fatih Şendağ ve ekibine
Yıllardır birçok jinekolog dolaşmış ve bir türlü operasyon konusuna karar verememiş olan ben en sonunda müthiş Doktor Fatih Şendağ ‘ı tanıma... Devamını oku >>

Şeniz Akel Abatay

31.07.2015 tarihinde lalaroskopik myomektomi ameliyatı oldum. Öncesinde hiçbir şikâyetim olmamıştı ancak hızlı bir şekilde karnım büyüyordu. Kontrol için bir doktora gittiğimde çok... Devamını oku >>

Esra Şahin

Sn. Prof. Dr. Fatih Şendağ
Branşınızda en iyisi olduğunuzu öğrendikten sonra size geldim ve hiç pişman olmadım.
Son derece memnun kaldım. Çok teşekkür ederim.
Asistanınız Hare... Devamını oku >>

Ünhan Gelecek

Tüm muayenelerimde, ameliyat öncesi, ameliyatta ve sonrasında her türlü ilgisini esirgemeyen Sayın Fatih Şendağ’a, İsmail beye ve Hare hanıma ve tüm ekip üyelerine çok teşekkür... Devamını oku >>

Endam Çetinkaya

Sn. Prof. Dr. Fatih Şendağ
10.06.2015 tarihinde laparoskopi yöntemi ile yapmış olduğunuz operasyondan son derece memnun kaldığımızı ve teşekkürlerimizi iletmek isteriz. Ayrıca... Devamını oku >>

Rüya Buğur Karasu

Sn. Prof. Dr. Fatih Şendağ
5 Haziran 2015 tarihinde laparoskopi ve histeroskopi operasyonuna girerken içimde bir güven ve gözü kapalı girdim. Hocama ne kadar teşekkür etsem azdır.... Devamını oku >>

Pınar Cananoğlu

Prof.Dr. Fatih Şendağ tarafından gerçekleştirilen laparoskopi operasyonuyla dermoid kisti ameliyatım başarıyla sonlandı.
Kendisi hem operasyon öncesi detaylı bilgilendirmesi, gülen... Devamını oku >>

Pınar Karaatlı

Bir çok doktorla görüşmem sonucunda miyomlarımın çok büyük olmasından dolayı hepsi açık ameliyatı önerdi.Tesadüf sonucu TV programında Prof. Dr. Fatih Şendağ’a denk... Devamını oku >>

Ece Aytop

Çok değerli Fatih Hocam;
Size ve ekibinize sonsuz teşekkürler…
Ne kadar doğru ellere teslim olduğumu daha ilk anda verdiğiniz güvenden anlamıştım ve başarılı geçen operasyonum bunu... Devamını oku >>

Evren Bayoğlu

Sayın Fatih Bey,yıllarca ertelemiş olduğum ameliyat kararını sizinle verebildim.Şimdi diyorum ki iyiki ertelemişim.Kısmet sizim gibi usta ellerle tanışmakmış.Gerek ameliyat sonrası... Devamını oku >>

Zekiye Kubak

Sn. Prof. Dr. Fatih Şendağ
Tüm korku ve endişelerime rağmen tarafıma sağladığınız güven, samimi ve içten ilginize sağlığıma kavuşmamdaki çabanız için çok teşekkür... Devamını oku >>

Serap Gökçe

16 mayıs 2015 tarihinde değerli hocam Fatih Şendağ ve ekibinin gerçekleştirmiş olduğu başarılı bir operasyonla 2 yıldır yaşamış olduğum rahatsızlıklarımdan dolayı kurtulmuş... Devamını oku >>

Fatma

Sayın Fatih Şendağ ve uzman ekibine yaptıkları başarılı operasyon için şükran ve minnetlerimi sunuyor ve teşekkürlerimi iletiyorum. Böyle işinde uzman bir profesör ve ekibi ile... Devamını oku >>

Selda Sunay

30.05.2015 tarihinde değerli hocamız Fatih Şendağ ve ekibinin birlikte gerçekleştirmiş olduğu başarılı operasyon sayesinde 3 yıldır yaşamış olduğum sıkıntılarımdan... Devamını oku >>

Tülin Özcan

Sayın Fatih Şendağ;
31.01.2015 tarihinde yapmış olduğunuz operasyonumun başarılı olmasından dolayı size çok teşekkür erdim.Sizin gibi dalında bir numara hoca tarafından ameliyat... Devamını oku >>

İlke Yıldız

Sevgili Fatih Bey
10.01.2015 tarihinde yağmış olduğunuz laparoskopik myom ameliyatı sonrasında hızlı bir iyileşme süreci geçirdim. bu kadar hızlı bir iyileşme süreci olacağını... Devamını oku >>

Duygu Doğusoy

Sayın Hocam Prof.Dr. Fatih Şendağ;
Geçirdiği operasyonun uzmanı olduğunuz şeklinde aldığım bilgiler doğrultusunda size geldiğim için çok memnunum. Sayenizde az ağrılı ve kolay bir... Devamını oku >>

