• (0232) 464-20-55
  • (0530) 877-10-57
  • (0536) 828 24 90
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Çarşamba, 06 Eylül 2017 16:35

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi; sözlük anlamı olarak karın(batın) içine bakmak anlamına gelen Latince bir kelimedir. Terimsel olarak ise özel bir mercek içeren teleskoba benzeyen bir alet kullanılarak karın bölgesine kamera yardımı ile müdahalede bulunmak demektir. Laparoskopide ana alet minik bir bir kameradır. İşlem genel anestezi uygulanarak, hasta uyutulduktan sonra uygulanır. Hasta uyuduktan sonra göbek deliğinden uzun bir iğne ile karın boşluğuna girilir ve karbondioksit gazı verilir. Karbondioksit gazı verilmedeki amaç, karın boşluğunu şişirerek bağırsakları itmek ve ameliyat için uygun bir ortam oluşturmaktır. Daha sonra göbek deliğinin içine 1 santimetre kadar kesik açılarak. 10 mm genişliğinde bir boru karın boşluğuna yerleştirilir. Bu borunun içine de ışıklı bir kamera yerleştirilir. Ameliyatın sonunda tüm aletler çıkarılır kanama olup olmadığı kontrol edilir. Karın içerisindeki gaz boşaltılır ve kesiler onarılır.

Laparoskopi klasik cerrahiye göre hastanede daha kısa kalınması, daha küçük ameliyat kesileri ve daha hızlı iyileşmesi nedeni ile avantajlıdır. Neredeyse tüm cerrahi alanlarda kullanılan bu teknik tanısal ve tedavi edici olarak 2 şekilde uygulanır. Tanı amacıyla yapılan laparoskopide herhangi bir cerrahi işlem yapılmaz. Sadece küçük bir kesi açılır ve kamera yardımıyla karın bölgesinin için kontrol edilir. 

Laparoskopi ile yapılan müdehalelerden sonra hasta çok kısa zaman içerisinde ayağa kalkabilir, pansumanları evinde kendisi açıp yenileyebilir, iki günden sonra banyo yapabilir ve normal gıdalarla beslenmesine devam edebilir. Kısacası kesik yeri küçük olduğu için iyileşme süreci oldukça hızlıdır. 

Laparoskopi yönteminin en çok kullanıldığı ameliyat safra kesesi ameliyatıdır. Ayrıca erkeklerde daha çok görülen kasık fıtığı tedavisi, kapalı dalak, mide fıtığı ve böbrek üstü bezleri ameliyatlarında da en çok kullanılan cerrahi yöntemdir. Aynı zamanda birçok kadın hastalıkları ameliyatında da kullanılmaktadır. Örneğin tek delikten rahim çıkarılması, çikolata kistlerinin çıkarılması gibi bir kadın hastalıkları için de yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Yayınlandığı Kategori Laparoskopi - Histeroskopi - Endoskopi
Cuma, 21 Aralık 2012 12:58

Kansız Bıçaksız Ameliyat

Universal Ege Sağlıktan kansız bıçaksız ameliyat
HALK arasında "kapalı, kansız, bıçaksız ameliyat" olarak da bilinen laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar, hastaların kısa sürede ayağa kalkmasını sağlıyor. Universal Ege Sağlık Hastanesi Kadın Hastalıktan ve Doğum Bölümü ekibi tarafından, bu alanda bir referans hastane olma yolunda önemli operasyonlar yapılıyor. Kapalı ameliyatlar, kadın hastalıklarının tedavilerinde uygulanabiliyor. Jinekolojik operasyonların tamamına yakınının kapalı yöntemle yapılabildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Fatih Şendağ, "Laparoskopik yöntemle, yaralar çok kısa sürede iyileştiği ve ameliyatın ertesi günü ayağa kalkılabildiği için hastalar tarafından daha çok tercih ediliyor. Özellikle çalışan kadınların iş yerinden uzun süre izin almalarına gerek kalmayacağı için büyük konfor sunan bu ameliyatlar, uzun süre iş gücü kaybını en aza indiriyor" dedi.
Enfeksiyon riskini azaltıyor
Prof. Dr. Fatih Şendağ laparoskopik yöntemin göbek altında açılan milimetrik bir delikten girilerek uygulandığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Ameliyat sonrası çok daha az ağrı oluyor, iz kalmıyor. Estetik açıdan kadınlarımız açık ameliyat olanlara göre daha mutlu oluyor. Laparoskopi genelde hastanede yatış bile gerektirmiyor ya da
en fazla bir gece yatma ihtiyacı olabiliyor. Enfeksiyon kapma riski azalıyor ve normal hayata dönüş süresi kısalıyor. Çoğu hastamız 3 - 4 gün içinde normal yaşamına
dönüyor. Tüm bu avantajları nedeniyle bu ameliyat hem patron dostu, hem de kadın dostu diyebiliriz."
Laparoskopinin bir diğer üstünlüğünün ise karın kesisine bağlı komplikasyonlardan (enfeksiyon, yara açılması ve fıtık) sakınılması olduğuna dikkati çeken Şendağ. "Birçok kadın hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntem, ameliyat sonrası kadınlarda oluşan kısırlık riskini de azaltmaktadır" dedi.
Universal Ege Sağlık Hastanesinin Kadın Hastalıkları ve Doğum ekibi; Op. Dr. Burak Zeybek, Op. Dr. Alper Biler ve Op. Evrim Berberoğlundan oluşuyor.
haber1
Yayınlandığı Kategori MEDYA
Pazartesi, 12 Şubat 2007 00:00

