DOKTORA SOR
1000 sola karakterler
Yara İzsiz Ameliyat Hayal Değil Yara İzsiz Ameliyat Hayal Değil
20100204_Diva
Genç, Dinamik, Mesleğine Aşık Bir Bilim Adamı; Doç. Dr. Fatih Şendağ
Diva - Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Fatih Şendağ - 1992 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesini birincilikle bitirdim. Aynı yıl TUS sınavını (Tıpta Uzmanlık Sınavı) kazanarak, ilgi duyduğum alan olan Kadın Doğumu tercih ettim. Ege Üniversitesi Kadın Doğum Kliniğinde ihtisasa başladım. 1998 yılında da Kadın Doğum Uzmanı oldum. Hala Ege Üniversitesinde doçent kadrosunda öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım. Eşim embriyolog, hatta açık konuşmak gerekirse eşimle gurur duyuyorum çünkü Handan, Türkiyenin ilk embriyologlarından biridir. 2 tane çocuğumuz var. Kızım İpek 7 yaşında, bu sene ilkokula başladı; oğlum Çağan ise 11 yaşında.
Diva - Bildiğim kadarıyla doktorlar çok yoğun çalıştıkları için evden çok işte vakit geçiriyorlar. Sizin bu konudaki durumunuz ve ailenizin buna yaklaşımı nasıl oluyor?
F.Ş. - Mesleğimde pek çok işi aynı anda yürütmek durumundayım: Öğrenci, asistan eğitimi, projeler, bilimsel çalışmalar, kongre, kurs, vvorkshop organizasyonları, ulusal ve uluslar arası kongrelerde davetli konuşmacı olmak, ameliyatlar, hasta muayeneleri, doğumlar, endoskopi ve tüp bebek derneklerinde yönetim kurullarında görevler, çeşitli web sayfası editörlükleri, ülkemizdeki ilk endoskopik cerrahi eğitim programının koordinatörlüğünü ve eğitmenliğini devam ettirmek, sürekli dış seyahatler, bilimsel dergilerde hakemlikler vs..
Tüm bunlara karşın aileme vakit ayırmaya çalışıyorum. Tabii ki yoğun uğraşılarımı anlayan ve destekleyen bir eşimin olması en büyük şansım..
Diva - Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
F.Ş. - Hayatımda hep hedeflerim vardır. Hedefime ulaşınca yeni hedefler ortaya koyarım. Dolayısıyla hedeflerim hiç bitmez. Aksi takdirde yaşam çok sıradan olur zaten. Ancak çok iyi bildiğim bir şey varsa o da; hedeflerinize varmak istiyorsanız önce planlamalısınız, sonra inanmalısınız ve çalışmalısınız, çalışmalısınız ve çalışmalısınız.. Evet, hedeflediğim yerlere ulaştım: Ulusal ve uluslar arası toplantılara konuşmacı olarak davet edildim, bilimsel arena da tanınan biri oldum, endoskopik cerrahide bazı ilkleri gerçekleştiren ve tanınan bir cerrah oldum, tüp bebek eğitimi aldım ve uygulamalar yapmaya başladım, pek çok proje ve bilimsel çalışma ürettim, vs... Ama, artık yeni hedefler için çalışmalıyım.
Diva - Kadın doğum konusunda özellikle yoğunlaştığınız bir alan var mı?
F.Ş. - Elbette gebelik takibi, doğum, jinekoloji, operasyonlar vs ile uğraşıyorum. Ancak tıpta çok hızlı gelişmeler oluyor. Kadın doğum alanında da yoğunlaşacağınız bir alan seçmek durumundasınız. Ben daha çok tüp bebek ve endoskopik cerrahi üzerine yoğunlaştım.
Diva - Tüp bebek tam olarak nedir? Kısaca bahsedebilir misiniz?