Işıl Başeğmez

Sn Fatih Bey ben Güllü Çelik
Yapmış olduğunuz laparoskopik myom ameliyatı için çok teşekkür ederim.Gayet başarılı bir ameliyattı.Her şey için çok... Devamını oku >>

Güllü Çelik

Öncelikle Hocama çok teşekkür ediyorum.
Hocamıza myom teşhisiyle geldim daha öncesinde gittiği doktorlarımız açık ameliyat yöntemiyle myomu alabileceğini, aynı zamanda rahiminde... Devamını oku >>

Havva Güneş

Sevgili Hocam iyiki sizi tanıdık. Kızımın ameliyatını sizin yapmanız bizim için bir şans oldu. Kızım sağlığına sizin sayenizde kavuştu. İlginiz ve sevecenliğiniz için çok ama... Devamını oku >>

ŞENAY ATAY

Sn Fatih Hocam
Senelerce çektiğim sıkıntılardan sizin sayenizde kurtuldum.bu kadar zor bir operasyon ancak bu kadar sorunsuz atlatılabilirdi.Size ne kadar teşekkür etsem az.Umarım sizin... Devamını oku >>

Pınar Karakoçoğlu




Sayın Prof Dr Fatih Şendağ’a ve Dr İsmail Hakkı Yağan’a her şey için çok teşekkür erdim. İki yumurtalığımdaki kistlerden sayelerinde kurtuldum. Böyle değerli doktorlarla... Devamını oku >>

Damla Oğuz




28 mart 2015 tarihinde çikolata kisti ameliyatı oldum.Ameliyatım çok başarılı geçti.1 haftada normal hayatıma döndüm. Fatih ve İsmail beye emekleri ve ilgileri için çok teşekkür... Devamını oku >>

Selin Ecem Altunkılıç


4 Nisanda geçirdiğim myom ameliyatından önce oldukça sıkıntılı, üzgün günler yaşamıştık eşimle birlikte.Kontrol amacıyla gittiğim bir doktordan 12 cm büyüklüğünde bir myomum... Devamını oku >>

Esra Bilal Önder


Muayenehanenize gelirken bile güven içinde gelmiştim.Hiç tededdütüm olmadı. Geldiğim zaman güvenimin boşa çıkmadığınıda gördüm. Öncelikle çok güleryüzlü bir insansınız bir... Devamını oku >>

Ezgi ŞANAL



2009 yılında oğluma doğum yaparken fark edilen 3,5cm ,2 cm , 1 cm olma üzere 3 tane myomum olduğu söylendi.2008 yılında 4,5 cm lik bir myom ameliyatı olduğum için tekrarlamasına çok... Devamını oku >>

Pınar Özel

19 Şubat 2015 tarihinde olduğum myom ameliyatım başarılı geçti. Olumsuz hava şartlarına rağmen geç de olsa Hocam Fatih Şendağ ameliyata girdi. Her şey yolunda. İlgisi için Hare... Devamını oku >>

Yasemin UYAR

Sayın Prof Dr.Fatih Şendağ’a
Gösterdiği güler yüz ve ilgili davranışından dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Kısa bir zaman zarfında ayağa kalktım ve sıkıntımdan kurtuldum. Çok... Devamını oku >>

Emine ÇAM

Sayın Fatih Şendağ;
Bana ve aileme vermiş olduğunuz güvenden dolayı ameliyata giriş ve çıkış sürecim boyunca hiç korkum ve sıkıntım olmadı. Güler yüzünüz, hastalarınız ile... Devamını oku >>

Cansu Ergunoğlu

Operation went well with in 24 hours felt very good. No discomfort or side effects. Stomach swollen for 2-3 days but now reduced. Burses a doctors very good. Have been very suprised low quick a... Devamını oku >>

Tina Oakes

Fatih Şendağ size çok teşekkür ediyorum. 3 gebelik geçirdim sonuç olarak ölümle karşılaştık. Sorunumu çözdüğünüz için teşekkür ederim. Bundan sonra inşallah bebeğimiz... Devamını oku >>

Zühre Mıtık

26.10.2014 tarihinde geçirmiş olduğum operasyon çok iyi geçti. Benim ilk operasyonum olmasına rağmen hem öncesindeki hemde sonrasındaki süreç zorlu geçmedi. Hatta tahminimden güzel... Devamını oku >>

Merve Senem Engin

6 günlük hastane yatış süremde ve ameliyatımda her şey mükemmeldi. Hiç bir sorun çıkmadığı gibi her şey umduğumdan daha güzel geçti. Çok teşekkür ederim.

Gülşah Erden

19.10.2014 tarihinde saat 08:15 sularında tarafımca laparoskopik tubal cerrahi operasyonuna girdim. Ameliyat öncesi ve sonrası başarılı operasyon gerçekleştiren Prof. Dr. Fatih Şendağ... Devamını oku >>

Özlem Emiroğlu

Ameliyat kararını Fatih beyin adını duyup araştırdıktan ve kendisiyle konuşma fırsatı bulduktan sonra verdim.

Ameliyat olana kadar hiç bir korkum olmadı çünkü doktoruma güvenerek... Devamını oku >>

Seda Burçak

Doktora ilk gittiğimde Myom teşhisi konulduğunda ve ameliyat olmam gerektiği söylendiğinde korkmuş ve üzülmüştüm. Fatih beyin adını vermişti doktorum. Kendisi ile ilk... Devamını oku >>

Gülsoy Günaydın

Hayat'ın süprizler ile dolu olduğunu düşünüyorum. Kısa bir süre önce myom olduğunu öğrendim. Yönlendirilme ile Fatih hocamın bu konuda çok donanımlı olduğunu öğrendik ve Fatih... Devamını oku >>

E. Ç. Çaçan

Sn Fatih Şendağ tarafından 13.12.2014 tarihinde Laparoskopik rahim, yumurtalık ve mesane toplanması ameliyatı oldum. Gerçekten de herşey o kadar mükemmel ve başarılıydı ki kendisine... Devamını oku >>

Faika Dirik

Fatih bey bir çok doktorun yapamam dediği şeyi yaptı.Onun sayesinde miyomlarımdan laparoskopi ile kurtuldum. Operasyon sonrasında hemen toparlandım.tavsiye üzerine gitmiştim. Ben de herkese... Devamını oku >>

R.S.K

2 aydır adet kanamalarım çok fazla geliyordu. Doğum sancısı kadar çok ağrılarım vardı. Doktora gittim ve rahimde miyom olduğu tesbit edildi. Doktor rahimimle birlikte miyomun... Devamını oku >>

ÇİĞDEM DEMİR

Geçtiğimiz Şubat ayında eşimin önerisi ile Prof. Dr. Fatih Şendağ’a muayene olup, “Laparoskopik histerektomi” kararı çıkınca gönül rahatlığı ile evet dedim. Artık beni... Devamını oku >>

Christine Erdiç

Uzun süredir çikolata kistlerim ve çok sayıda miyomlarımla birlikte yaşıyordum. Sıkıntılarım arttıkça, bu miyomların ve kistlerin mutlaka alınması gerektiğine karar verdikten sonra... Devamını oku >>

Ebru Binlik Künkcü

Fatih bey merhaba ben emine ipek Günindi .Eşimle Kıbrıs'dan gelmiştik size ameliyat olmaya. Güzel bir haber vermek için sizi rahatsız ettim eşim 6 aylık hamile. Bu güzel şeyde sizinde... Devamını oku >>

Ali & Emine İpek Günindi

merhaba Fatih Bey, ben sizin 24 haziranda dış gebelik ameliyatı yaptığınız hastanızım. Şu anda 23 haftalık hamile olduğumu ve sizin ameliyat ettiğiniz tam da dış gebelik yaşadığım... Devamını oku >>

Sevim Meyan Akyurt

Sayın Prof. Dr Fatih Şendağ ve ekibi Ameliyattan önce ve sonra göstermiş olduğunuz ilgi ve alaka için teşekkür ederim. Mutlu ve sağlıklı bir yıl olmasını dilerim.
Not: tüm... Devamını oku >>

Melike Güntuğ AYDIN

Öncelikle Dr. Fatih Beye çok teşekkür ederim. Ameliyatım zor bir ameliyat olmasına rağmen en başarılı şekilde sonuçlandı. Fatih Beyi ve ekibini bulmuş olmak büyük bir şans oldu... Devamını oku >>

Senem Utkan Tuç

Fatih Hocama teşekkür ederek satırlarıma başlamak istedim. Buraya geldiğimde gerçekten çok umutsuz ve mutsuzdum. Çünkü Fatih Hocama geldiğimde birçok doktor rahmimin alınmasını... Devamını oku >>

İnci Cengiz

Prof. Dr. Fatih ŞENDAĞ’ın 03.09.2013 de yapmış olduğu başarılı ameliyattan dolayı kendisine ve ekibine çok teşekkür ederim. Ayrıca dünya çapındaki başarısından dolayı... Devamını oku >>

Öznur Şimşek

Servikal gebeliğimi ilk öğrendiğimde alanında uzman olduklarını ilan ettikleri bir çok profesör doktor ile görüştüm. Hepsinin ortak kanısı, bu gebeliğin 17.000'de bir görülen ve... Devamını oku >>

Hasan-Nurcan Kafadar

Kıymetli doktorum Fatih Bey,(Fatih ŞENDAĞ) Size gelmeden önce, sizi tavsiye eden doktor arkadaşınızdan hastalığımla ilgili sizin dışınızda başka bir yere gitmemem istendi. Daha... Devamını oku >>

Havva Çınar

Fatih Hocam, Sonsuz teşekkürler 26.11.2013 ‘de hastaneye girişim oldu 27.11.2013 saat:10:30’da ameliyat oldum. Yaklaşık 1 saat içinde yoğun bakımda kendimdeydim. Sondam olmasaydı... Devamını oku >>

Arzu Beşer

Üç senedir çekmiş olduğum ağrılardan,laporoskopi ameliyatı ile kurtuldum. Ameliyat ve iyileşme döneminde hiçbir sorun yaşamadım. Fatih Bey’in ameliyat öncesi ve sonrasındaki tüm... Devamını oku >>

Senem K.

Anne olmamış bir bayan için rahim ameliyatı olacağını duymak çok korkutucu.İnsanın aklına her türlü olumsuz düşünce gelebiliyor. Özelliklede birden fazla doktora gittiyse ve her... Devamını oku >>

İlke Nayman

Çok korkarak girdiğim ameliyattan rahatlamış ve mutluluk içerisinde çıktım.2 senede 3. Ameliyatım olacağı için özellikle çok korkuyordum.Fakat Fatih Bey o kadar öz güveni yüksek bir... Devamını oku >>

İlknur Kaya

Üzerine düşünüp kaygılandığımız böylesine hassas bir konuda bizim kadar önemseyip titiz bir şekilde çalışan becerikli ve iyi organize olmuş ekibe kendimi emanet ettiğim için çok... Devamını oku >>

Seden A.

Fatih Bey’in yaptığı operasyondan sonra hiçbir şikayetim olmadı. Çok rahat bir operasyondu. Her şey için teşekkürler.

Gökben Öndeş

Ben endometriosiz dördüncü evre bir hastanızdım. Sizinle ilk görüşmeye geldiğimde daha önce başka yerlerde söylenenlerin aksine o kadar olumlu yaklaştınız ki hiçbir tereddüt etmeden... Devamını oku >>

Firuze Koca

Sevgili Dr. Fatih Şendağ’a bir doktordan öte ilgili ve samimi yaklaşımı, bilgilendirmesi, aklımda soru işareti bırakmadan yol göstermesi kendisinin ve ekibinin ameliyat öncesi ve... Devamını oku >>

Sinem Özün

Yaklaşık 4 yıldır miyom sorunum vardı ve bu süre içinde birkaç doktor muayenesinden geçtiğim halde bana ameliyat önermediler fakat son dokuz ayda artık adet dönemlerim benim için bir... Devamını oku >>

Ayşe Çıracı

Prof. Dr. Fatih Şendağ’ın muayenehanesine çikolata kisti şikayeti ile geldim. Kistlerin boyutu nedeni ile, doktor beyin bana dediği ilk şey ameliyattı. Daha önceden hiç operasyon... Devamını oku >>

Mine Taşkınlar

İnanın yeniden doğmuş gibiyim. O yoğun kanamalar, aşırı kansızlık, yanlış teşhisler, hastane trafiği, hayat kalitem o kadar düşmüştü ki anlatamam. Tamamen umutsuzluğa... Devamını oku >>

Hülya Dormanlı

Bugün kızım 1 yaşına girdi Fatih beye bizim için verdiği emeklerden dolayı bir kez daha teşekkür etmek istedim.sizin kadar başarılı bir doktoru tanımak belki de hayatımdaki en büyük... Devamını oku >>

Hatice Paçun

Öncelikle 3 hafta önce Fatih Bey tarafından yapılan ve son derece başarılı geçen operasyonum için doktoruma çok teşekkür ediyorum. Ayrıca dünya çapındaki başarılarını gururla... Devamını oku >>

Çiğdem Kümbetli

Esra Yavuz’un annesiyim kızımın yumurtalığında kist olduğunu duyunca şok oldum. 2 profa baş vurdum ve açık ameliyat dediler. Sonra araştırdım Prof. F.Şendağ’ı tanıdık ve... Devamını oku >>

Yavuz Ailesi

Fatih Hocamı bir arkadaş kanalı ile tercih ettim. Gerek teşhiste gerekse ameliyat sürecinde yapılan işlemlerden çok memnun kaldım. Rahatsızlığım 2 yıl devam etmesine rağmen doğru... Devamını oku >>

Güldal Tıraş

7 yıldır endometriozis hastasıyım. Bugüne kadar 2 başarısız ameliyat sonrası Prof Dr. Fatih Şendağ ile tanışma fırsatım oldu. Doktorum ile tanıştıktan sonra hayatım tamamen... Devamını oku >>

Müge Yücel

Fatih Beyin hastasıyım , septum ameliyatı oldum ameliyat ile ilgili korkum ve paniğim vardı,Personel ve doktorumun verdiği moral ile ameliyatım başarılı geçti Fatih bey ve ekibini gelecek... Devamını oku >>

Vesile Öztürk

Rahimde 10 cm büyüklüğünde bir myom olduğu teşhis edildiğinde bu büyüklükte bir myomu laparoskopik yöntemle başarılı bir şekilde alabilecek bir doktor aramaya başladım.Bunun... Devamını oku >>

Betül M.

Muhterem Hocam yıllardır çektiğimiz amansız hastalıktan ailemi olağanüstü başarılı bir ameliyatla kurtardığınız için başta şahsınıza vede ekibinize şahsım ve ailem adına çok... Devamını oku >>

Kemal Albaş

Doktorum Fatih Bey’e yapmış olduğu başarılı operasyondan dolayı teşekkür erdim. Uzun zamandır tedavi görüyordum ama sonuç alamamıştım, olmaz denileni başardı ve tüplerimi açtı.... Devamını oku >>

Özlem Ayvaz Ağar

Fatih bey doktorum olarak size çok teşekkür ederim.Çünkü sizinle tanışmadan önce bir ameliyat daha oldum ve sizin amaliyatınızın çok farklı olduğunu anladık. Önceki ameliyatımızda... Devamını oku >>

Gönül Uzun

Benim çikolata kirsi ile tanışmam yaklaşık 2 yılı buldu. Benimde herkes gibi şiddetli ağrılarım oluyordu. tanı konulduktan sonra tedavisi için araştırlamalar yaptım. Fatih Şendağ... Devamını oku >>

Sibel Ordukaya

Edirnede’ki doktorum histeroskopi önerdiğinde bu operasyonu yapacak güvenli bir isim aradık. Yaptığımız araştırmalarda en güvenli isim olarak Prof.Dr Fatih ŞENDAĞ karşımıza... Devamını oku >>

Eylem T. Şahin

Bundan 1 ay önce Sayın Fatih Şendağ tarafından yapılan miyom ameliyatı oldum. Miyomum 12 cm çapındaydı, büyük bir miyomdu. Fatih Bey ameliyatımı başarı ile gerçekleştirdi. Kapalı... Devamını oku >>

Aygül Arbun

Doktorumuz Fatih Şendağ tarafından 08.05.2013 tarihinde Üniversal Ege Sağlık Hastanesinde Laporoskopik Endoskopi yöntemiyle ameliyat olduk. Ameliyattan bir gün sonra dahi sanki hiç ameliyat... Devamını oku >>

Sussanne Önder Vural

2008 yılı nisan ayından beri endometrioma hastasıyım. Gitmediğim hastane, gitmediğim doktor kalmadı. Bana verilen tek cevap ‘yapacak bir şey yok, çekeceksin’oluyordu. Son zamanlarda her... Devamını oku >>

Neşe Yıldızlı

Fatih Hocam,
Sizinle tesadüfen internette doktor araştırırken karşılaştım web sitenizden.Bilgileriniz ve Laparoskopik rahim ameliyatı yapıyor olmanız çok dikkatimi çekti ve hemen... Devamını oku >>

Gülşen Ayça

05.02.2013
Uzun süredir yaşadığım sıkıntıları atlatmam ve yeniden sağlığıma kavuşarak önümü görmemi sağlayan Dr.Fatih Şendağ,hemşiresi Selda Hn. Ve çalışanlarına en içten... Devamını oku >>

Şenay Çine

Bana her konuda yardımcı olup aynı zamanda moral olan,gerek yaptığı araştırmalar gerekse de gerçekleştirmiş olduğu operasyonlar ile benimde ameliyatımı gerçekleştiren Fatih Hocama... Devamını oku >>

Ferda Güner

Ben çikolata kisti teşhisi ile doktora başvurdum. Bulunduğum şehirdeki doktorlar açık ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Ancak bir doktorum bana Fatih beyi tavsiye etti. Bende Fatih beye... Devamını oku >>

Dilber Güneş

Çok Teşekkürler Fatih Bey:…..
Manisa’dan bir meslektaşınızın tavsiyesiyle size geldik. Size gelene kadar çok doktor dolaştık. Hepside birkez daha laparoskopi yapılması gerektiğini... Devamını oku >>

Zerrin Özdil

Sevgili Fatih bey,

bundan tam bir yıl önce, 04.01.2012'de beni ameliyat edip bir yığın ağrı ve sancıdan kurtarmıştınız, aradan çok zaman geçmeden müjdeli haberide aldık. Ve tam bir... Devamını oku >>

Hüsniye Sema

Miyomla ilgili rahatsızlığım artık beni sosyal hayattan bile ayırmaya başlamıştı.Evden çıkamaz hale,işe bile gidemez hale gelmiştim. Bu rahatsızlığımın giderilmesinde doktorum... Devamını oku >>

Meral Türkan Şengezer

2 Seneden beri miyomum takip altındaydı. Ancak 1 sene içinde 2cm’den 12cm’e çıkınca ürküp korkmamak elde değildi.Bir meslekdaşından Fatih Şendağ adını duydum. Operasyona karar... Devamını oku >>

Berna Demirezen

Dr. Fatih Beye ilgisinden,verdiği güvenden dolayı çok teşekkür ederim.