Kısırlığa Kansız Bıçaksız Tedavi

02122007-milİnciraltındaki Crown Plazada, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği İzmir Şubesince lnfertilite (kısırlık) Olgularında Birincil Yaklaşım" konulu bilimsel toplantı düzenlendi, Ege Üniversitesinden Doç. Fatih Şendağ da konuşmacı oldu, Halk arasında kansız ya da kapalı ameliyat olarak bilinen modern cerrahi yöntemi laparoskopinin kısırlık araştırmalarında da kullanıldığını bildirdi. Şendağ, "Kadın daha önce yumurtalık veya rahimle ilgili iltihaplı bir hastalık geçirmişse veya karın bölgesinde herhangi bir ameliyat uygulanmışsa yumurtalık kanallarındaki durumu değerlendirebilmek için laparoskopi yapılır" diye konuştu.

(Milliyet Ege)

02122007-mil
Yayınlandığı Kategori MEDYA
Çarşamba, 04 Mart 2009 00:00

Kadın Hastalıklarına “Kapalı” Tedavi

Birçok kadın hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntem, ameliyat sonrası kadınlarda oluşan kısırlık riskini azaltıyor. Jinekolojik Endoskopi Derneği Genel Sekreteri, Ege Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Şendağ, birçok kadın hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntemin, ameliyat sonrası kadınlarda oluşan kısırlık riskini azalttığını söyledi. Şendağ, göbek deliği altında açılan milimetrelik bir delikten girilerek uygulanan kapalı yöntem tedavinin sonucunda, iz kalmadığını, hastanede enfeksiyon kapma riskinin azaldığını, normal hayata dönüş süresinin kısaldığını ve yumurtalık kanallarının tıkanarak kısırlık oluşmasına engel olduğunu kaydetti.

Şendağ, kasık bölgesinden 1/2 santimetrelik kesilerden özel aletlerle girilerek, çeşitli jinekolojik operasyonların yapılmasının mümkün olduğuna dikkati çekerek, "En sık yapılan operasyonlar, yumurtalık kistleri, çikolata kistleri, miyom ve yumurtalık kanallarıyla ilgili operasyonlardır. Gerektiğinde sebebi belli olmayan kronikleşen kasık ağrıları veya belli hastalarda kısırlık sebebinin araştırılması ve tedavisinde laparoskopi uygulanmaktadır" dedi.

Doç. Dr. Fatih Şendağ, amaçlarının, "laparoskopi ve histeroskopi (özel bir kamera sistemiyle rahim içinin görüntülenmesi) yapan hekimlerin sayısının artmasını sağlamak" olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Laparoskopinin açık ameliyata göre çok fazla avantajı var. Ancak buna rağmen laparoskopi, ne yazık ki Türkiyede yeterli seviyede yapılmıyor.
Doktorlar bu konuda yeterince eğitilmediği ve devlet destek olmadığı için kapalı yöntem fazla uygulanmıyor. Türkiyede ilk defa EÜ Tıp Fakültesinde sanal gerçeklik simülatörleri aracılığıyla laparoskopi eğitimi veriliyor. Dernek olarak en büyük hedeflerimizden biri, ülke gerçeklerine uygun bir laparoskopi eğitim modeli geliştirerek, bu eğitimi ülke geneline yaymak."

Şendağ, rahim tabakasının yumurtalıklara yerleşmesiyle oluşan ve ilerlemesi ya da yanlış ameliyat edilmesi sonucu kısırlığa neden olan, çikolata kistlerinin tedavisinde de kapalı yöntemi tercih ettiklerini söyledi.

(Sağlık Merkezi)

04032009-saglikmerkez
Yayınlandığı Kategori MEDYA
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünde öğrenciler ve asistanlar, kapalı operasyonları bilgisayarda tecrübe ediyor. Özgüvenleri artıyor, gerçeğine hazır hale geliyorlar Kansız, neştersiz yöntem HALK arasında kapalı (kansız-neştersiz) ameliyat olarak bilinen endoskopik cerrahi eğitiminde, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında son teknolojiden yararlanılıyor. Türkiyeye ilk defa kurulan sanal eğitim programıyla, öğrenciler ve asistanlar ameliyat tecrübesini önce bilgisayar ortamında ediniyor. ediniyor. El-göz-beyin koordinasyonlarını geliştiriyor.

Sanal hoca da var
ANABİLİM Dalı Başkanı Prof. Onur Bilgin, "Cerrahın özgüven kazanması ve geliştirmesi için çok önemli bir eğitim" diyor, şu bilgileri veriyor: "Kanser dahil her türlü kadın hastalığı endoskopik yöntemle ameliyat edilebiliyor. Bilgisayar ortamındaki her safhası sanal hoca tarafından izleniyor. Program, ameliyatı yapana puan da veriyor. Yani performansını, başarısını ölçüyor."
NESRİN COŞKUN (Milliyet)

Yayınlandığı Kategori MEDYA
Salı, 19 Aralık 2006 02:00

Sanal Ortamda Ameliyat

Geleceğin doktorları, ameliyatları önce bilgisayar ortamında yapıyor, deneyim kazanıyor. Simülatör sistemi, Türkiyede ilk kez Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında kuruldu. Başkan Prof. Dr. Onur Bilgin, "Amacımız, öğrencilerimizin el becerilerini geliştirmek. Tüp bağlanması, miyom, dış gebelik gibi operasyonları bu şekilde de öğreniyorlar" dedi.




(Milliyet Ege)





Yayınlandığı Kategori MEDYA
Pazartesi, 09 Ekim 2017 23:21

Septum ve Tedavisi

Rahim ve bazı durumlarda alt genital sisteme dahil olan vajenin kız bebeğin anne karnında iken olan kusurlu gelişiminden kaynaklanır. Nedeni belli değildir. En sık görülenler rahim ve vajenin gelişimine iki parça halinde başlayıp orta hatta birleşememesi sonucu oluşan anormalliklerdir. Bunlara füzyon defektleri denir.  Füzyon defektleri içinde en sık görüleni septumdur. Septum rahmin bir duvar veya perde ile yukarıdan aşağıya doğru ikiye bölünmüş olmasına verilen isimdir. Derinliğine göre yani rahmin alt bölmesine ne kadar indiğine göre şiddeti değişir. Daha az sıklıkla olmak üzere bikornus uterus, didelfis uterus ve diğer füzyon defektleri de görülebilir.

Septum neden önemlidir?

Özellikle septum düşük ve erken doğumlardan sorumlu olabilir. Önceleri sadece geç düşükler septuma bağlanırken bugün erken düşüklere de yol açabileceği kabul edilmektedir. Septum aynı zamanda gebe kalmayı da engelleyebilir. Bu her ne kadar tartışmalı olsa da başka bir neden bulunmayan kısır çiftlerde septum sorumlu tutulmaktadır. 

Septum tanısı nasıl konur?
Tanı vajinal ultrason ile konabilir. Rahim filmi de tanıda yardımcıdır ancak septum ve bikornus ayırıcı tanısını yaptırmaz. Histeroskopi ve beraberinde laparoskopi ile tanı kesinleşir. Biz tanıda vajinal yolla yapılan 3 boyutlu ultrasondan yararlanıyoruz. Tüplerina açık olup olmadığına bakmak istemiyorsak rahim filmi çektirmiyoruz. Histerskopi yaparken de laparoskopiyi yapılması için başka bir gerekçe yoksa uygulamıyoruz. 

Septum nasıl tedavi edilir?
Septumun altın standart tedavisi histeroskopi ile kesilmesidir. Kesme işlemi makas, elektrik enerjisi veya lazer kullanılarak yapılabilir. En fazla kabul gören yöntem elektrik enerjisi ile septumun kesilmesidir. Deneyimli ellerde tedavi çok başarılıdır ve daha önce düşük ve erken doğum öyküsü olan kadınların %90’ında doğum ile sonuçlanan gebelik elde edilebilir. Kısa bir genel anestezi ile vajinal yoldan yapılan cerrahi sonrasında hastanede kalmak gerekli değildir. Komplikasyonları son derece az görülür. En önemlisi rahim ağzının genişletilmesi sırasında veya kesme işlemi sırasında rahmin delinmesidir. Bu olasılık deneyimli cerrahlar arasında pek görülmez. Bikornus ve didelfis uteruslar ise zorunlu kalınmadıkça tedavi edilmemelidir.

Yayınlandığı Kategori Jinekolojik Sorunlar
Pazartesi, 09 Ekim 2017 22:35

Laparoskopik Myomektomi

Jinekolojik endoskopik cerrahi girişimlerin belki de en fazla tartışma konusu olanı laparoskopik myomektomidir. Laparoskopik olarak yapılan cerrahinin laparotomi ile yapılana kıyasla bazı kanıtlanmış avantajları vardır. Bu avantajların hepsi laparoskopi için kullanılan ulaşım kesilerinin laparotomi kesisine oranla çok daha küçük olmasından kaynaklanır. Küçük kesilerden yapılan operasyon sonucunda postoperatif analjezik gereksinimi daha az, hastanede kalış süresi daha kısa ve normal aktiviteye geri dönüş daha hızlı olmaktadır. Laparoskopik uygulamalar ve özellikle komplike laparoskopik cerrahi laparotomi ile yapılana oranla genelde daha uzun sürmekte ve tek kullanımlık aletlere ile yapıldığında daha pahalıya mal olmaktadır. Laparoskopi ve laparotomi arasında cerrahinin sonuçları ve ölçülebilir sonuç verileri arasında ise myomektomi için farklılıklar genelde gösterilememiştir. İntraoperatif ve postoperatif komplikasyonlar, adezyon formasyonu, fertilitenin restorasyonu ve postoperatif gebelik oranları gibi parameterelerde kıyaslandığında laparoskopi veya laparotomi ile yapılan myomektomiler arasında fark yoktur.

Farklı laparoskopik myomektomi teknikleri tanımlanmıştır. Myomun uterustan ve karından laparoskopik olarak çıkarılması klasik olarak laparoskopik myomektomi olarak adlandırılmaktadır. Burada uterus üzerindeki kas ve seroza defekti de laparoskopik olarak onarılmaktadır. Myom karın dışına morselasyon ile, Douglastan veya minilaparotomi ile alınabilir. Diğer bir sıkça kullanılan teknik ise myomun laparoskopik olarak uterustan çıkarıldıktan sonra uterusun bir minilaparatomi insizyonundan dışarı alınarak kas ve seroza defektinin onarılmasıdır. Buna laparoskopi ile asitse edilen myomektomi adı verilmektedir. Diğer tanımlanan uygulamalar arasında laparoskopik ultraminilaparotomik myomektomi, laparoskopik embolize myomektomi, ve laparoskopik myolizis ve kryomyolizis sayılabilir.

Laparoskopik myomektomi için endikasyonlar laparotomi ile yapılan myomektomiye kıyasla değişik değildir. Laparotomide olduğu gibi sadece semptomatik myomlar ve fertilte restorasyonu amacı ile operasyon yapılmalıdır. Sadece yapılabilirliği nedeni ile küçük ve semptom vermen myomlar için laparoskopi yapılmamalıdır. Laparoskopik myomektomi için kondisyonlar genellikle myomların özelliklerine bağlıdır. Myom sayısının üçten fazla olması, myomların 5 cm den büyük olması ve derin intramural lokalizasyon göstermesi, hastanın daha önce geçirilmiş pelvik operasyonlarının olması laparoskopik myomektomiyi zorlaştıran kondisyonlardır. Deneyimsiz cerrah ve yetersiz ameliyathane ve ekipman koşullarında ise laparoskopik myomektomi yapılmamalıdır. Laparoskopik myomektomi yapacak olan cerrahın intraabdominal sütür tekniklerine aşina olması ise şarttır.

Hastanın preoperatif hazırlığı da laparotomiden fazlaca farklı değildir. Preoperatif analog kullanımı tartışmalıdır. Daha az adezyon formasyonuna neden olabilmesi nedeni ile operasyonun folliküler fazda yapılması daha iyidir. Büyük myomlar embolize edildikten sonra laparoskopik olarak çıkarılabilir ancak bu konuda deneyim henüz yetersizdir.

Operasyon sırasında uterus içine manipülatör yerleştirilmesi şarttır. Aletlerin karın içine dahil edilmesi için kullanılan portların myom büyüklüğüne göre daha üstten açılması gerekebilir. Laparoskopik tribüşon veya tenakulum ve elektromekanik morselatör laparoskopik myomektomiyi kolaylaştıran en önemli iki alettir. Myomun mekanik olarak morsele edilmesi ise özellikle büyük myomlarda çok zaman kaybına yol açmaktadır.

Komplikasyonlar intraoperatif ve postoperatif olabilir. Değişik serilerde laparotomiye dönüş oranları %2-30 arasındadır. Teknik zorluklar ve kanama en önemli laparotomi gerektiren nedenlerdir. Derin intramural lokalizasyonlu ve 5 cm’aden büyük myomlarda laparotomiye dönüş riski daha fazladır. Postoperatif komplikasyonlar ise enfeksiyon, anormal skar iyileşmesi,adezyon formasyonu ve uterus kas tabakasının gebelik veya doğum sırasında ayrılmasıdır. Bu komplikasyonların laparotomi ile yapılan myomektomiye kıyasla farklı olmadığı kabul edilemektedir. Uterus kas tabakasının ayrılması konusunda literatürde bildirilmiş 6 olgu vardır. Adezyon formasyon oranları 5 ayrı çalışmada incelenmiştir. Ortalama adezyon oranı %44 adneksiyal adezyon oranları ise %26 dır. Bu oranlar laparotomi ile kıyaslandığında daha düşüktür. Laparoskopik myomektomi için adezyon riskinin daha fazla olduğu olgular myomun posterior lokalizasyonda olduğu ve yerleşimin derin olduğu olgulardır. Rekürrens oranları da randomize çalışmalarda farklı değildir. Myomların çok sayıda olması ve derin intramural lokalizasyon göstermeleri kümülatif rekürrens oranlarını yükseltmektedir. Laparoskopik myometomi sonrasında rekürrens değişik serilerde %12-44 arasında verilmektedir.

Laparokopik myomektomi sonrasında fertiliteyi inceleyen pek çok çalışma vardır. Fertilite isteği olan hastalarda gebelik oranları %50'ler civarındadır. Myomektominin infertilite nedeni ile yapıldığı durumlar içinse daha az veri vardır. İnfertilitenin multifaktoriyel olması nedeni ile tam oran vermek zor olmaktadır. Genelde kadın yaşının ileri olması, infertilite süresinin uzun olması ve diğer infertilite faktörlerinin varlığı gebelik oranlarını olumsuz olarak etkilemektedir.

Myomektominin laparoskopik veya laparotomiyle yapılmasını karşılaştıran randomize çaılşmalarda operasyon süresi genelde laparoskopik işlem için daha uzun olmasına rağmen, intaoperatif ve postoperatif komplikasyon oranları, postoperatif analjezik gereksinimi, hastaneden kalış süresi ve normal hayata dönüş süresi daha düşüktür. Fertilite ve adezyon formasyonu yönünden ise genelde fark olmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle iyi seçilmiş olgularda laparoskopik myomektomi tercih edilen yöntem olmalıdır.

Yayınlandığı Kategori Laparoskopi - Histeroskopi - Endoskopi

Myomektomi üreme yıllarında oluşan rahimdeki iyi huylu (kanser olmayan) kitlelerin yani myomların çıkarıldığı cerrahi bir işlemdir. İşlem esnasında cerrahın amacı myomları alarak rahmi yeniden düzenlemektir. Tüm rahmin alındığı histerektominin tersine myomektomi sadece myomların alınması ve rahmin bırakılması esasına dayanır.
Deneyimli bir cerrahın ellerinde myomektomi son derece güvenli ve etkili bir yöntemdir.

Neden Yapılır?
Doktorunuz problem yaratan myomlarda yani normal aktivitelerinize müdehale eden veya zayıflatan durumlarda myomektomi önerebilir;
- Çocuk yapma planınız varsa
- Myomlarınız infertiliteye sebep oluyorsa
- Rahminizin alınmasını istemiyorsanız

Başarılı Bir Hamilelik Şansınızı Arttırmak İçin
Myomların tam olarak nasıl infertiliteye etkisi olduğu veya hamilelikle ilişkisi henüz net değildir. Myomu olan birçok kadın hamile kalmakta zorluk yaşamazlar ve komplikasyonsuz bir hamilelik yaşarlar. Ancak sizde myom varsa ve hamile kalamıyorsanız veya birçok kez düşük yaptıysanız, doktorunuz sizi diğer potansiyel problemler konusunda dikkatlice değerlendirdikten sonra myomlar için bir tedavi düşünebilir.
Submukozal myomların rahim boşluğunu bozduğu, infertiliteye sebep olduğu ve alınması gerektiği konusunda kanıtlar mevcuttur. Ancak rahim duvarının içinde gelişen veya rahmin dışına doğru şişkinlik yapan intramural (duvar içi myomlar) ve subserosal (rahim dışına doğru büyüyen) myomlar konusuda ne yapmak gerektiği daha az nettir.
Myomektomi sonrası birçok kadın hamile kalabilmektedir. Yine de, operasyon sonrası bildirilen doğurganlık oranları geniş bir şekilde değişkenlik gösterir. Yapılan birçok çalışmaya göre myomektomi sonrası gebe kalmaya çalışan kadınların çoğu başarılı olmaktadır.