F.Ş. - Kısırlık yani infertilite, denilince evli çiftlerin 1 yıl süre ile korunmadan cinsel ilişkide bulunup, çocuk sahibi olmaması durumu anlaşılır. Yardımla üreme teknikleri içinde en popüler olan yöntem Tüp Bebek" yöntemidir. Erkekten alınan sperm ve kadından alınan yumurtaların, laboratuvar ortamında döllendikten sonra yeniden rahim içine yerleştirilmesine tüp bebek denilir. Başlangıçta tüp bebek tedavisi, sadece kanalları kapalı olan ve mikrocerrahiyle açılması mümkün olmayan durumlarda uygulanmaktaydı. Günümüzde sadece kanalları kapalı olanlarda değil, başka nedenlerden kaynaklanan kısırlık durumlarında da uygulanmaktadır.
Diva - Bir diğer uzmanlık alanınız endoskopik cerrahi demiştiniz. Bunu biraz açıklayabilir misiniz?
F.Ş. - Açık ve kapalı olmak üzere iki tür ameliyat vardır. Şu an bu alanda Jinekolojik Endoskopi Derneğinin genel sekreteriyim ve pek çok kadın doğum uzmanının eğitimi ile ilgileniyorum. Bu tedavi şekline laparoskopi diyoruz. Laparoskopi, göbek çukurundan 1 cmlik keşiden girilen bir kamera yardımıyla karın boşluğunun gözlenmesidir. Aynı zamanda kasık bölgesinden 1/2 cmlik kesilerden özel aletler ile girilerek çeşitli jinekolojik operasyonların yapılması mümkün olmaktadır.
Diva - Endoskopik cerrahi ile en sık yapılan operasyonlar nelerdir?
Yumurtalık kistleri, çikolata kistleri, miyom ve yumurtalık kanalları ile ilgili operasyonlardır. Gerektiğinde sebebi belli olmayan kronikleşen kasık ağrıları veya belli hastalarda kısırlık sebebinin araştırılması ve tedavisinde laparoskopi uygulanmaktadır. Günümüzde aparoskopinin sınırları oldukça genişlemiştir; rahmin çıkartılması (histerektomi), kanser ameliyatları, rahim sarkması ve hatta idrar kaçırma operasyonları da yapılabilmektedir.
Diva - Bu tip bir operasyonu hastalar neden tercih edecekler?
F.Ş. - Açık ameliyata göre endoskopi, yani kapalı ameliyat tekniklerinde hastanın daha hızlı yileşmesi ve daha kısa sürede günlük yaşamına dönebilmesi mümkündür. Aynı zamanda ameliyat sonrası daha az ağrı, daha kısa süre hastanede kalış ve bayanlar için önemli bir konu olan daha kozmetik sonuçlar söz konusudur. Klasik laparaskopik ameliyat İ3 - 4 delikten yapılabilen bir ameliyattır. Bunun en son şekli ise tek delikten yapılanıdır. Sadece göbek çukurundan girerek hiç bir iz kalmadan rahim alma operasyonunu Türkiyede ilk gerçekleştirenlerdenim. Son zamanlarda gündeme gelen doğal delik cerrahisi içerisinde de değerlendirilebilir. Yani, sadece göbek çukuru kullanılarak izsiz her türlü jinekolojik ameliyatı gerçekleştirmek mümkün olacak.
Diva - Kadınları daha çok ilgilendiren bir uygulama sanırım, değil mi?
F.Ş. - Kesinlikle kadınlar daha çok ilgileniyor. Çünkü kozmetik ile iç içe yaşayan kadınlar, izsiz bir operasyonu tercih ediyorlar.
Diva - Şu anda böyle bir talep var mı? İnsanlar ne kadar bilgilendiriliyor?
F.Ş. - Bu konuda başvuranlar oluyor. Ancak kadınlarımızın yeteri kadar bilgi sahibi olmadıklarına inanıyorum. Halen bana gelen bazı hastalar var ki, myomunuz laparoskopik olarak yani karnınız açılmadan çıkartı labi I ir elediğimde bana uzaylıymışım gibi bakıyorlar. Bence bu konuda kadınlarımızın bilgilendirilmesi ve bu tedavilerden haberdar edilmesi gerekiyor.
Diva - Bilimsel arenada çok aktif bir insansınız, neler yapıyorsunuz?
F.Ş. - Pek çok bilimsel toplantı düzenledim. Aynı zamanda şu anda Jinekolojik Endoskopi Derneği Genel Sekreteriyim, Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği Yönetim Kurulu, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Denetleme Kurulu Üyeliklerim mevcut. Son iki aydır da kendi muayenehanemi açtım. Kendi hastalarıma burada da hizmet vermekteyim. Yaptığım bilimsel araştırmalardan birincilik ödüllerim var.
Diva - Yurtdışından konferans davetleri aldınız mı?
F.Ş. - Evet artık alıyorum. Çok yoğun çalışmalarla dolu yıllar geçirdim. Bu yıl Floransadaki Avrupa kongresine konuşmacı olarak davet edildim.
Diva - Biraz da özel yaşamınızdan bahsetmek istiyorum. Bir doktor olarak nasıl yaşıyorsunuz?
F.Ş. - Yoğun bir iş tempom var. İş dışında normal sıradan bir yaşantım var. Herkes gibi yani..Üniversitedeki öğretim üyeliği, muayenehanemdeki hastalar, bilimsel kongreler derken kendime ait özel anlar çok sınırlı olmakta. Ve bu anları sadece eşim ve çocuklarımla paylaşıyorum. Çocuklarımla geçirdiğim vakit en değerli anlarım. Onlarla geçirdiğim tüm zamanlar bana bütün yorgunluğumu unutturuyor.
Diva - Bu kadar yoğunluğunuzun arasında kendinize ve ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?
F.Ş. - Tabii ki aileme vakit ayırmaya çalışıyorum. Ailem her şeyin üzerinde. Akşam eve geldiğimde oğlumun ödevlerini kontrol ediyorum, okulda o gün işlerin nasıl gittiğini o gün yaşadığı olayları soruyorum, projelerine yardımcı oluyorum. Kızım, benim prensesim, henüz okuma yazma öğreniyor, onunla da ilgilenmeye çalışıyorum, bu aralar "ğ sesi üzerine yoğun şekilde çalışıyoruz. Pazar günleri özellikle ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum. Ne yazık ki her akşam veya her hafta sonu evde olamıyorum. Yoğun yurtiçi yurtdışı seyahatlerim oluyor. Çocuklarımla alışverişe, sinemaya gidiyorum. Oğlumla playstationda futbol maçı oynuyoruz ama hep kazanan o oluyor. Çocuklarım uyuduktan sonra emaillerime bakıyorum, ilgi alanımla ilgili son çıkan makaleleri okuyorum, bilimsel makalelerimi yazıyor veya yapacağım konuşmayı hazırlıyor veya kongre veya vvorkshop organizasyonları ilgili yazışmalar vs., ile uğraşıyorum. Eşim inanılmaz özverili, beni anlıyor ve destek oluyor, benim eksiklerimi tamamlıyor. O olmazsa herhalde bunların hiçbirini başaramazdım.
Diva - Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
F.Ş. - Ne söyleyebilirim ki, ancak uyumaya vakit bulabiliyorum. Tıp dışı kitapları ancak uçak yolculuklarında okuyabiliyorum. Bir dönem konservatuvarda ud dersleri aldım, bir dönem düzenli olarak tenis oynadım. Bir dönem kendi fakültemizde düzenlenen futbol turnuvasında klinik olarak üçüncülük kupası aldık. Her halde en büyük hobim eşim ve çocuklarım...
Doç. Dr. Fatih Şendağ
Adres: Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok. (Alsancak Camii Karşısı) Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 35220 Alsancak / İzmir
Tel: 0 232 464 20 55 Fax: 0 232 464 20 56
www.fatihsendag.com
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

(Diva Dergisi)
haber kupürleri
diva1
diva2
diva3

Siz ne düşünüyorsunuz?

  • İZMİR: Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok. Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
    İzm: (0232) 464-2055 - (0530) 877-1057
    İst: (0536) 828-2490
    Whatsapp: (0536) 828-2490

SOSYAL MEDYA
Sosyal medya hesaplarımız üzerinden videolarımızı izleyebilir, dilerseniz sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz.