• (0232) 464-20-55
  • (0530) 877-10-57
  • (0536) 828 24 90
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

×

Hata

Contact Us Premium Module : You must enter your messenger link

Pazar, 31 Ocak 2010 11:52

Çikolata Kisti

cikolata.kisti


Haberin tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz. Daha büyük versiyonu için (1200X1500) tıklayınız (Yeni Asır)

20100131_YENIASIR_MED
ADI KADAR SEVİMLİ OLMAYAN SİNSİ KADIN HASTALIĞI : ÇİKOLATA KİSTİ
YA AĞRI YA KISIRLIK NEDENİ

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doçent Doktor Fatih Şendağ, çikolata kistinin sinsi bir hastalık olduğunu belirterek, "Basit ağrı kesicilerle geçmeyen adet sancılarınızı hafife almayın" diyor. Ancak ağrı tek belirleyici değil. Yalnızca adet düzensizliği şikayetiyle veya çocuğum olmuyor şikayeti ile doktora başvuran kadınların da önemli bir bölümünde çikolata kistine rastlanıyor. Doç. Dr. Fatih Şendağ, çikolata kisti ile ilgili sorularımızı yanıtladı.
Çikolata kisti nedir? Endometrium adı verdiğimiz rahim üst tabakasında yer alan endometrium hücreleri batın boşluğuna dökülebilir ve adet kanamasının bir kısmı batın boşluğuna geçebilir. Bu hücreler batında herhangi bir noktada; yumurtalıklar üzerinde, rahim üzerinde, karın iç zarı üzerinde yerleşebilirler ve orada tıpkı adet düzeninde olduğu gibi; "endometrium" dediğimiz tabaka nasıl kalınlaşıyor, dökülüyor ve kanıyorsa onlar da yerleştikleri bölgede adet düzenini taklit ederler.
Bu hücrelerin yumurtalığa yerleşmesi sonucu da "çikolata kisti" oluşur. Endometrium hücreleri yumurtalığm içine nüfus ederek yumurtalık içinde çikolata kıvamında ve renginde bir sıvı olarak biriktiği için buna "çikolata kisti" diyoruz..
10 KADINDAN BİRİNDE
Görülme sıklığı nedir? Çikolata kisti üreme çağındaki kadınların yüzde 10unda görülür. Kısırlık problemi olan kadınlarda görülme sıklığı daha da artar ve yüzde 20-40 oranında seyreder.
Çikolata kistinin oluşum nedenleri nelerdir? Bunlar arasında önleyebileceklerimiz var mı? Bunu engellemek için maalesef elimizde bir tedavi yok. Herhangi bir gıda, beslenme şekli ya da şişmanlık gibi nedenlerle doğrudan bağlantı kurulamıyor. Daha çok genetik sebepler ön planda. Bir de sigara içen kadınlarda risk artıyor. Risk faktörü olarak bunlar söylenebilir. Ama gerçekte hastalığın altında ne olduğu, nasıl oluştuğu henüz net olarak ortaya konmuş değil. Bu nedenle "teoriler hastalığı" diyoruz.
Henüz sebebi net değil. En çok kabul gören teori; adet kanının geriye doğru akması ve bu hücrelerin karın boşluğuna tutunması ve orada gelişmesi.
Çikolata kistinin belirtileri neler?
Çikolata kisti iki temel şikayete yol açıyor:
■ Ağrı (Adet sırasında görülen kasık ağrısı)
■ İnfertilite (Kısırlık)
Hastalığın ağrıya yol açan mekanizması nasıl işliyor?
Kadında adet döngüsü devam ettiği sürece, rahim dışında olmaması gereken bir başka noktaya yerleşen endometrium hücreleri adet dönemlerinde çoğalıyor, dökülüyor ve kanama oluyor. Bu durum dokuları birbirine çekiyor, yapıştırıyor.
Örneğin barsaklar rahmin üzerine veya yumurtalık üzerine yapışıyor. İdrar yolları etkilenebiliyor. Hastalığın bu şekilde yol açtığı ağrı, bayanları çok hafif ağrıdan çok şiddetliye kadar çok geniş spektrumda ekmeyebiliyor.
Adet ağrıları pek çok kadının ortak problemi. Bu ağrının çikolata kistinin belirtisi olup olmadığını anlayabilir miyiz?
Burada şu uyarıyı yapabiliriz. Basit adet sancıları vardır ve 1 - 2 tane basit ağrı kesici alındığında geçer. Bu çok büyük problem değildir. Ama çok ciddi adet sancıları yaşanıyorsa, bu sancılar alınan ağrı kesiciye rağmen geçmiyorsa, işe gitmeyi engelliyorsa, yaşam konforunu bozuyorsa o zaman altta yatan neden mutlaka araştırılmalıdır.
Ağrı şikayeti olmasa da çikolata kisti görülebilir mi?
Evet görülebilir. Birçok hastamızda bu rahatsızlık adet düzensizliğine de yol açıyor. Hastanın hiç ağrısı olmuyor ve adet düzensizliği için geliyor. Bir bakıyorsunuz çikolata kisti var. Ya da "Hiçbir şikayetim yok ama şu kadar yıllık evliyim çocuk sahibi olamıyorum" diye geliyor ve bakıyorsunuz çikolata kisti var. Rakamlara bakıldığında hastaların yüzde 22sinde hiçbir şikayet olmuyor.
Tanı nasıl konulur?
Ultrasonla çikolata kisti yüzde 90-95 oranında çok rahat görülebilir. Tanıdan sonra hastada "Ağrı mı, çocuk isteği mi ön planda?" sorusuna yanıt vererek tedavi planlanır.
Bebek sahibi olmak isteyen kadınlarla, sadece ağrıdan yakınan kadınlarda tedavi farklılık gösteriyor mu?
Evet. Ağrı ön planda ise önce baskılayıcı ilaç tedavilerini deniyoruz. Bu tedavilerde en çok doğum kontrol hapları kullanılır. Doğum kontrol hapları hormon düzeyini azalttığı için ağrıyı baskılar ve şikayetler azalır.
Bir başka tedavi şekli de hastada yalancı gebelik oluşturulmasıdır. Hastayı adetten keserek yalancı bir gebelik oluşturursanız endometriozis geriler. Ama bu çok pratik bir yaklaşım değil. Sonuçta ne kadar süre adet görmeyecek. Bazı iğnelerle 6 ay boyunca hastayı adetten kesebiliyoruz. Zaten daha uzun süre kesmek riskli. Çünkü kemik erimesi yapar ve bu kayıpları geri kazanmak mümkün olmayabilir. Onun için iğne tedavilerini 6 ay kullanıp kesmek gerekir. Ama tedavi bitiminde tekrar şikayetler geri gelebilir. Doğum kontrol hapları daha pratiktir ve bu hapları daha uzun süre verebiliriz. Eğer hasta çocuk da istemiyorsa, tedavi süresince ilaçlar hem doğum kontrolünü sağlayacaktır hem de ağrısı azaldığı, rahatladığı için hayat kalitesi artacaktır. Çocuk isteği ön planda olan bir hastaya ise tabii ki doğum kontrol hapı vermiyoruz. Kısırlık yakınması varsa hasta ameliyat edilmelidir.

-Tedavide ameliyat ne zaman devreye giriyor? Ağrısı olan bir hastayı ele alalım. İlk adet döneminden itibaren ağrı çekiyor olabilir, bu ağrı ileri yaşlarda ortaya çıkabilir... Hastanın yaşına göre işler değişiyor. Evli olmayan bayanlarda ilaç tedavisini öncelikle olarak düşünüp, genç kızlarda ilaçla çözmeye çalışıyoruz. Ama ilaç tedavisi ile başarılı olamazsak, hastanın ağrıdan dolayı hayat konforu çok bozuluyorsa o zaman ameliyat öneriyoruz.

"Altın Standart Kapalı Ameliyat"
Çikolata kistinin ameliyatında altın standart kapalı ameliyattır. (Laparoskopik cerrahi). Genç bir bayan düşünün, ameliyatın açık yöntemle 10-15 santim kesilerek yapıldığını. Düşünün bu bayan gelecekte evlenecek, çocuk doğuracak, ameliyatta yapışıklıkları artarsa yumurtalık kanalları tıkanırsa çocuk sahibi olması zorlaşabilir.Laparoskopinin bu yönlerden bir avantajı var. Karnı açmıyorsunuz, açık atmosferle temas etmiyor. Bir santimetrelik kesiden ameliyatı gerçekleştiriyorsunuz. Hasta hiçbir kesi olmadan evine gidebiliyor, ertesi gün ayağa kalkabiliyor.

Ameliyat sonrası ağrı daha az görülüyor. Günlük aktivitelere dönüş daha hızlı oluyor. Açık cerrahide cildi yedi kat kesip yedi kat dikiyorsunuz. Her kestiğiniz tabaka daha sonra size ağrı olarak geri dönüyor. Dolayısıyla bunları düşündüğümüz zaman laparoskopik cerrahi çok avantajlı.
Ameliyattan sonra hastalarda memnuniyet derecesi nedir? Hastalık tamamen ortadan kaldırılabilir mi?
Endometrioz tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değil maalesef. Kesin tedavisi halen yok. Nedeni kesin olarak bilinmediği için tedaviler de hastaların şikayetlerine yönelik yapılır. Bir hastalığın tedavisi kesin bilinmiyorsa tedavisi de kesin bilinmiyor demektir. Çikolata kistinde de bir sürü tedavi ve teori vardır ama şu anda en gerçekçi tedavi ameliyattır yine de.
Çikolata kisti tamamen tedavi edilemiyorsa, hastalar ameliyattan sonra ne kadar süre rahat ediyor?
Ameliyatta uygulanan teknik önemli. Amaç yumurtalıklara minimal zarar vererek kisti çıkartmaktır. Eğer bu iyi uygulanırsa hastalığın tekrarlama şansı yüzde 5ten azdır. Ama bazı teknikler vardır ve o tekniklerde cerrah sadece kistin içine girer ve iğne ile içini boşaltır. Buna aspirasyon diyoruz. Yani kist cidarı olduğu gibi kalır içerde veya kısmi olarak alınır. Bu tekniklerde kistin tekrarlama riski yüzde 70-80dir. Tam bir kist eksizyonu yapılarak kist cidarının tamamen çıkarıldığı tekniklerde hastalığın tekrarlama şansı yüzde 5lere düşer.

Yayınlandığı Kategori MEDYA
Cuma, 30 Kasım 2001 02:00

Adet Düzensizliği Nedir?

Âdet düzensizliği ne gibi durumlarda olabilir?
Âdet düzensizliği bayan için oldukça yaygın bir durum. 21-35 günlük süreyi normal düzeylerde kabul ediyoruz. İki adet kanaması arasındaki süre 21 günden daha önce bir âdet görülüyorsa bu sık âdet görmektir. 35 günden daha fazla zamanda âdet görülüyorsa bu da seyrek âdet görmedir.  Âdet düzensizlikleri bazen fiziksel olabiliyor yani olgunlaşmanın tam olmadığı dönemlerde birtakım düzensizlikler oluşabiliyor bunlar normal kabul edilebilir. Bazen de menopoza doğru yaklaşırken âdetlerde seyrekleşme olabiliyor, düzensizlik görülebilir.

21 ya da 35 gün olması neye göre değişiyor?
Bu kişinin hormonsal yapısı ile alakalıdır.  Yumurtlama zamanı bunu etkileyebilir.  Tabiki böyle bir durum var ise tahliller yapılıp bir sonuca varılabilir. Çok problem yaratacak bir durum değildir. Âdet düzensizliği olan bayanlarda altta yatan bir patoloji var mı genellikle buna bakıyoruz. Bu anormal bir durumdur.  Örneğin hormonel düzensizliği tetikleyen bir yumurtalık kisti olabilir, kanama ile ilgili bir polip olabilir, rahim içerisinde bir miyom olabilir. Bu durumlar adet düzensizliğini tetikler.

Âdet düzensizliği hangi yaş aralıklarında sık görülür?
Genellikle puberteden sonraki dönemde görülmeye başlar. Olgunlaşmanın yeterli olmaması yani hormonel dengenin tam sağlanamaması söz konusudur. Beyinden yumurtalığa kadar salgılanan bütün hormonlar âdet düzensizliğini tetikler. 15-25 yaş arasında ve 40 yaş üzerinde daha sık görülebiliyor. Fakat bir bayanın herhangi bir yaşında da ortaya çıkabiliyor.

Âdet görmenin normal periyodu nedir?
21- 35 arasını normal kabul ediyoruz. Tabi âdet süresi de önemli. Normal denilebilmesi için kanama süresinin 7 günü geçmemesi gerekiyor. Aslında bu da yeterli değil normal demek için, kanamanın miktarı da önemli. Kanama 30 cc ile 80 cc arasında ise normal kabul edilebilir.

Âdet kanamasının normali nedir? Fazla kanarsa bir sorun olur mu?
Âdet kanamasına ped üzerinden bakarak normal ya da fazla olduğunun söylemek pek mümkün değil. Bazıları normal olarak düşünebilir fakat bu kanama fazla ise ileride kansızlık, taşikardi, halsizlik gibi sorunlar ile karşılaşabilir. Bunun en büyük sebebi ise normalin bilinememesidir.

Hangi tür kistlerden âdet düzensizliği oluşur?
Kistler aslında yumurtanın büyümesi sonucu oluşur. Bazen kistler 3-4 cm kadar büyüyebilir daha sonrasında âdet kanaması ile birlikte atılabilir. Bu fizyolojik bir olaydır. Âdet zamanından sonra kist kayboluyorsa korkulmaması gereken bir durumdur. Çikolata kistleri, dermoit, ya da tümoral kistler âdette düzensizlik yaratabilir. Bunun için ultrasonografi, kan tahlilleri gibi tetkikler yapıyoruz. Hatta MR gibi yöntemlere de başvurabiliyoruz. Buna göre de hastayı ameliyat edip etmemeye karar veriyoruz.

Kistlerin en büyük belirtisi âdet düzensizliği midir?
Âdet düzensizliği bir sürü faktöre bağlıdır. Mesela bir stres bile yaşasanız kanamanız hemen gelebiliyor ya da geç gelebiliyor biz düzensizlik yaşanabiliyor. Kistlerde hormonel bir düzensizlik yapıp adet düzensizliği yapabilir veya ağrı yapabilir bazen de hiçbir belirti göstermeyebilir. Fakat sadece adet düzensizliği şikayeti ile gelip kist gördüğümüz hastalarımızda oldu. Bazı testler ve taramalar yaparak net bir şey söylemek daha mümkün oluyor.

Her kadının jinekoloji uzmanına görünmesi gerekiyor mu?
Kesinlikle. Bir rutin kontrol altında olmak gerekiyor. Check-up yaptırmakta her zaman fayda var. Erken fark edilmesinde daha fayda var.

Bir kadın âdet zamanında kaç ped kullanıyor ise normaldir?
İlk 3 gün kanama biraz fazla olabilir. Bir bayan günde 2-3 ped kullanıyorsa normaldir. İlk günler 5 pedi geçmiyorsa bu normal olarak kabul edilebilir. Fakat ped objektif bir ölçüm aracı değildir. Sonuçta bayanlar pedlerini çok sık değiştiriyor olabilirler. Ped kullanımı birazda hijyen açısından kişiye bağlıdır. Tıbbı açıdan bakıldığında ise 80 cc üzerinde olmaması gerekiyor.

Anne kaç yaşında âdet görmeye başladıysa kız çocuğu da o yaşta mı âdet görmeye başlıyor?
Anne ve kız arasındaki genetik bağlardan dolayı bu olayın gerçekleşmesi mümkündür. Böyle olayları görüyoruz. Özellikle erken menopoz için aile öyküsünü mutlaka sorguluyoruz. Anne veya anneanne erken menopaza girmiş ise bu kız çocuğu içinde bir risktir. Bu tür kişilerde yumurtalık rezervlerine bakılarak ve kan testleri yapılarak bir karara varılabilir. Gerekiyorsa yumurtalıkları dondurma işlemi öneriyoruz.  Evli olmasanız dahi belirli durumlarda yumurtalıkları dondurabiliyoruz. Bu Türkiye’de yasaldır.

Yumurtalıklar maksimum kaç yıl dondurulabiliyor?
Şu andaki yasaya göre 5 yıl dondurul saklanabiliyor. 5 yıl sonra tekrar bir değerlendirme yapılabiliyor.

Dondurulan yumurtalıklar nerede saklanıyor?
Özel nitrojen ve azot içerisinde saklanıyor. Özel dondurma tankları var onların içinde saklıyoruz. Bu tanklar da tüp bebek merkezlerinde bulunuyor.

Polikistik over durum dışında âdet düzensizliğini tetikleyen farklı hastalıklar var mı?
Tabiki. Bazen rahim içerisindeki durumlarda âdet düzensizliği yapabiliyor. Polipler ya da miyomlar da düzensiz kanama görülmesine sebep olabiliyor.

Miyom sadece 40 yaş üzerindeki kadınlarda mı görülüyor?
Hayır. Sadece 40 yaşındaki bireylerde değil bütün bayanlarda hatta genç kızlarda da görülebilir. Evlenmemiş ya da 15 16 yaşlarında aşırı şiddetli kanaması olan hatta kanamanın fazlalığından dolayı şoka giren hastalarımız da oluyor. Bunları incelediğimiz de ise rahim içerisinde miyom olanlarda var.

Genç yaşta menopoza gireceğini fark eden kadın jinekoloğa giderse tedavi olarak menopoz olmayı geciktirebilir mi?
Hayır. Genç yaşta olsa dahi menopoz ötelenebilir bir şey değildir. Sonuçta bir yumurtalık rezervi ile doğuyoruz ve bu rezerv tükendiğinde de bayanlar menopoza giriyoruz. Doğduğumuzda rezerv ne kadar ise o şekilde gidiyor. Bunu arttırmak mümkün değildir. Çünkü menopozu ne geciktirebilirsiniz ne de engelleyebilirsiniz. Hatta menopoza giren bir bayana ilaç vererek âdet gördürtmek çok yanlış bir davranış.

Âdeti geciktirmek için kullanılan ilaçlar âdet düzenini bozar mı?
Evet. Bunların düzensiz kullanılması âdet düzenini bozar. Özellikle yaz aylarında denize giren bayanlar âdetlerini geciktirmek için bu tür ilaçları kullanıyorlar. İlaç ile âdet geciktirme sık kullanılan bir yöntem. Bu ilaçların ne sıklıkla kullanıldığına bağlı. Çok sık kullanıyorsanız rahim kalınlaşması görülebiliyor ya da daha sonrasında çok şiddetli bir kanama görülebiliyor. Mecbur durumlarda ilaç ile âdet geciktirilebilir. Çok fazla tehlikesi bulunan bir yöntem değildir fakat yine de dikkatli olmak gerekir.

Âdet sancısı için önerileriniz nelerdir?
Âdet sancısını az veya çok olarak her bayan yaşıyor. Bu sancılar basit ağrı kesiciler ile geçebildiği gibi her sancısında acile başvuran hastalarımızda oluyor. Bunlarda günlük yaşantıyı, konforu, mesleki hayatı ciddi derecede etkileyebiliyor. Hatta bazı platformlar üzerinde neden âdet oluyoruz diye tartışmalarda oluyor. Bazı tedaviler ile âdeti 3 ay da bir ya da 6 ay da bir görme çalışmaları da var. Bunun ile doğurganlığı azaltmış olmuyorsunuz sadece hormonların düzeni ile biraz oynamış oluyorsunuz. Fakat bu uç tartışmalardan birisi.

Âdet sancıları kişinin sosyal hayatını etkiliyorsa bu bir sorundur. Ben bayanım bu benim kaderimde var âdet sancısı çekmek zorundayım düşüncesine kapılanlar da var fakat bunun sebebine bakılması lazım. Altta yatan problem hiçbir şey olmayabilir.

Âdet sancısında ağrı kesici almak zararlı mıdır?
Hasta eğer çok sancı çekiyorsa ağrı kesici alabilir. Ağrı kesici de bir tedavidir. Çok fazla kullanıldığında kanamayı da azaltır. Ağrı kesiciler ile sancıları dinmeyen kişilerde doğum kontrol hapı kullanıyoruz. Tabiki bunları kullanmak için herhangi bir sorununuz olmaması tüm muayenenizin normal olması gereklidir. Eğer sancı ilaçlarla da durmuyorsa cerrahi müdahale gerekebilir.

Endometriozis tehlikeli bir hastalık mı?
Sonuçta bir kanser değil ama bazı hastalıklar vardır öldürmez süründürür derler. Endometriozis de bunlardan bir tanesi. Endometriozis bir tehlike oluşturmuyor ama yaptığı rahatsızlarla hastanın hayat konforunu bozabiliyor. Tekrarlayan cerrahileri geçiren hastalarımız olduğu gibi bağırsak ameliyatına kadar giden, idrar yolları ile ilgili ameliyatlar yapılan bir hastalık olabiliyor. Âdet sancısı gören bayanların göz ardı etmemesi lazım bir jinekoloğa görünmeleri lazım. Endometriozis hastalığı görülebiliyor. Bunun tedavisi edilmesi lazım. Çünkü bu sadece âdet sancısı yapmayacak ilerleyen zamanlarda çocuk sahibi olacağınız zaman da sıkıntılar oluşturabilir.

Hangi tarzdaki âdet sancıları tehlikeli değildir?
Sancılar hayatı çok etkilemiyorsa yani sosyal yaşamınıza bir zararı yoksa bu normal kabul edilebilir. Fakat bazı hastalar âdet sancısı gördüğünde işe gitmediğini evden dışarı çıkmadığını söylüyor. Bu önemli bir durum. Tabi ağrı eşiği de kişiden kişiye değişkenlik gösterebiliyor. Ama önemli olan bu sancılar hastanın konforunu bozuyorsa kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir durumdur.

En hafif tedavi yöntemi nedir?
Ağrı kesiciler ile bu durumun önüne geçilmiyorsa hastalara doğum kontrol hapı öneriyoruz. Sonrasında hala sancılar günlük yaşamı bozmaya devam ediyorsa cerrahi yöntem öneriyoruz.

Cerrahi yöntemler ne kadar sürüyor?
Uzunluğu hastada ne olduğuna bağlı. Bazen bir miyom bazen de bir çikolata kisti bulabiliriz. Hastalığın türüne göre cerrahi yöntemin süresi değişiyor.

Erkeklerde kısırlık hangi sebepten dolayı oluşur?
Bunun pek çok sebebi vardır. Öncelikle erkekte sperm sayımı yapılmalı ve sperm kalitesine bakılmalıdır. Spermlerin hareketlerine ve şekillerine bakarak bir sonucun söylenmesi daha doğru olur.

Yayınlandığı Kategori Jinekolojik Sorunlar
Cumartesi, 16 Ocak 2010 17:38

Endometriozis

Endometrioz Rahimin iç kısmını döşeyen zar tabakasına endometirum adı verilir. Endometrioz rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanaması şeklinde dışarıya dökülen endometriumun vücutta rahim dışında bir yere yerleşmesi olarak tanımlanır.
Endometrioz özellikle menstural dönemde ağrıya neden olabilir. Bazı kadınlarda bu ağrı hafif, ama bazıları içinse şiddetlidir. Endometrioz kısırlığa yol açabilmektedir.

Endometrium Rahim içi tabakası bir kadının aylık menstural döngüsündeki değişikliklere yanıt verir. Bu değişiklikler yumurtalıklardan kaynaklanan hormonlar sebebiyle gerçekleşir. 28 günlük periyodda gerçekleşen olaylar şöyledir (adetinizin 1. günü 1. gün olarak hesaplanır :

  • 5. gün civarı östrojen hormonu endometriuma olası bir hamilelik için büyümesi ve kalınlaşması için sinyal gönderir.
  • 14. gün civarı yumurtalıktan bir yumurta salıverilir. Bunu yumurtlama denir. Bu süreçte kadın hamile kalabilir. Bu yumurta rahme bağlı fallop tüplerinden birine doğru ilerler; burası spermle birleşip dölleneceği yerdir. Eğer döllenirse, yumurta rahme gider ve büyümeye başlar. Hamileliği sırasında kadında menstural periyod gerçekleşmez.
  • 28. gün civarı, eğer yumurta döllenmemişse , hormon seviyeleri düşer ve endometrium dökülür (adet döngüsü)
  • Endometriumun büyümesi ve kalınlaşması bir sonraki döngüde tekrar gerçekleşir.

Endometrioz Nedir? Endometrioz rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanaması şeklinde dışarıya dökülen endometriumun vücutta rahim dışında bir yere yerleşmesidir. Genellikle pelvis içinde şuralara yerleşir :

  • Yumurtalıklar
  • Fallop tüpler
  • Rahmin dışı
  • Rahmin arkasındaki alan
  • Bağırsak
  • İdrar kesesi
  • Rektum (Barsağın makada bitişik düz parçası)

Endometriyal doku pelvisteki organlara saldırabilir. Nadir olsa da, vücudun diğer alanlarında da görülebilir.
Rahim dışındaki endometriyal doku, rahim içindeki endometriyal doku gibi hormonlardaki aylık değişikliklere tepki gösterir. Dökülme ve kanama yapar. Bu kanama özellikle adet döneminde ağrıya sebep olabilir. Bu dokunun her ay dökülmesi ve kanaması adezyon denilen yara dokularına sebebiyet verebilir. Bazen adezyonlar organları birbirine bağlayabilir. Adezyonlar da ağrıya sebep olabilir. Eğer kan adezyon yüzünden yumurtalıkta kalmışsa, endometrioma oluşturabilir. (çikolata kisti)
Endometriozun sebebi bilinmemektedir. Bir teoriye göre menstural periyod sırasında kan gerilye doğru akar ve rahmin içindeki dokuyu fallop tüplere taşır. Daha sonra bu doku tüplerden çıkar ve başka yerlere yerleşir. Başka bir teoriye göre de; endometrial dokular kan ve lenf damarları yoluyla taşınır.
ABDde çocuk doğurma yaşındaki kadınların % 7sinde endometrioz vardır. 30-40lı yaşlardaki kadınlarda çok rastlanır bir durumdur ama adet olan her kadında herhangi bir dönemde de rastlanabilir. Endometrioz daha çok hiç çocuk doğurmamış kadınlarda rastlanır. Annesi, kız kardeşi veya kızında endometrioz olan kadınlarda daha çok rastlanır bir durumdur.
Endometrioz semptomları zamanla kötüleşir. Tedavi olmamış kadınların yarısından fazlasında ve tedavi olanların da % 20sinde gelişir.

Endometrioz Semptomları Endometriozun semptomları arasında pelvik ağrı da vardır. Bu tür ağrı cinsel ilişki, bağırsak hareketleri veya idrara çıkma sırasında veya adet öncesi de gerçekleşebilir. Endometrioz lekelenme veya kısırlığa da yol açabilir.
Bu semptomlar endometriozun göstergesi olabileceği gibi, başka hastalıkların da göstergesi olabilirler. Bu semptomlardan herhangibiri sizde varsa, bir an önce doktorunuza başvurunuz.
Ağrının miktarı durumunuzun ciddiyeti hakkında bilgi vermez. Örneğin, az ağrısı olan kadınların durumu ciddi; çok ağrısı olan kadınların durumu hafif olabilmektedir.
Bazı endometriozlu kadınlarda hiçbir belirti görülmeyebilir. Hatta hamile kalamadıkları için doktora gittiklerinde bile endometriozu olduğunu anlayan kadınlar da mevcuttur. Kısırlık problemi olan kadınların üçte birinde endometrioz vardır.
Hamilelik sırasında endometrioz semptomları hafiflemektedir. Aslında, endometriozu hafifletmek amacıyla kullanılan çoğu ürün, hamileliğin hormonal etkilerine dayanmaktadır.

Teşhis Doktorunuz pelvik muayene esnasında normal olmayan birşeylerden şüphelenebilir. Endometrioza doğrudan teşhis koymanın tek yolu vücudun içine bakmaktır. Bu da genellikle laparoskopi ile yapılır. Laparoskopi genellikle genel anestezi altında yapılır. Doktor göbek hizasından küçük bir kesi yapar. Laparoskopi sayesinde doktorunuz pelvik organlarınızı inceleme fırsatı bulur. Bu sayede endomtiozisin boyutu konusunda yorum yapabilir.
Bazen bu prosedür sırasında küçük bir doku alınır, buna biyopsi denir. Alınan donunun laboratuvarda incelenmesi teşhis için önemlidir.
Endometrioz aynı zamanda laparoskopi ile de tedavi edilebilir. Eğer prosedür esnasında endometriyal doku bulunursa, doktorunuz bunu almayı tercih edebilir.

Tedavi Endometriozun tedavisi semptomlarınıza ve çocuk sahibi olmak isteyip istemediğinize bağlıdır. İlaç, ameliyat veya ikisi ile birden de tedavi edilebilir. Semptomlar geri gelebileceği gibi, tedavi ağrının azalmasını sağlayabilir.

İlaçla Tedavi Ağrıyı azaltmak için hormon tedavisi uygulanabilir. Hormonlar endometriyal dokunun büyümesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir. En çok kullanılan hormon tedavileri arasında; doğum kontrol hapları, gonadotropin-releasing hormone (GnRH) agonistleri, progestin ve danazoldur. Fakat birçok kadın ilaçla tedavi yöntemi ile ağrılarından kurtulamamaktadır; çünkü ilaçlar, ağrıya sebebiyet veren adezyonları veya yara dokusunu ortadan kaldırmaz.
İlaçla tedavi her kadına uygun bir yöntem değildir. Birçok ilaçta hormon tedavisi ile ilgili bazı yan etkiler de mevcuttur. Yine de bazı kadınlar ağrının geçmesini ilaçların yan etkilerine tercih ederler.

Doğum Kontrol Hapları : Doğum kontrol hapları sıklıkla endometrioz semptomları için hastaya reçete edilmektedir. Bu haplarda var olan hormon adet döngüsünün düzenliliğini; ağrısız ve kısa geçmesini sağlar. Doğum kontrol haplarının endometriozu küçülttüğü veya doğurganlığı arttırdığı konusunda bir kanıt bulunmamaktadır.

GnRH Agonistleri : GnRH menstural döngüyü kontol altında tutmaya yarayan bir hormondur. GnRH agonistleri insandaki GnRHa benzer nitelikte olan ilaçlardır ama çoğu zaman doğal içerikten daha kuvvetlidirler. GnRH agonistleri yumurtalıkları devre dışı bırakarak östrojen seviyesini düşürürler. Bu prosedür, menopoza benzer geçici bir süreç yaratır.
GnRH agonistleri iğne ile, bir implant ile veya burun spreyi vasıtasıyla ile verilebilirler. Genellikle endometrioz yamaları küçülür ve ağrı hafifler. GnRH cinsel ilişki sırasındaki ağrının da ortadan kalkmasına yardımcı olur. GnRH kullanan kadınlarda sıcak basmaları, baş ağrıları ve vajinal kuruluk olabilmektedir.
GnRH ile tedavi genelde 6 ay civarında sürer. GnRH kullanımınız bittikten 6 - 10 hafta sonra tekrar adet görmeye başlarsınız. Endometrioz semptomları, GnRH kullanmış özellikle de semptomları şiddetli olan kadınların yarısında, tekrar ortaya çıkabilmektedir.

Progestin : Progestin hormonu endometrioz yamalarını küçültmek için de kullanılır. Progestin doku üzerindeki östrojenin etkileriyle savaşır. Progestin kullanırken adet görülmez. Progestin iğne veya hap şeklinde alınabilmektedir.
Danazol : Danazol endometriyal dokuyu küçülten sentetik bir hormondur. Hap şeklinde alınır ve adet görmenizi engeller.
Danazol pelvik ağrı ve cinsel ilişki sırasında olan ağrıyı azaltmakta çok işe yarar. İlacı almayı bıraktıktan sonra 6 hafta için endometrioz semptomları genellikle geri döner. Danazolun yan etkileri arasında kilo artışı, sivilcelenme, ses değişikliği ve saç uzaması yer alır.
Danazol tedavisi herkese uygun bir tedavi değildir. Karaciğer, böbrek ve kalp problemi olan bayanlar danazol kullanamazlar.
Operasyon Operasyon endometriozu ve çevresindeki yaralı dokuyu almak için yapılabilmektedir. Sağlıklı yumurtalıklar ve normal fallop tüpler olası bir hamilelik şansını arttırmak amacıyla içeride bırakılır.
Yakın bir zamana kadar endometrioz operasyonları laparotomi (açık ameliyat) ile yapılmaktaydı. Bu operasyon, laparoskopiden daha kapsamlı bi operasyondur. Şu anda ise laparoskopi daha çok tercih edilmektedir. Laparoskopinin açık ameliyata göre çok fazla yararları mevcuttur. Hastanede daha kısa süreli yatış, daha küçük bir kesik ve daha çabuk iyileşme gibi avantajları vardır.
Tüm durumlarda laparoskopi uygulanamamaktadır; bazen laparotomi de gerekli olmaktadır.
Operasyon hem ağrının giderilmesi hem de kısırlık tedavisi açısından başarılıdır ancak semptomlar zamanla geri dönebilmektedir. Birçok hastada, hastalığın tekrarlamasını önlemek için hem operasyon hem de ilaçla tedavi uygulanmaktadır. Operasyon geçirmiş kadınların üçte birinde 5 yıl içerisinde tekrar bir ameliyat ihtiyacı ortaya çıkabilmektedir. Hastanın ağrısı çok şiddetli ve geçmiyorsa, doktor rahim, tüpler ve yumurtalıkların alınmasını önerebilir. Bu operasyondan sonra hasta bir daha adet görmez ve hamile kalamaz.
Hastalıkla Başa Çıkmak Endometriozu olan kadınlar bazı yaşamtarzı değişiklikleri yapmaktadır. Bu değişikliklere egzersiz, sağlıklı bir diyet programı takip etmek ve bazı rahatlatma teknikleri uygulamak dahildir. Kendini zinde hissetmek stresle başa çıkmayı ve ağrının üstesinden gelmeyi kolaylaştırıcı bir etki yapabilir.

Yayınlandığı Kategori Çikolata Kisti

İletişim Kanallarımız

Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok.
Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
İzmir: (0232) 464 20 55 ve (0530) 877 10 57
Whatsapp: (0536) 828 24 90
dr@fatihsendag.com

İletişim Formu

Form by ChronoForms - ChronoEngine.com
Copyright © 2019 Prof. Dr. Fatih Şendağ www.fatihsendag.com.

Lütfen telefon numaranızı girin
sizi arayıp bilgi verelim.

We are calling your phone

0:00

Thanks,
We will call you back soon.

Whatsapp
Whatsapp iletişimi

Beni geri arayınız

Bana Ulaşın

Bana Ulaşın

Close