DOKTORA SOR
1000 sola karakterler
Tüp Bebekte Başarı Nasıl Arttılırılır
Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT)
Genetik risk taşıyan çiftler bu tarama yöntemiyle sağlıklı bir bebek dünyaya getirme avantajına sahip olmaktadır. Embriyoların transferden önce genetik bakımdan incelenmesinin ardından sağlıklı embriyoların transferi yapılmakta ve bu sonuca ulaşılabilmektedir. Kromozom anomalisi olan ilerleyen yaşlardaki hastalar için tavsiye edilen bir yöntem olan PGT, akdeniz anemisi ve orak hücreli anemi benzeri gebelik rahatsızlıkların önceden belirlenebilmesini sağlar.

Tüp bebek tedavilerinin esas amacı olan sağlıklı bebek doğumlarına katkıda bulunan PGT, gelişen olanaklar sayesinde hastaların daha kolay öğrenip ulaşabildiği bir yöntem haline gelmiştir.Tekrarlayan düşük ya da başarısız deneme yaşayan ve ilerleyen yaşlardaki hastalarda Embriyo Taraması için PGT uygulanması ise yarar ve zarar açısından tartışmalara yol açmaktadır.

Yardımcı Yuvalama (Assisted Hatching)
“İmplantasyon” diye tabir edilen durumda sorun olması halinde kullanılan yöntemdir.

Rahim içerisine yerleşen embriyonun, bölünme ve büyümesini sürdürmesi ve belirli büyüklüğe ulaşmasının ardından etrafındaki Zona Pellucida zarını yırtmasıyla birlikte rahim iç tabakasına (Endometrium) gömülmesine İmplantasyon denilmektedir. Embriyo bu zarı yırtamadığında ise gebelik oluşumu yaşanmamaktadır. Araştırmalara göre tedaviye başvuran kadınların % 50’den fazlasında genelde bu yüzden gebelik elde edilememektedir.

Yardımcı yuvalama yöntemiyle embriyonun etrafındaki zarı yırtmak suretiyle dışarıya çıkarılması amaçlanır. Bunun içinse yapılacak transferden önce zarda küçük bir delik açılarak işlem yapılır. İşlemde mekanik, kimyasal ya da lazer yöntemlerine başvurulur.

Embriyo Dondurma
Tüp bebek tedavilerinde maksimum 2 ya da 3 embriyo transfer edilerek çoğul gebeliklerin önlenmesi hedeflenmekte, geriye kalan embriyolar ise isteğe bağlı olarak dondurulabilmektedir. Böylece daha sonra ihtiyaç olması durumunda bu embriyolar çözündürülüp tekrar kullanılmakta, hasta yeni bir tedaviye girmemektedir. Ayrıca bu türden bir kolaylık psikolojik ve ekonomik anlamda yaşanacak olumsuzlukların da önceden engellenebilmesini sağlamaktadır. Ülkemizde de uygulanabilen embriyo dondurma yöntemi, çiftlerin iznine bağlı olarak Embriyoların 5 yıl süreyle muhafaza edilebilmelerine olanak tanır.

Uygulamada yapılan dondurma ya da çözme işlemlerinde öncelikle “Kriyoprotektan” olarak nitelendirilen kimyasal maddelerle dengelenme ve soğutma yapılır. Ardından -196 derece sıvı nitrojen içerisinde depolama, çözülme sonrasında ise embriyo kimyasal ortamdan alınarak özel kültür solüsyonlarına bırakılır. Böylece ileri gelişim sağlaması amaçlanmaktadır.

Klasik tüp bebek ile mikroenjeksiyon tedavilerinde bu yöntemle % 25 ila % 40 oranlarında gebelik elde edilebilmektedir. %40 oranının elde edilebildiği hastalar ise taze embriyolarla gebelik elde edebilen ya da transfer yapılmadan tüm embriyoları dondurulanlardır.

Embriyo Yapıştırma

-Tedavilerde faydası olan bir yöntemdir ancak sıra dışı ya da mucize gibi tabirlerle anılması doğru değildir.

-Embriyo Yapıştırma Yöntemi, tekrarlayan başarısız denemeler yapmış çiftlerle ileri yaştaki kadın hastalarda gebelik oranlarını artırabilmektedir. Uygulama işlemlerinde “Glue” ismi verilen bir yapıştırıcı kullanılmaktadır.

-Tekrarlayan başarısız deneme yapmış ve 39 yaşından büyük kadınlarda yaptığımız iki çalışmada aldığımız olumlu sonuçlar nedeniyle bu yöntemi biz de hastalarımıza önerebiliyoruz.

Mikrodiseksiyon TESE
Testislerde Sperm arama amacıyla uygulanan yöntemlerdir. Tıkanıklıktan kaynaklanan Obstrüktif Azospermi hastalarının tamamında, yapım bozukluğundan kaynaklanan Nonobstrüktif Azospermi hastalarının yarısında Sperm bulmak mümkün olmaktadır.

Uygulamada küçük bir kesi yapılarak iki testisin de etrafında yer alan “Tunika Albuginea” kılıfı ile Testislerin içerisinde durduğu kese açılır. Ardından mikroskop altında doku incelemesi yapılarak geniş kanalcıklardan örnek alınır ve kesi yapılan yerler dikilerek uygulama bitirilir. Bazı yayınlarda bu uygulamanın testis dokusuna diğer yöntemlerden daha az hasar verdiği savunulmuştur.

Dondurulmuş spermlerin çözülme sonrasındaki canlılık oranı ile gebelik oluşturabilme potansiyeli Obstrüktif Azospermi vakalarında olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlarken, aynı durum Nonobstrüktif Azospermi vakalarında kesinlik kazanmamıştır. Yapısal bozukluktaki spermler nedeniyle dondurma ve çözme işlemlerinde sorun yaşanılan bu vakalarda, dikkatle sperm seçimi yapılarak daha sonra kullanılmak üzere dondurma işlemi tercih edilebilir. Yine de Nonobstrüktif Azospermi vakalarında taze sperm kullanılması daha doğrudur.

-Obstrüktif Azospermi sorunu yaşayan hastalarda 7 kereye dek cerrahi işlem yapılarak Sperm aranabildiği ve tüm işlemlerde bulunabildiği tespit edilmiştir.

-Nonobstrüktif Azospermi sorunu yaşayan ve yapılan TESE işlemlerinde Sperm bulunabilen hastalarda ise 6 kereye dek TESE uygulanabildiği ve sperm alınabildiği tespit edilmiştir.

-Nonobstrüktif Azospermi hastalarından ilk TESE uygulamasında sperm elde edilemeyenlerin % 15’inde ikinci TESE uygulamasında sperm elde edilebildiği tespit edilmiştir.

-İlk TESE uygulaması ve tekrarlayan TESE uygulamaları ile elde edilen gebelik oranı aynıdır.

Tüplerin Çıkartılması
Hastanın tüplerinde oluşan tıkanmanın “Hidrosalpenks” isimli sıvının birikmesinden kaynaklandığı durumlarda laparoskopi uygulanarak tüpler çıkartılmaktadır. Daha önce karın cerrahisi operasyonu geçirdiğinden ötürü yapışıklık sorunu yaşayan ve bu yüzden laparoskopi uygulanamayan hastalarda ise tüpler rahime bitişik oldukları bölgeden bağlanarak tedavi edilirler.

Tüplerinde sıvı biriken hastalarda gebelik elde etme başarısı % 30 ila % 50 oranında düşmektedir.

Blastokist Kültürü
Embriyoların laboratuarlarda kültür sıvıları içerisinde uzun süre yaşayabilme olanağı bulması, gebelik elde edilmesine de olumlu şekilde yansımaktadır.  Yaşanan gelişmelerle birlikte bu yöntemin kullanılması embriyoların kaliteli olanlarının seçilebilmesini ve transfer işleminde daha az embriyo kullanılarak çoğul gebelik ihtimalinin düşmesini sağlar. Bu yöntem embriyoları canlılık bakımından incelenebileceği uygulamalara zemin hazırlar.

Bunların dışındaki bir başka yararı ise preimplantasyon genetiğine yer verilen kliniklerde blastokist iç hücre tabakalarında (Trofoektoderm) Biyopsi yapılabilmesine imkan tanımasıdır. Böylece embriyonik olmayan bu doku herhangi bir etik tartışmaya yol açmamaktadır.

Endometriyal Ko-Kültür
Günümüzde araştırma maksatlı kullanılan bir yöntemdir. Embriyoların ileri gelişim evresine ulaşmasında kültür ortamlarının yetersiz kaldığı iddiası ile 1990 yılı başlarında gündeme getirilmişse de, embriyo gelişimine 5 ila 6. güne dek olanak sağlayan ardışık kültür ortamlarının geliştirilmesiyle birlikte tercih dışı kalmıştır. Endometriyal Ko-kültür yöntemi, tedavinin bir ay öncesinde rahimden endometrial biyopsi ile alınan küçük bir parçanın laboratuarda hücre kültürüyle geliştirilmesi ve embriyoların oluşturulan hücre tabakası üzerinde izlenmesi esasına dayanır.

2003 yılında yayınlanan spandorfer araştırmasında bu yöntemin tekrarlayan başarısız denemeleri yaşayan çiftlerde gebelik oranlarını artırdığı yönünde bir görüş ortaya atılmış ancak bu görüş başka bir araştırma ile desteklenmemiştir. Araştırmayı yetersiz kılan faktör ise rastgele seçilen randomize gruplar üzerinde yapılmaması ve gebelik oranlarının artışında rahimdeki kontrollü travmadan bağımsız bir etki yaratıp yaratmadığının netleşmemesidir.
  • İZMİR: Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok. Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
    İzm: (0232) 464-2055 - (0530) 877-1057
    İst: (0536) 828-2490
    Whatsapp: (0536) 828-2490

SOSYAL MEDYA
Sosyal medya hesaplarımız üzerinden videolarımızı izleyebilir, dilerseniz sorularınızı bizimle paylaşabilirsiniz.