Deniz Taşdan

Hayallerimiz,umutlarımız,heyecanlı bekleyişlerimizin sonucunu sizinle tattık.İnanın bunları size yazarken size ne kadar minenettar olduğumuzu anlatacak kelimeler bulamıyoruz. Bu duyguyu... Devamını oku >>

Lazoğlu Ailesi

Merhaba Fatih Bey,
Mesleğinizi mükemmel yaptığınıza inanıyorum. Hiç tereddüt etmeden size güvenerek ameliyat oldum ve sonuç hepimizin istediği gibi oldu. Ameliyat süresine giden yol... Devamını oku >>

isimsiz

Merhabalar Fatih Bey,
Sizin için söyleyeceklerim çok fazla olmayacak belki ama kısa sürede de olsa destekleriniz ve yardımlarınız için teşekkür ederim.Başarılı bir operasyon... Devamını oku >>

Semahat Banaz

01.12.2012 günü laparoskopik yöntemle çikolata kisti ameliyatı oldum.Doktorum Fatih ŞENDAĞ sayesinde çok rahat bir ameliyat geçirdim.Hem 10cm’e ulaşan çikolata kistimden hem... Devamını oku >>

Nurhan Yalçınkaya

Bebeğimizi sağlıklı bir şekilde kucağımıza aldığımız için;Prof.Dr.Fatih ŞENDAĞ’a emeklerinden dolayı teşekkür ederiz.

Hatice Pagun

Fatih Bey benim tavsiye üzerine tanıma şansı bulduğum bir doktordur.Beni en çok etkileyen tarafı,tam kariyerinin ağırlığına ve olgunluğuna sahip bir görüntü içinde olması ve... Devamını oku >>

Pınar Taşlı

Güven duygusu ve tecrübesi ile beni etkileyen ve sağlığıma kavuşmamı sağlayan doktorum Fatih ŞENDAĞ ve ekibine teşekkürler

Canan Güler

Beni uzun süredir rahatsız eden korkulu rüyam çikolata kistinden kurtaran Değerli Doktorum Fatih ŞENDAĞ’a ve ekibine teşekkürlerimi sunarım.

Ayşegül Öztürk

Hayatımın en güzel hediyesini bana armağan eden değerli doktorum Fatih ŞENDAĞ’a sonsuz teşekkürler

İrem Emrem

Bir operasyon geçirmek düşüncesi bile beni oldukça korkutuyordu.Ancak anladım ki kendini güvende ve emin ellerde hissetmek tüm endişeleri bir tarafa bıraktırıyor.Öncesinde ,sonrasında... Devamını oku >>

Mine Çertuğ

Dr. Fatih Bey’le tanışmamız başka bir doktorun tavsiyesi ile oldu. Bende 7cm. ve 4,5cm. olmak üzere iki adet çikolata kisti vardı. Her gittiğim doktor tabii ki ameliyat dedi fakat hiçbiri... Devamını oku >>

Serpil Demirhan

Merhaba ,
Evlendiğimde miyomum olduğunu öğrendiğimde önceleri önemsememiştim.2 sene içinde rutin kontroller boyunca hem sayıları arttı hemde büyüdüler.Birkaç doktora gittim... Devamını oku >>

G.B.

Merhaba Fatih Bey,
Ben Nevra Öztürk Atay. 2 Nisan sabahı sezeryan ile kızım İnci dünyaya gözlerini açtı.
Artık ben de anneyim. Size bir kez daha teşekkür etmek istiyorum çünkü sizin... Devamını oku >>

Nevra Öztürk Atay

Ben Size ne kadar teşekkür etsem bilmiyorum ve ben size doktorlarin tavsiyesi ile gelmiştim 2 operasyon sonucu hem sağlığıma kavuştum hem de şuan 5 haftalık hamileyim size minnettarım

Burcu Akkaya

Merhaba ben Kasım 2010'da evre 4 endometriosis ve 6 cm endometrioma ve ileri derece yapışıklıklarla opere ettiğiniz bir hastayım. Ocak 2011'de FSH'ım 13.5 idi. Evleninceye dek OKS... Devamını oku >>

Nevra Ö. A.

öncelikle size çok teşekkür ederim beni sağlığıma kavuşturduğunuz için Şubat aynda laparoskopi yöntemiyle çikolata kisti amiliyatı oldum sayenide çok başarılı bir amiliyat ve... Devamını oku >>

Hatice Pagun

Bazı insanlar yürekleriyle çalışırlar. Onları diğerlerinden özel ve farklı kılan da budur. Yalnızca adlarıyla değil, sahip oldukları değerlerle de size güven verir, emin ellerde... Devamını oku >>

Berna Çalışkan

Merhaba, Ben 01 Mart tarihinde İzmir de laparoskopi yöntemiyle myom ve çikolata kisti ameliyatı oldum. Ameliyatımı yapan ve sonrasında da yakından takip eden doktorum Fatih Şendağ a çok... Devamını oku >>

Songül Sidar

Merhaba ben Seval NAS bizde bu problemle karşılaşan çiftlerdeniz ve üç sene mücadele ettik
Nihayet Fatih ŞENDAĞ ile tanıştık ve hiç unutmam ilk görüşmede sizi bir bebekle gönderirim... Devamını oku >>

 Seval NAS

Size çok teşekkür ederim beni sağlığıma kavuşturduğunuz için. Hastanenin beyaz prenslerine ve beyaz meleklerine bütün personeline hastalarla güzel ilgilendikleri için sonsuz sevgi ve... Devamını oku >>