Riskler
Myomektominin çok düşük bir komplikasyon oranı vardır. Yine de operasyonu yapan cerrah çok önemlidir. Myomektominin içerdiği riskler şöyledir :
- Aşırı kan kaybı : Rahimde kan damarları ağı mevcuttur ve myomlar kendilerine kan akışı sağlamak için yeni damarların büyümelerini stimule ederler. Yani myomektomi esnasında, aşırı kanama riski karşısında ekstra önlemler alınmalıdır. Bu önlemler arasında rahim damarlarından akışı bloke etmek ve myomların çevresine ilaç enjekte ederek kan damarlarının sıkışmasını sağlamaktır.
- Yara Dokusu : Myomları almak için rahme yapılan kesiler adezyonlara (operasyon sonrası gelişebilen yapışıklıklar) sebep olabilir. Adezyonlar rahim içerisinde döllenmiş yumurtanın gelişimini bloke edebilir, ancak bu durum nadiren gelişir. Rahim dışında ise yakınlardaki yapılara karışarak bloke olmuş tüpler veya bağırsak düğümlenmesi ile sonuçlanabilirler.
- Yeni Myomların Gelişimi : Myomektomi yeni myomların gelişimine engel olmaz. Operasyon esnasında görülmeyen minik urlar büyüyerek semptomlara sebep olabilirler. Yeni myomların da gelişmesi mümkündür. Sadece bir myomu olan kadınların yeni myom geliştirme oranı birden çok myomu olanlara göre daha azdır. Eğer myomlar yeniden oluşursa, myomektomi tekrarı, histerektomi veya başka prosedürler yapılabilir.
- Doğum Komplikasyonları : Myomektomi geçirmiş olmak doğumda bazı komplikasyonlara sebep olabilir. Eğer operasyon esnasında cerrahınız rahim duvarına derin bir kesi yapmak durumunda kalmışsa, doğumu gerçekleştiren doktor doğum esnasında rahmin çatlamasını önlemek amacıyla sezeryan yapmak durumunda kalabilir.
- Rahmin Yapısını Yeniden Düzenleme Olanaksızlığı : Myomları alabilmek için cerrahınız bir boşluk bırakarak kas duvarını kesmek durumunda kalabilir. Bunu kapatmak için kat kat dikiş gerekir. Nadiren eğer kanama ciddiyse veya rahmi yeniden düzenleyemediyse, rahmin alınması gerekebilir.

Olası Operatif Komplikasyonlara Hazırlanma Stratejileri
Myomektomi risklerini minimize etmek için doktorunuz şunları önerebilir;
- Demir Takviyeleri ve Multivitaminler : Eğer adet kanamalarınızın şiddeti nedeniyle demir eksikliğiniz varsa ameliyat öncesi doktorunuz demir takviyesi almanızı önerebilir.
- Hormon Tedavisi : Anemiyi düzeltmenin başka bir stratejisi de ameliyat öncesi hormon tedavisidir. Doktorunuz menstürel kanamayı durdurmak veya azaltmak için Gn-RH agonist, doğum kontrol hapı veya diğer hormon tedavilerini kullanmanızı önerebilir. Terapi şeklinde verildiği zaman Gn-RH agonistleri östrojen ve progesteron üretimini bloke ederler, menstürasyonu durdururlar ve böylece hemoglobin ve demir depolamanızı sağlarlar.
- Myomları Küçültme Amaçlı Tedavi : Gn-RH terapisi gibi bazı hormonal tedaviler myomların ve rahmin küçülmesini sağlarlar, böylece cerrahın minimal invazif bir cerrahi yaklaşım (dikey bir kesi yerine, daha küçük yatay bir kesi veya açık ameliyat yerine laparoskopi) kullanmasına izin verilir. Gn-RH agonistleri çoğu kadında menopoz semptomları yaratırlar. (sıcak basmaları, gece terlemeleri ve vajinal kuruluk gibi) Ancak bu rahatsızlıklar ilaç kullanımının bitmesiyle beraber son bulur.

Nasıl Hazırlanacaksınız?
Operasyondan 8 saat önce hiçbirşey yemeyin ve içmeyin, midenizin boş olduğundan emin olun. Eğer ilaç kullanıyorsanız, operasyon öncesi ve sonrası bunlara devam etme konusunu doktorunuza danışın. Değerli eşyalarınızı evde bırakın, operasyona giderken oje sürmeyin.
Hastaneye vardığınız zaman yetkili kişiler hazırlanmanıza yardımcı olacaklardır. Gözlüklerinizi, lenslerinizi, saç tokalarınızı çıkarmanız gerekecektir.
Operayon öncesi hastane geceliği giyersiniz ve bacaklarınızdaki damarlarda kan pıhtılaşmasını önlemek için özel bir çorap giymeniz istenebilir. Bir hemşire karın bölgenizi temizler ve traş eder. Operasyon odasına gitmeden önce anestezi verilebilir.
Ne Beklemeniz Lazım?
Myomun büyüklüğü ve tipine bağlı olarak cerrahınız aşağıdaki cerrahi yaklaşımlardan birini seçebilir :
- Abdominal Myomektomi : Açık abdominal kesi ile rahme ulaşılarak myomlar alınır.
- Laparoskopik Myomektomi : Birkaç küçücük kesi yapılarak ve özel ekipmanlar kullanılarak myomlar alınır.
- Histeroskopik Myomektomi : Özel aletler ile vajinadan içeri girilerek rahim ağzına ve rahme ulaşılır, myomlar alınır.


Abdominal Myomektomi (Laparotomi)
Abdominal myomektomi genel anestezi altında yapılır. Bir veya iki kesi yerinden rahim boşluğuna ulaşılır:
- Dikey kesi : Karnın ortasından başlayarak göbeğin altındaki kasık kemiğine kadar uzayan bir kesidir. Dikey kesi cerraha rahme ulaşması konusunda daha büyük olanak sağlar ve kanamayı azaltır. Bazı cerrahlar eğer rahim 16 haftalık bir gebelik taşıyormuş gibi genişlemiş gibiyse dikey kesinin kullanılmasını önerirler. Bu kesi aynı zamanda myom rahim ve pelvik duvar arasında bir bağ dokusunduysa kullanışlıdır.
- Yatay kesi : Kasık kemiğinin üstünde bir kesidir. Doğal cilt çizgilerini takip ettiğinden dolayı, daha ince bir yara, daha az ağrıya sebep olur. Ancak pelvise ulaşım olanağı daha azdır; bu durum da rahim büyükse veya bozulmuşsa önemli bir konudur.
Operasyon esnasında cerrah rahmi görsel olarak, myomları da el yardımıyla inceler. Rahimde myom seviyesine kadar bir kesi açar, myomu aletlerle tutar ve onu normal rahim dokularından çekerek alır. Daha sonra da rahmi onarır.

Operasyon sonrası medikal ekip üyeleri hasta odasında durumunuzu gözlem altında tutarlar. Anestezinin etkileri geçtiğinde de gözlem için odanıza geçersiniz.
Ağrıyı kontrol altında tutmak için morfin ve benzeri ilaçlar verebilir. Artık birçok hastanede kendi denetiminizde olan ağrınız olduğunda bir düğmeye bastığınız ve damarınıza yatıştırıcı gönderilen sistemler mevcuttur.
Genellikle ertesi gün damar yolundan alınan ilaçlar yerine ağızdan alınan ilaçlara geçiş yaparsınız. Sıvı alabilene dek serum takılabilir ve hemen katı gıdalar tüketmeye başlayamazsınız. Medikal ekip üyeleri bir an önce yürümeye başlamanız konusunda sizi teşvik ederler çünkü bu sayede post operatif komplikasyon riski azalır.
Hastaneden taburcu olurken doktorunuz ağrı kesici reçetesi verir, kesi yerine nasıl dikkat edeceğiniz, diet listesi ve aktiviteler konusunda sizi bilgilendirir. Araba kullanma, ağır kaldırma, merdiven çıkma gibi aktivitelerden kaçınmanız gerekir. 6 haftaya kadar cinsel ilişkiden ve tampon kullanımından uzak durmanız gerekir. Yine, bu zaman dahilinde vajinal akıntınız olması doğaldır.
Abdominal myomektomi 2 - 3 gün hastanede kalınmasını gerektirir. İyileşme ise 4 - 6 haftayı bulur.

Laparoskopik Myomektomi
Bu yöntemde göbek deliğine yakın ufacık bir kesi yapılır, abdomen karbondioksid gazıyla şişirilir. Pelvik boşluğa laparoskop denilen alet yerleştirilerek rahim, yumurtalıklar ve komşu pelvik organların görüntüsü alınır. Sonrasında operasyon abdominal duvara yapılan diğer küçük kesilerden yapılır. Myom rahim duvarındaki ekstra küçük kesilerden veya vajinaya açılan küçük bir kesiden çıkartılır. (Kolpotomi)
Laparoskopi laparotomiye göre daha küçük kesiler kullanır, böylece post operatif iyileşme süreci kısalır. Bazı cerrahların myom büyüklüğü ve sayısı konusunda ne zaman laparoskopi uygulanabileceğini belirlemek için belli kuralları vardır. Ancak bu konuda bir fikir birliği yoktur. Bir cerrah bu tekniği sadece rahim dışındaki ve ulaşması kolay myomlar için kullanabilir. Deneyimli bir cerrah çok büyük myomları bile laparoskopi ile çıkarabilir.
Laparoskopik myomektomide genellikle hastanede yatış gerekmez, ve iyileşme süreci birkaç gün ile 2 hafta arasındadır. Açık cerrahiye göre çok önemli avantajları vardır.

Histeroskopik Myomektomi
Submukozal myomları yani rahim boşluğunda şişen ve çıkıntı yapan myomları tedavi etmek için histeroskopik myomektomi önerilebilir.
Histeroskopik myomektomide genel veya spinal anestezi uygulanır. Vajinadan içeri rezektoskop denilen küçük, ışıklı bir alet sokulur, bu alet dokuları kesebilir. Aletin ekinde bir tüp vardır, bu tüp temiz bir sıvı salıverir ve rahim boşluğunu genişletir, böylece rahim duvarlarının incelenmesi mümkün olur.
Takiben, rahim boşluğunun yüzeyi ile uyum sağlayana dek rezektoskop yardımıyla myom parçalanır. Alınan doku rahmi genişletmeyi sağlayan sıvı ile yıkanarak temizlenir.
Histeroskopik myomektomide genellikle hastanede yatış gerekmez, iyileşme süreci bir haftadan azdır.

Sonuç
Myomektomiden sonra % 80 gibi bir oran ile kadınların çoğunluğu aşırı kanama, pelvik ağrı ve baskı gibi can sıkıcı semptomlardan kurtulurlar. Ancak myomektomi myomlar için köklü bir çözüm değildir. Yeni myomlar gelişebilir ve tedavi gerektirebilirler.
Hamile kalmayı planlayan bir kadın myomektomi sonrası yaklaşık 1 sene içerisinde hamile kalabilir. Ancak operasyondan sonra en az 3 ay hamile kalmamak için korunmalıdır.

Yayınlandığı Kategori Miyom
Cumartesi, 16 Ocak 2010 18:25

Kısırlık Tedavisinde Endoskopik Cerrahi

Teknolojik gelişmelere paralel olarak endoskopik ameliyat teknikleri de hızla gelişim göstermiş ve geniş uygulama alanları bulmuştur. Kadın hastalıkları alanında da benzer gelişmeler söz konusu olmuştur. Açık ameliyata göre endoskopik, yani kapalı ameliyat tekniklerinde hastanın daha hızlı iyileşmesi ve daha kısa sürede günlük yaşamına dönebilmesi mümkündür. Aynı zamanda ameliyat sonrası daha az ağrı, daha kısa süre hastanede kalış ve bayanlar için önemli bir konu olan daha kozmetik sonuçlar söz konusudur.
Endoskopik cerrahinin hastaya sağladığı birçok avantaj vardır. Bunlar; hastaların operasyon sonrası hızlı bir şekilde iyileşmeleri, hastanede yatış süresinin daha kısa olması, hastanın ameliyat sonrası hissettiği ağrının daha az olması, işe geri dönüş zamanının kısa olması ve karına büyük bir kesi yapılmaması nedeniyle daha kozmetik sonuçlara sahip olmasıdır.
Kadın hastalıkları alanında uygulanan iki temel endoskopi yöntemi laparoskopi ve histeroskopidir.

Laparoskopi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesini sağlayan bir ameliyattır.
Laparoskopi ile karın alt bölgesinde açılan 3 - 5 mmlik deliklerden içeri sokulan aletler ile rahim, yumurtalık ve tüpleri ilgilendiren hastalık veya problemleri doğrudan gözlemleme ve cerrahi girişim yapma olanağı vardır. Yumurtalık kistleri, dış gebelikler, myomlar, gebe kalabilirliği artıran tüp cerrahisi ve endometrioz laparoskopik olarak kolayca tedavi edilebilmektedir.

Histeroskopi özel bir kamera sistemi ile rahim içerisinin görüntülenmesidir. Düzensiz kanamalarda, rahim içinde polip veya myom şüphesinde veya çocuk sahibi olamayan çiftlerde rahim içinin değerlendirilmesi gerektiğinde uygulanmaktadır. Yapılan çalışmalar histeroskopinin, küretaj yöntemi ile rahimden parça alınmasına göre daha üstün bir yöntem olduğunu göstermiştir. Histeroskopi ile rahim içini görebilmek polip veya myom gibi rahmin bir bölgesine yerleşen hastalıkların atlanma ihtimalini ortadan kaldırır.
Tüp bebek tedavisi öncesi, rahmin içinde embriyonun tutunmasını engelleyen bir olumsuzluk olup olmadığı, histeroskopi ile ortaya çıkarılabilir. Bu olumsuzluklar: rahim boşluğuna doğru büyümüş olan myomlar, polipler veya doğuştan rahimdeki şekil bozuklukları (rahmi ikiye ayıran zarlar vs..). Bu bozuklukların hem tanısı hem de tedavisi aynı seansta yapılabilmektedir. Eğer hastanın tekrarlayan erken gebelik kayıpları var ise, yine rahim içinin araştırılmasında histeroskopi başvurulması gereken yöntemlerden birisidir.

Yayınlandığı Kategori KISIRLIK
Page 1 of 3

İletişim Kanallarımız

Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok.
Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
İzmir: (0232) 464 20 55 ve (0530) 877 10 57
Whatsapp: (0536) 828 24 90
dr@fatihsendag.com

İletişim Formu

Form by ChronoForms - ChronoEngine.com
Copyright © 2019 Prof. Dr. Fatih Şendağ www.fatihsendag.com.

Lütfen telefon numaranızı girin
sizi arayıp bilgi verelim.

We are calling your phone

0:00

Thanks,
We will call you back soon.

Doktora Danış Formu

Beni geri arayınız
Sizi aramamızı ister misiniz?

Whatsapp
Whatsapp iletişimi

Bana Ulaşın

Bana Ulaşın

Close
1000 sola karakterler