Hatice Erol

11/01/10 kent hastahanesindeki müdahaleniz sonrası siizi daha derin tanıma
isteği ile sitenizden edindiğimiz bilgi birikiminiziden emin ellerde tedavi
olduğumuzun yanında bizleri... Devamını oku >>

Şayan-İrfan Aytekin

sayın doktor Fatih Bey,
sizi geçtiğimiz yaz bir müdahelemizde ege ünv hastanesinde tanıkdık bir tavsiye ile eminN ellerde olduğumuzu hissettirdiniz. bugün tekrar görüşmemizde mutlu olduk... Devamını oku >>

Pınar Yılmaz Tombak

Ben, hekimleri Tanrı’nın dünyamızdaki elleri olarak görürüm. O eller arcılığıyla insanlara şifa dağıtılır; hayat verilir. Bir de o eller dostça uzanırsa bir de o eller mahirse... Devamını oku >>

Filiz BAŞAR

09.09.2014 tarihinde kent hastanesin laparoskopi amaliyatı oldum yaklaşık 7 yıldır çikolata kistim vardı ve gitmediğim doktor kalmamıştı çoğu doğum kontrol hapları verdi hatta en son... Devamını oku >>

Gözde Gelişigüzel

17 sene önce oğlumu kucağıma almıştım. Oğlumuz 1 ve 3 yaşındayken hızla büyüyen myomlar yüzünden iki defa daha açık ameliyat olmuştum. Yıllar sonra, peşimi bırakmayan myomlar... Devamını oku >>

Laika Ustaoğlu

Iki yildir evliyiz ve cocugumuz olmuyordu. Esimin rahim ici disi duvari her yeri miyomlarla kapliydi. Yaklasik iki yildir gitmedigimiz dr kalmadi hepsinden cocuk sahibi olmamizin imkansiz olacagini... Devamını oku >>

Y. P.

Çok uzun zamandır yaşadığım rahatsızlıklardan sonra ameliyat kararı vermemde doktorun yaklaşımı ve tecrübeli oluşu en büyük etkendi. Gönül rahatlığı ile herkese tavsiye ediyorum,... Devamını oku >>

Mine Bengi

Uzun zamandır ameliyat olup olmamakta tereddüt ettiğim bir myomum vardı. Fatih beyi hem tavsiye hem de internet araştırmalarımla buldum ve ilk muayeneden sonra hemen ameliyat olmak için tarih... Devamını oku >>

Sabahat Yıldırım

Laporoskopik myom ameliyatı
2 Ocak 2014 laporoskopik myom ameliyatı geçirdim. Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrasında hiçbir sorun yaşamadım. Ameliyat sonrasında sadece ilk bir hafta... Devamını oku >>

Senem Karahan

Şiddetli adet ağrılarımdan dolayı doktora başvurduğumda 9cm büyüklüğünde myom olduğunu öğrendim. Yaptığımız araştırmalar sonucunda Prof.Dr. Fatih Şen dağ’a... Devamını oku >>

Hicran İnat

Fatih Doktoruma ve personeline çok teşekkür ediyorum. İlgileri ve aklımdaki sorulara net cevap vererek içimi rahatlattılar.Operasyondan çok korkuyordum. Yumurtalığımı kaybedeceğim... Devamını oku >>

Buse Demirler

Eskiden, ben daha küçükken yani, büyüklerimin ameliyattan ölesiye korktuklarına bir anlam veremezdim, kendim ameliyat olana kadar. Ancak anestezinin ve ağrı kesicilerin etkisi geçince... Devamını oku >>

Deniz Coşkuner

Operasyonum hakkındaki duygularım, Fatih Beyle ilk muayeneden sonra, operasyon kararını aldığımızda, her şeyin en azından benim için çok kolay ve rahat olacağı hissine kapılmıştım.... Devamını oku >>

Vebidar Paksoy

Biz yeni evli bir çifttik ve bu hastalığı öğrendiğimiz zaman şok yaşadık. Kadın hastalığının adının geçtiği bütün doktorları araştırdık.2-3 ay çeşitli doktorlardan ilaç... Devamını oku >>

Burcu EYİOL

Çok Değerli Fatih Doktorum,
Sizinle tanışmam bir arkadaşımın gece yarısı telefonunda ‘Lütfen Çiğdem geçen sene çok acı çektin. Fatih Şendağ’a ol ameliyatını ‘demesiyle... Devamını oku >>

Çiğdem Bakıcı

Ben Fazilet Gönül 10 yıldan bu yana yumurtalık kisti ile başlayıp miyoma kadar süre gelen şikayetlerim oldu. İlk ameliyatım çikolata kisti için açık ameliyat yöntemi idi.Benim... Devamını oku >>

FAZİLET GÖNÜL

Ameliyat olacağımı öğrendikten sonraki 3 hafta kâbuslarla geçti desem yalan olmaz. Her anım korku her anım stres. Ameliyattan sonra düzeleceğimi düşünerek kendimi avutmaya çalışsamda... Devamını oku >>

FULDEN ZABUN

SAYIN FATİH ŞENDAĞ
Hastalığım ile ilgili olarak ameliyat teşhisi konulduğunda ciddi bir şekilde bunalım ve sıkıntıya girmiştim. Ayrıca cerrahi müdahalenin derhal yapılmasını,... Devamını oku >>

Semra Görücüoğlu

Kist şikâyetlerimin arttığı bir dönemde doktor beyi internet araştırmalarımın sonucunda buldum. Ameliyat teşhisi konulmuş olması beni son derece korkutmuştu. Ancak doktor beyin... Devamını oku >>

MERVE ÖZDİNÇ

"Fatih hocamızla tedavi surecine başladığımda daha yolun başındayken ne kadar doğru bir karar verdiğime hocamızın kararlı durusundan bilgi ve tecrübesinden surecin iyi geçeceğine ve... Devamını oku >>

AHU DİDEM AYYILDIZ

SAYGI DEĞER PROF. FATİH ŞENDAĞ HOCAM

11.03.2014 TARİHİNDE LAPAROSKOPİK ÇİKOTALA KİSTİ AMELİYATI GEÇİRMİŞ BULUNMAKTAYIM. OPERASYONUMLA İLGİLİ DUYGU VE DÜŞÜNCELERİMİ... Devamını oku >>

SİNEM DEMİRHAN

Daha önce kanamalar yüzünden ayda on gün hep rahatsız geçirdiğim günler geçti ameliyat olduğum gece 3 saat sonra hiç ağrı sancı olmadan ayağa kalktım. Eve döndüğümde normal... Devamını oku >>

NURCAN BEŞBUDAK

Sayın Dr Fatih Şendağ,
Geçirmiş olduğum operasyondan sonra hiçbir şikâyetim olmadı ve ameliyatımın başarılı geçmiş olması, hiç umudumun kalmadığı anda bana umut ışığı... Devamını oku >>

Zeynep Ülker

Sanırım her kadın gibi bende bir bebek sahibi olmak isterdim, fakat yumurtalık kistleri ve myomlarım böyle yüklü isteklerimi yok etti. Myomlarım için rahimle birlikte alınacağını... Devamını oku >>

Arzu Şahin

Öncelikle ben gerçektende çaresi olmayan bir hastaydım. Fatih beyi tanıyıncaya kadar. Fatih bey imkânsızı başardı. Bulunduğum şehirdeki doktorların hiç biri bu operasyonu kesinlikle... Devamını oku >>

Pınar Demir

Operasyon öncesi gerçekten çok korkmuştum, çok büyük bir myomum vardı ve bu yaşta bu kadar büyüğünü beklemiyorduk diyen doktorlar oldu, hatta rahim alınması gerekebilir diyenler oldu... Devamını oku >>

Çiğdem V.

Merhabalar ben Fatma Özel
Myom rahatsızlığımdan dolayı birçok hastane ve doktor dolaştım. Fatih beyle tanışmam internette yapmış olduğu ameliyatları izleme sonucunda oldu. Daha sonra... Devamını oku >>

Fatma Özel

Sayın Fatih Hocam,
Bu benim beşinci ameliyatımdı sizinde bildiğiniz gibi.Bu ameliyatımın diğerlerinden farkı çok büyüktü,daha rahat ve ağrısız günler geçirdim.Ameliyat öncesi ve... Devamını oku >>

Kabiren Çekim

01.07.2014 İzmir Özel Kent hastanesinde myom ameliyatı oldum.2011’den beri takip ediliyordu durumum ve ameliyata gerek görülmemişti 4 cm iken büyüklüğü 2014 Nisan ayında 9 cm’e... Devamını oku >>

Özlem Derman

Sayın Fatih Hocam,
Biz yeni evli bir çift olarak bu rahatsızlığı öğrendiğimizde önce moralimiz bozuldu. Tedavi için girişimlere başladık. Önce bölgemizde Dr. Ümmühan hanıma... Devamını oku >>

Şerife-Esat Sönmez

Ben Şerife Aksoy E. Ü göğüs hastalıklarında çalışmaktayım.3 yıl önce hastanede hemşirelere yönelik bir çalışma için kadın doğum kliniğinde myom tanısı konuldu. Total... Devamını oku >>

Şerife Aksoy

06.06.2014 tarihinde İzmir Kent hastanesinde laparoskopik myom ameliyatı oldum. Prof.Dr Fatih Şendağ hocamıza gelmeden öce üç kadın doğum uzmanına gittim. Her üç hekimde de güven sorunu... Devamını oku >>

Meltem Avcı

01.07.2014 tarihinde Sayın Fatih Şendağ ile ilk görüşmem gerçekleşti. Kendisine daha önce yaptırdığım tahliller sonucu tüplerimin kapalı olduğunu ve çocuk sahibi olmak istediğimi... Devamını oku >>

Ayşegül Çiçek
  • İZMİR: Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok. Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
    (0232) 464-2055 - (0530) 877-1057
    Whatsapp: (0536) 828-2490

SOSYAL MEDYA
Sosyal medya hesaplarımız üzerinden videolarımızı izleyebilir, dilerseniz sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz.