• (0232) 464-20-55
  • (0530) 877-10-57
  • (0536) 828 24 90
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Çarşamba, 27 Eylül 2017 20:10

Hormonların Baskılanması

Tüp bebek tedavilerinde insan vücudunda yer alan yumurtalıkların kontrolüyle görevli hipotalamusu geçici bir süreyle devre dışı bırakarak kadın yumurtlama işleyişinin tedaviyi engellemesi durumuna tedbir alınır. Bunun için hastaya insan vücudunda salgılanan hormonlarla benzer özellik gösteren ilaçlar kullanılır.

Hormonların baskılanması sayesinde tedavi için gereken 15 yumurtanın elde edilmesi mümkün olabilmektedir. Hormonların baskılanması tabiri, yapılan tedavi ve oluşan durum hakkında hastaların kısaca fikir sahibi olabilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kan seviyesinin değiştirilmesini sağlayarak baskılanma işleminde rol oynayan ilaçlar için hastaların endişe etmesine gerek yoktur. Zira bu ilaçlar vücutta herhangi bir kalıcı zarara yol açmazlar. Tedavinin bitmesinden sonra ilaç kullanımının bitirilmesiyle beraber geçici etkiler de sona erer ve ilaçlar vücuttan atılır.

Yayınlandığı Kategori TÜP BEBEK
Cuma, 08 Eylül 2017 23:44

Jinekolojik Muayene Korkusu

Genç kadın sağlığında en önemli problemlerden bir tanesi, kadın hastalıkları ve doğum uzmanına gitmek istemeyen ve sağlık problemlerini kendi başına çözmeye çalışan genç kadınlardır. Aileden veya yakın çevreden duyulan çoğu yanlış bilgiler ile kadınlar kendi sorunlarını kendilerini çözmeye çalışmaktadırlar. Kadın doğum uzmanı hekimlere sadece evli bayanların gidebileceği algısı vardır ve bu durum yanlıştır.

Özellikle evli olmayan bayanlarda yani hymen (kızlık zarı) bulunan bayanlarda jinekolojik muayeneye gidebilirler. Bu şekildeki durumlarda doktor ile görüşmeye gidildiğinde durum anlatılır ve doktor da ona göre bir muayene yöntemi uygular. Hymen bulunan kadınlarda tabiki spekulum denen metal veya plastik vajina içerisine yerleştirilen, aletler kullanılmaz. Uzman bir doktor sadece labiumları aralayarak bölgeye bakar ( bartholin benzeri bir kist veya abse kontrolü yapar.)

Bu konuda sık sorulan sorular:

Doktor muayene ederken hymene zarar verir mi?

Muayene olduğunuz kişi uzman bir doktor olduğu için herhangi bir zarar vermez.

Hymen zarı bulunan kişilerde açı veya ağrı hissedilir mi?

Hayır muayene sırasında herhangi bir ağrı veya acı hissetmezsiniz. Fakat şikayetinize göre tedavi ve muayene değişeceği için kesin bir şey söylemek mümkün değildir.

ÖNEMLİ!
Bilinçsizce etrafınızdaki kişilerden duyarak kullandığınız ilaçlar ilk başlarda şikayetinizi geçirebilir fakat daha sonrasında daha kötü bir şekilde tekrar belirebilir. Bu şekildeki durumlarda kesinlikle bir uzmana danışılmalı, bilinmeyen ilaçlar kullanılmamalıdır.

Yayınlandığı Kategori Jinekolojik Sorunlar
Cuma, 21 Aralık 2012 12:58

Kansız Bıçaksız Ameliyat

Universal Ege Sağlıktan kansız bıçaksız ameliyat
HALK arasında "kapalı, kansız, bıçaksız ameliyat" olarak da bilinen laparoskopik yöntemle yapılan ameliyatlar, hastaların kısa sürede ayağa kalkmasını sağlıyor. Universal Ege Sağlık Hastanesi Kadın Hastalıktan ve Doğum Bölümü ekibi tarafından, bu alanda bir referans hastane olma yolunda önemli operasyonlar yapılıyor. Kapalı ameliyatlar, kadın hastalıklarının tedavilerinde uygulanabiliyor. Jinekolojik operasyonların tamamına yakınının kapalı yöntemle yapılabildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Fatih Şendağ, "Laparoskopik yöntemle, yaralar çok kısa sürede iyileştiği ve ameliyatın ertesi günü ayağa kalkılabildiği için hastalar tarafından daha çok tercih ediliyor. Özellikle çalışan kadınların iş yerinden uzun süre izin almalarına gerek kalmayacağı için büyük konfor sunan bu ameliyatlar, uzun süre iş gücü kaybını en aza indiriyor" dedi.
Enfeksiyon riskini azaltıyor
Prof. Dr. Fatih Şendağ laparoskopik yöntemin göbek altında açılan milimetrik bir delikten girilerek uygulandığını belirterek, şu bilgileri verdi: "Ameliyat sonrası çok daha az ağrı oluyor, iz kalmıyor. Estetik açıdan kadınlarımız açık ameliyat olanlara göre daha mutlu oluyor. Laparoskopi genelde hastanede yatış bile gerektirmiyor ya da
en fazla bir gece yatma ihtiyacı olabiliyor. Enfeksiyon kapma riski azalıyor ve normal hayata dönüş süresi kısalıyor. Çoğu hastamız 3 - 4 gün içinde normal yaşamına
dönüyor. Tüm bu avantajları nedeniyle bu ameliyat hem patron dostu, hem de kadın dostu diyebiliriz."
Laparoskopinin bir diğer üstünlüğünün ise karın kesisine bağlı komplikasyonlardan (enfeksiyon, yara açılması ve fıtık) sakınılması olduğuna dikkati çeken Şendağ. "Birçok kadın hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntem, ameliyat sonrası kadınlarda oluşan kısırlık riskini de azaltmaktadır" dedi.
Universal Ege Sağlık Hastanesinin Kadın Hastalıkları ve Doğum ekibi; Op. Dr. Burak Zeybek, Op. Dr. Alper Biler ve Op. Evrim Berberoğlundan oluşuyor.
haber1
Yayınlandığı Kategori MEDYA
Teknolojideki gelişmeler tıpta da çığır açmaya devam ediyor. Kadın hastalıkları ile ilgili pek cok operasyon, Türkiyede kapalı ameliyat teknikleri ile yapılmaya başlandı.
EGE Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı tarafından "Ege Jinekolojik Endoskopi Sempozyumu"nun beşincisi yapıldı. Teknolojideki baş döndürücü gelişmeler endoskopik cerrahiye de yansıdı. Kadın hastalıkları ile ilgili pek çok operasyon kapalı ameliyat teknikleri ile yapılmaya başlandı. Rahim alınması, yumurtalık kistleri, endometriosis, myom operasyonlan rahim kanseri, sarkma ameliyatları kapalı cerrahi ile yapılabiliyor.
Kanser cerrahisi kolaylaşıyor
EÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Jinekolojik Endoskopi Derneği Başkanı Prof. Dr. Fatih Şendağ, robotik cerrahinin hastanede kalma ve normal hayata dönüş süresini kısalttığı için işgücü kaybını da azalttığına dikkat çekerek "Türkiyede robotik cerrahide en çok üroloji ameliyatları yapılsa da Amerikada olduğu gibi ülkemizde de kadın hastalıklarının robotik cerrahide birinci sıraya yükseleceğini düşünüyorum. Robotik cerrahinin jinekolojik kanserlerde önemli avantaj lan var. Kanser cerrahisini kolaylaştırıyor ve daha iyi kanser kontrolü sağlıyor. Ulaşılamayan alanlara ulaşılabiliyor" diyor.
Açık ameliyat haksızlık
Prof. Fatih Şendağ, mümkünse tüm hastaların kapalı cerrahiden yararlanmaları gerektiğini kaydediyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: Çünkü kapalı tekniğin hastaya pek çok avantajı var. Ancak şu anda tüm hastaların bundan faydalanması mümkün değil. Bunun için laparoskopik cerrahiyi bilen doktorlann sayısının artması gerekiyor. Tabii devletin de laparoskopik cerrahileri destekleyen politikalar üretmesi gerekiyor. Zira gelişmiş toplumlarda iş gücü kaybı çok önemseniyor ve laparoskopi de iş gücü kaybını fazlasıyla azaltıyor. Oysa Türkiyedeki hastaların çok küçük bir bölümü kapalı ameliyat tekniklerinden yararlanabiliyor. Jinekolojik ameliyatlarda bu oran sadece yüzde 10 civarında, >>ÖZLEM YURTÇU
STAR 22 Nisan 2012
Yayınlandığı Kategori MEDYA
Salı, 19 Ocak 2010 15:14

Menopoz

Menopoz dönemi, bir kadının adet döngüsünün bittiği döneme verilen addır. Bu noktaya varmaya yaklaşmış dönemlere menopoza geçiş dönemi adı verilir. Menopoz dönemi, ergenlikle başlayan üreme yıllarının bittiği dönemdir.
Menopoza girmek için ortalama yaş 51dir. Menopoz sonrası birçok kadın hayatlarından hala tat alabilmektedir.

Menopoz Nedir?
Yumurtalıklar tarafından üretilen hormona Östrojen Hormonu denir. Yumurtalıklar ergenlik döneminden menopoz dönemine kadar östrojen hormonu üretirler. Östrojen bütün adet döngüsü sırasında üretilir ve endometriumun her ay kalınlaşmasına sebep olan hormon budur.
Adet döngüsünün yaklaşık 14. gününde yumurtalıklardan bir yumurta salıverilir ve bu yumurta tüplerden birine doğru yol alır. Eğer yumurta döllenmez ise, gebelik oluşmaz. Bu durumda, hormon düzeyleri düşer. Bu durum, uterusa dökülmesi sinyalini verir, bu da adet olmanın sebebidir.

Östrojen ve Menstural Değişiklikler
Menopoz dönemi yaklaştıkça, yumurtalıklar daha az östrojen hormonu üretmeye başlar. Menopozun yaklaştığını gösteren en önemli belirti adet döngüsündeki değişikliklerdir. Bir veya daha çok adet döngüsü atlanabilir bu dönemde. Adetlerde yoğunluk bakımından bir azalma veya çoğalma olabilir. Adet kanaması da normalden uzun veya kısa olabilir.
menopozfallop

Anormal kanama bazen uterustaki bir problemi işaret edebilir. Menopoz dönemine yaklaşırken adet kanamalarında değişiklikler olabilir ancak, normal olmayan kanamalar konusunda yine de dikkatli olmakta fayda vardır. Aşağıdaki durumlarda doktorunuzla iletişime geçiniz :

  • Adet döngünüzde değişiklik olursa
  • Pıhtılı ve aşırı kanamanız varsa
  • Kanamanız normalden uzun sürerse
  • 3 haftadan daha kısa sürelerde kanama olursa
  • Cinsel ilişki sonrası kanama olursa

Bir noktada yumurtalıklar endometriumu kalınlaştıracak yeteri miktarda östrojen üretmemeye başlarlar. Bu, menstural siklusların bitmesidir.
Menopoz sonrası diğer salgı bezleri ve vücut tarafından az bir miktarda östrojen üretilmeye devam edilir. Aşırı kilolu kadınlarda menopoz belirtileri yaşanmayabilir çünkü eksta vücut yağları sayesinde yumurtalıklar çalışamamaya başladıktan sonra dahi östrojen üretilmeye devam edilir.

Erken Menopoz
Erken menopoz, kadının yumurtalıkları birden çalışmamaya başladığı zaman veya yumurtalıkları alındığı zaman gerçekleşir. Erken menopoz yaşayan kadınların hormon almaları gerekmektedir.
Rahmin alınması yani histerektomi adet döngüsünü bitirir ancak, yumurtalıklar da alınmadığı taktirde, erken menopoza sebep olmaz. Eğer operasyon sonrası yumurtalıklar alınmamışsa, çoğu kadın menopozu normal yaşında yaşar.

Yayınlandığı Kategori Menopoz
Cumartesi, 16 Ocak 2010 18:43

Yumurtalık Kistleri

Yumurtalık kistleri, yumurtalığın içinde veya üzerinde yer alan, içleri sıvı dolu keseciklerdir. Yumurtalıklar uterusun her iki tarafında da yer alan, badem büyüklüğündeki organlardır. Yumurtalar yumurtalıklarda gelişir ve büyür ve doğurganlık zamanlarında her ay regl döneminde dışarı atılır.
Birçok kadında yumurtalık kistine rastlanabilir. Çoğu yumurtalık kisti hiçbir rahatsızlık vermez ve zararsızdır. Birçok kist birkaç ay içinde tedavisiz bir şekilde geçer.
Ancak bazı çatlayan yumurtalık kistleri ciddi semptomlar yaratabilir. Sağlığınızı korumanın en iyi yolu kist semptomlarını ve çeşitlerini bilerek, düzenli muayeneyi aksatmamaktır.
Semptomlar
Yumurtalık kistiniz olup olmadığı konusunda semptomlara güvenemezsiniz. Çünkü kistiniz olmasına rağmen, hiçbir semptomunuz olmayabilir. Veya semptomlarınız endometrioz, ilhitaplı pelvik hastalık, dış gebelik veya yumurtalık kanserine benzerlik gösterebilir. Hatta apandist ve divertikül iltihabı da benzer semptomlara sahiptir.
Yine de, semptomları gözlemlemek, vücudundaki değişiklikleri izlemek ve hangi semptomun önemli olduğunu bilmek çok önemlidir. Eğer yumurtalık kistiniz varsa, aşağıdaki semptomlardan bir veya birkaçını gözlemleyebilirsiniz :

  • Adet düzensizlikleri
  • Pelvik ağrı - kesik kesik veya düzenli bir ağrı
  • Adetinizden hemen önce başlayan veya bitmesine yakın son bulan pelvik ağrı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bağırsak hareketliliği sırasında ağrı veya bağırsaklarda baskı
  • Mide bulantısı, kısma veya hamilelikteki gibi göğüs hassasiyeti
  • Karın bölgesinde şişlik veya ağırlık hissi
  • İdrar kesesi veya rektum bölgesinde baskı


Doktora Ne Zaman Gitmeli?

  • Ani ve şiddetli karın veya pelvik bölgesinde ağrı
  • Ateş ve kusmayla beraber ağrı hissiyatı varsa bir an önce doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Bu semptomlarınız ve soğuk, nemli cilt, hızlı hızlı nefes alma, hafif baş ağrısı veya zayıflık gibi diğer semptomlarınız da olabilir, doktorunuza danışınız.
Sebepler
Yumurtalıklarda her ay kiste benzer şekilde folliküller oluşur. Folliküller östrojen ve progesteron hormanlarını üretir ve yumurtladığınız dönemde yumurtayı serbest bırakır. Bazen aylık normal bir follikül büyümeye devam eder, bu durumda buna fonksiyonel kist denir. Bu demektir ki, bu kist adet döngüsünün normal fonksiyonu sırasında oluşmuştur. 2 çeşit fonksiyonel kist vardır :

  • Folliküler Kist : Adet döngüsünün ortasına doğru, beyninizdeki hipofiz bezi LH hormonu salgılar, ve bu folliküle yumurtayı serbest bırakmasını bildirir. Herşey plana uygun gittiğinde, yumurta follikülden çıkar ve döllenmenin gerçekleşeceği fallop tüplerine doğru yolculuğuna başlar.

Folliküler kist LH artışı gerçekleşmediği zaman oluşur. Sonuçta follikül çatlamaz ve yumurtayı serbest bırakmaz. Onun yerine büyür ve kiste dönüşür. Bu tarz kistler genelde zararsızdır, nadiren ağrı yapar ve genellikle 2 - 3 adet döngüsü dahilinde kendiliğinden yok olurlar.

  • Korpus luteum Kisti : LH hormonu artığında ve yumurta serbest bırakıldığında, çatlamış follikül, gebelik olması için, daha büyük miktarlarda östrojen ve progesteron üretmeye başlar. Bu değişmiş follikül artık Korpus luteumdur. Ancak bazen, yumurtanın çıkış kapısı tıkanır ve follikülün içine sıvı birikerek korpus luteumun kist oluşturmasına sebep olur.

Bu kist genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden geçse de, 7 cmlik bir kist de oluşturarak; iç kanama yapabilir, yumurtalığın dönmesine sebep olabilir, kan teminini engelleyebilir ve karın ağrısına neden olabilir. Eğer kanla dolarsa, kist parçalanarak iç kanamaya ve ani şiddetli bir ağrıya sebep olabilir.
Komplikasyonlar
Büyük bir yumurtalık kisti karında rahatsızlık hissi verebilir. Eğer büyük bir kist idrar kesesine baskı yapıyorsa, daha sık idrar yapma ihtiyacı duyabilirsiniz.
Bazı kadınlarda semptomu olmayan ama pelvik muayene esnasında keşfedilen kistler gelişebilir. Menopoz sonrası oluşan kistik yapılar kanser öncüsü olabilirler. Bu faktörler düzenli muayeneyi önemli kılmaktadır.
Aşağıdaki kist çeşitleri fonksiyonel kistlere göre daha nadirdir :

  • Dermoid Kist : Bu kistler, insan yumurtalarını üreten hücrelerden oluştukları için, içlerinde saç, deri, diş gibi dokuları barındırabilirler. Nadiren kanserlidirler, ama büyüyerek yumurtalığı normal yerinden edebilirler. Bu, yumurtalık torsiyonu olarak adlandırılan, yumurtalığın ağrılı bir şekilde dönmesi ihtimalini arttırır.
  • Endometrioma (Çikolata Kisti) : Bu kistler endometriozun bir sonucu olarak gelişirler. Endometrioz rahim iç tabakasında bulunan ve her ay adet kanaması şeklinde dışarıya dökülen endometriumun vücutta rahim dışında bir yere yerleşmesidir. Bu doku yumurtalığa yapışarak orada büyüyebilir.
  • Kistadenom : Bu kistler yumurtalık dokusundan oluşurlar ve içlerinde suya benzer bir sıvı veya sümüksü bir materyal vardır. 17 cme kadar büyüyebilir ve yumurtalık torsiyonuna neden olabilirler.

Testler ve Teşhis
Pelvik muayene esnasında bir kiste rastlanabilir. Eğer kistten şüphelenilirse, doktorunuz kistin niteliği ve tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını belirlemek için ileri testler isteyebilir.
Genelde doktorlar kistin teşhisi için birçok soru yöneltirler

  • Şekil
  • Büyüklük
  • Bileşim : İçi sıvı doluysa, tekbir çeşit sıvı mı yoksa karışık mı?

Kistin niteliğini belirlemek için doktorunuz aşağıdaki prosedürleri gerçekleştirebilir :

  • Gebelik testi : Pozitif bir gebelik testi, kistin Korpus luteum olduğunu belirtebilir.
  • Pelvik ultrason : Bu alet ile karın üstünden veya vajina içinden rahmin ve yumurtalıkların görüntüsünü verir.
  • Laparoskopi : Laparoskop yardımıyla doktorunuz yumurtalıkları görebilir ve kisti alabilir.
  • CA 125 Kan Testi : Eğer bir kısmı katı olan bir yumurtalı kistiniz varsa, kanser riskiniz de vardır ve doktorunuz CA 125 kan testi isteyebilir. CA 125 kan testi aynı zamanda endometrioz gibi kanserli bir durum teşkil etmeyen zamanlarda da istenebilir.

Tedavi ve İlaçlar
Tedavi yaşınıza, kistin niteliğine ve büyüklüğüne ve şikayetinize göre değişebilir. Doktorunuz şunları tavsiye edebilir :

  • Gözlemleme : Eğer üreme yıllarınızda iseniz, şikayetiniz yoksa ve ultrasonda basit içi sıvı dolu bir kistiniz çıktıysa; doktorunuz beklemeyi ve 1 - 3 ay içinde tekrar muayeneyi önerebilir. Gözlemleme ultrason eşliğinde düzenli takibi içerir.
  • Doğum Kontrol Hapları : İleriki adet dönemlerinde yeni kistlerin oluşumunu engellemek için doktorunuz doğum kontrol hapı önerebilir. Doğum kontrol hapları ile yumurtalık kanserine yakalanma ihtimaliniz de düşer.
  • Operasyon : Eğer kist büyükse, fonksiyonel kiste benzemiyorsa ve büyümeye devam ediyorsa, doktorunuz operasyonla bunu almayı da önerebilir.

Bazı kistler kistektomi olarak bilinen yumurtalığın alınmasına gerek kalmadan alınabilirler. Doktorunuz zarar görmüş bir yumurtalığı alıp, zarar görmemiş olanı bırakmayı da önerebilir. Buna da ooferektomi denir. Her iki prosedürde de doğurganlığınıza bir zarar gelmez. En azından bir yumurtalığı almamak ile östrojen üretimi devam eder.
Eğer kistiniz kanserliyse, doktorunuz histerektomi yani hem yumurtalıkların hem de rahmin alınmasını önerir. Menopozdan sonra kanserli kist oluşumu artar. Sonuçta çoğu doktor menopozdan sonra oluşan kistik yapıları için operasyonu önerir.
Korunma
Yumurtalık kistinin büyümesini engellemenin kesin bir yolu olmasa da, düzenli pelvik muayeneler ile erken teşhis yapılabilir. Ayrıca, aylık menstural döngünüzdeki değişikliklere dikkat edin, semptomları gözlemleyin ve olumsuz bir durumda doktorunuzla temasa geçin.

Yayınlandığı Kategori Enfeksiyon - Kist - Kanser
Pazartesi, 25 Ocak 2010 17:30

Kürtaj

Tanısal Küretaj (D&C)
Tanısal küretaj rahmin içinden doku alınması işlemi olarak tanımlanır. Aşırı kanama, düşük veya gebelik küretajı sonrası rahim boşluğunun temizlenmesi gibi çeşitli rahim problemlerinin teşhisi ve tedavisi için kullanılır.
İşlemde doktorunuz öncelikle rahim ağzını genişletir. Rahjim ağzı vajina ve rahmi birbirinden ayıran rahmin alt ksımıdır. Daha sonra küret denen alet rahmin içine sokularak gerekli doku alınır.

Neden Yapılır?
Tanısal küretaj teşhis veya tedavi amaçlı olabilmektedir.

Teşhis : Teşhis amaçlı yapılan tanısal küretajda endometrium yani rahmi çevreleyen dokudan örnek alınır ve üzerinde çalışılır. Bu genelde aşağıdaki durumlarda yapılır :

  • Aşırı kanama
  • Menopoz sonrası kanama
  • Şiddetli menstürel ağrı
  • Hamile kalamama
  • Rahimağzı kanserinden şüphelenilebilecek anormal hücrelerin varlığında

Alınan doku aşağıdakilere karşı test edilir:

  • Rahim kanseri
  • Rahimağzı kanseri
  • Rahim polipler
  • Endometrial Hiperplazi

Tedavi : Tedavi amaçlı yapılan küretajda doktorunuz rahmin içeriğini alır. Bu, aşağıdakiler için yapılabilir :

  • Normal plasentanın yerine tümör oluşan molar gebeliği sonlandırmak
  • Rahimde kalmış plasentayı alarak, doğum sonrası aşırı kanamayı tedavi etmek
  • Rahimağzındaki veya rahimdeki polipleri almak
  • Enfeksiyon veya aşırı kanamayı önlemek ve sonraki gebelikler için yer hazırlamak için düşük veya gebelik küretajı sonrası rahimde kalmış dokuyu temizlemek

Tanısal küretaj genellikle histeroskopi ile beraber yapılır. Histeroskopi rahim içine bakmanın bir yoludur. Histeroskop denilen cihaz ile rahimle ilgili problemin teşhisi veya tedavisi yapılabilmektedir.

Riskleri : Tanısal küretaj genellikle güvenilir bir işlemdir, komplikasyon olma ihtimali oldukça düşüktür. Ancak yine de bazı riskler vardır;

  • Rahmin Perforasyonu (delinmesi) : cerrahi bir alet rahimde delik açarsa bu durum gerçekleşir. Kadınların %1inde olabilir ama hamile olan veya menopozda olan kadınlarda daha sık rastlanır. Bu dokular genelde kendiliğinden iyileşirler. Ancak eğer bir kan damarı veya başka bir organ zarar gördüyse, durumu düzeltmek için ikinci bir prosedüre ihtiyaç duyulabilir.
  • Rahimağzına Zarar Verilmesi : Eğer tanısal küretaj esnasında rahimağzına zarar gelirse, doktorunuz basınç uygulayarak, kanamayı durdurmak için ilaç vererek veya dikerek durumu tedavi edebilir.
  • Rahim Duvarında Yara Dokusu : Bazı nadir durumlarda küretaj rahimde yara dokularına sebep olabilir. Rahim içinde yapışıklık oluşmasına Asherman Sendromu denir ve genellikle düşük veya doğum sonrası yapılan prosedürlerde gerçekleşir. Anormal ve ağrılı adet dönemine, gelecekteki düşüklere ve kısırlığa sebep olabilir. Sağlıklı rahim dokusunun gelişmesini tetikleyen hormon kullanımı ile veya yara dokusunun operasyonla alınması ile tedavi edilebilir.
  • Enfeksiyon : Küretaj sonrası enfeksiyon olası ancak nadirdir.

Aşağıdakilerden birisine rastlarsanız doktorunuzla temas kurunuz:
- Ateş
- 48 saatten uzun süren kramp
- İyileşeceğine daha da kötüleşen ağrı
- Vajinadan gelen kokulu akıntı

Hazırlık : Tanısal küretaj hastane, klinik veya muayenehanelerde yapılan bir işlemdir. İşlem nerede yapılırsa yapılsın orada, birkaç saat geçireceksiniz. Küretaj öncesi birşey yiyip içmeyin, işlem sonrası eve dönüşünüz için bir yakınınızdan size eşlik etmesini isteyin çünkü anestezi sebebiyle kendinize gelememiş olabilirsiniz. Prosedür sonrası 1 veya 2 gün içerisinde normal aktivitelerinize devam edebilirsiniz.
Bazı durumlarda doktorunuz rahimağzının genişletilmesi için prosedürden birkaç saat veya 1 gün evvel tedavi verebilir. Bu, hamileliği bitirme veya belli histeroskopi çeşitlerinde, rahimağzının standart küretaja göre daha fazla genişletilmesi gereken durumlarda uygulanır. Bu gibi durumlarda, doktorunuz rahimağzını rahmi yumuşatan bir ilaçla genişletir veya rahimağzına laminaria denilen bir alet sokarak açılmasını sağlar. Laminaria rahimağzındaki sıvıyı abzorbe ederek aşama aşama serviksi genişletir.

Ne Beklemelisiniz?
İşlem Esnasında : Tanısal küretaj esnasında genel, bölgesel veya lokal anestezi alırsınız. Tıbbi geçmişiniz ve tercihinize göre bunu doktorunuzla görüşebilirsiniz. Genellikle, hamilelikle ilgili durumlarda lokal anestezi uygulanır. Teşhis amaçlı yapılan küretajlar genellikle genel anestezi ile uygulanır.

  • Genel Anestezi : Maske aracılığıyla veya damar yolu aracılığıyla anestezi verilir. Damar yolu el, kol veya boyundan açılabilir. Anestezi sizin prosedür esnasında uyumanızı sağlar, bu sayede hiçbir ağrı hissetmezsiniz. Düzgün nefes alış verişinizin sağlamak için ağzınızdan solukborunuza doğru bir tüp takılır. Genel anestezi kasları rahatlatır ki doktor bu sayede pelvik muayeneyi daha rahat bir şekilde gerçekleştirir.
  • Bölgesel Anestezi : Omurilik çevresine anestezi enjekte edilir ve bu prosedür esnasında ağrıya engel olur. Aynı zamanda damar yolundan verilen bir yatıştırıcı ile sakinleşmeniz ve rahatlamanız sağlanabilir.
  • Lokal Anestezi : Direkt olarak servikse ve çevresine anesteji enjekte edilir, ve alan hissizleşir. Aynı zamanda damar yolundan verilen bir yatıştırıcı ile sakinleşmeniz ve rahatlamanız sağlanabilir.

Prosedür sırasında sırtınızın üstüne yatar ve bacaklarınızı kaldırırsınız. Doktorunuz vajinaya spekulum takarak serviksi görür. Daha sonra servikse gittikçe kalınlaşan çubuklar sokarak tamamen açılana dek serviksi genişletir (genelde 6 - 9 mm). Daha sonra kürete etmeye başlayarak dokuyu alır. Bu işlem esnasında ya uyuyor ya da yatıştırılmış olduğunuz için hiçbir rahatsızlık hissetmezsiniz. İşlem yaklaşık 15 dakika kadar sürer.

İşlemden Sonra : Küretaj işleminden sonra birkaç saat dinlenmeniz gerekir. Böylece doktorunuz vajinal kanama veya diğer komplikasyonlara karşı sizi gözlemler. Bu size anesteziden sonra kendinize gelme fırsatı tanır. Eğer genel anestezi uygulandıysa;
- Mide bulantısı
- Kusma
- Ağzınızdan solukborunuza doğru tüp takıldıysa boğaz ağrısı çekebilirsiniz.
- Uyku hali yaşayabilirsiniz.
Küretaj sonrası olabilecek yan etkiler birkaç gün sürebilir ve şunları içerir:
- Hafif kramp
- Leke tarzı kanama
Kramplar ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Prosedür sonrası serviks normal boyutuna ulaşana dek vajina içine birşey girmemesi çok önemlidir. Çünkü rahme bakteri girebilir ve enfeksiyon gelişebilir. Doktorunuza ne zaman cinsel ilişkide bulunabileceğiniz ve tampon kullanabileceğiniz konusunda danışabilirsiniz.
Eğer düşük sebebiyle küretaj yapıldıysa, doktorunuza tekrar ne zaman hamile kalmanın güvenli olduğunu sorun.
Küretaj sonrası rahminiz yeni bir doku geliştirecektir bu sebeple bir sonraki adetiniz zamanında gelmeyebilir.
Sonuç
Doktorunuz işlemden bir süre sonra kontrol için sizinle görüşmek isteyecektir.

Yayınlandığı Kategori Jinekolojik Sorunlar
Pazartesi, 25 Ocak 2010 17:22

Sezeryan

Sezeryan; karında açılan bir kesi aracılığıyla bebeğinizi doğurmanın operatif bir yoludur. Bazı sezeryanlar hamilelikle ilgili komplikasyonlar veya önceki sezeryanlar sebebiyle planlanır. Ancak çoğu vakada sezeryan ihtiyacı doğum başlayana kadar ortaya çıkmaz.
Neden Sezeryan? Bazı durumlarda sezeryan normal doğuma göre daha güvenli bir yöntemdir. Doktorunuz aşağıdaki durumlarda sezeryan önerebilir;
- Doğum ilerlemiyorsa : Doğumun gecikmesi sezeryan için en genel sebeptir. Uzun saatlerdir yaşadığınız kasılmalara rağmen rahim ağzınız yeteri kadar açılmıyor olabilir. Veya bebeğin başı doğum kanalından geçmek için fazla büyük olabilir.
- Bebeğin kalp atışları az oksijen takviyesini gerektiriyorsa : Eğer bebeğiniz yeterli miktarda oksijen alamıyorsa veya doktorunuz bebeğin kalp atışlarındaki değişiklikler konusunda endişeliyse, sezeryan önerebilir.
- Bebeğin pozisyonu normal değilse : bebeğin ayakları veya kalçası başından önce doğum kanalına girerse ve doktor doğum başlamadan önce bebeğin pozisyonunu değiştiremezse, komplikasyonları önlemek amacıyla sezeryan gereklidir.
- Bebeğin kafası yanlış bir pozisyonda ise : Bebeğin çenesi önce, alnı önde veya yüzü önde iken doğum kanalına girerse, pelvise sığamayabilir, bu durumda sezeryan gerekebilir.
- Çoğul hamilelik durumu varsa : Birden fazla bebeğe hamileyseniz, bir veya birden fazla bebeğin normal olmayan bir pozisyonda olması olasıdır. Bu durumda sezeryan özellikle 2. bebek için daha güvenlidir.
- Plasentada bir problem varsa : Eğer plasenta doğum başlamadan önce rahimden ayrılırsa veya plasenta rahmin girişini kaplarsa (plasenta previa) sezeryan daha güvenli bir yoldur doğum için.
- Göbek bağı ile ilgili bir problem varsa : Kordon bebeğin önünde doğum kanalına giriyorsa veya kasılmalar esnasında kordon sıkışıyorsa
- Bebeğiniz çok büyükse : Bazı bebekler normal doğum için fazla büyüktür. Bu, annede diyabet varsa tipik bir durumdur.
- Bir sağlık probleminiz varsa : Diyabet, kalp hastalığı, ciğer rahatsızlığı gibi bir sağlıksal sorununuz varsa doktorunuz doğumu erkenden tetikleyebilir, başarılı olmazsa sezeryan uygulanır.
Genital herpes veya bebek doğum kanalından geçerken ona bulaşabilecek bir rahatsızlığınız varsa da sezeryan önerilir.
- Bebeğin bir sağlık problemi varsa : Spina bifida gibi belli gelişim bozuklukları olan bebeklerin doğumunda sezeryan önerilir.
- Önceden bir sezeryan geçmişiniz varsa : Kesinin niteliğine ve diğer bazı faktörlere bağlı olarak, önceki sezeryandan sonra normal doğum yapabilirsiniz. Ancak bazı durumlarda doktorunuz tekrar sezeryan önerebilir.
Ek olarak bazı kadınlar ilk doğumlarında vajinal doğumla ortaya çıkabilecek komplikasyonlardan uzak durmak için sezeryan talep edebilirler.
Riskleri : Sezeryandan sonra iyileşme süreci normal doğumdan daha uzun sürer. Diğer tüm operasyonlar gibi sezeryanın da bazı komplikasyonlara sebep olma riski mevcuttur.
Bebeği Etkileyebilecek Riskler;

  • Solunum Problemleri : Sezeryan ile doğan bebeklerde doğum sonrası ilk günlerde anormal derece hızlı nefes alma verme sebebiyle solunum problemleri gelişebilir. 38 haftadan önce isteğe bağlı veya bebeğin ciğerlerinin geliştiğinden emin olunmadan yapılan sezeryanlar solunum problemi ve solunum güçlüğü sendromu riskini arttırır.
  • Fetal Yaralanma : Çok nadir olsa da, operasyon esnasında bebeğin cildinde ufak çentikler oluşabilir.

Sizi Etkileyebilecek Riskler;

  • Rahmi Çevreleyen Zarda İltihap ve Enfeksiyon : Endometrit olarak bilinen bu durum ateş, üşüme, sırt ağrısı, kokulu vajinal akıntı ve rahimde ağrıya sebep olur. Genellikle damar içi verilen antibiyotiklerle tedavi edilir.
  • Kanama : Normal doğuma göre sezeryanda daha fazla kan kaybedilir. Yine de, kan nakline nadiren ihtiyaç duyulur.
  • İdrar Yolu Enfeksiyonu : İdrar kesesi veya böbreklerde idrar yolu enfeksiyonu gelişebilir.
  • Azalan Bağırsak Fonksiyonu : Karından yapılan herhangi bir operasyon bağırsak faaliyetlerinin azalmasına sebep olabilir.
  • Anesteziye Karşı Reaksiyon : Bölgesel anesteziden sonra bazı kadınlar baş ağrısı yaşayabilir.
  • Kan Pıhtısı : Bacaklarda veya pelvik organlardaki damarlarda pıhtı olma riski normal doğuma göre 4 kat fazladır. Eğer bu oluşan pıhtı ciğerlere doğru yol alırsa, hasar yaşamı tehdit eden boyutlara ulaşabilir. Operasyon sonrasında sık sık yürüyerek kan pıhtısı oluşma ihtimalini azaltabilirsiniz.
  • Yara Enfeksiyonları : Kesi yerinde veya çevresinde enfeksiyon gelişebilir ve iltihaplanabilir.
  • Ekstra Operasyonlar : Sezeryan esnasında yakın çevredeki organlara zarar gelirse, ekstra operasyonlara ihtiyaç duyulabilir.
  • Gelecek Hamileliklerde Artmış Riskler : Sezeryandan sonra kanama, plasenta previa, anormal fetal pozisyon, rahim yırtılması gibi ciddi komplikasyonlarla karşılaşma riski daha yüksektir.


Eğer sezeryanınız önceden belirlendiyse, operasyon önceci anestezi doktoru ile konuşmak ve aklınızdaki soruları paylaşmak isteyebilirsiniz.
Doktorunuz sezeryan öncesi kan testi yaptırmanızı önerebilir. Kan grubunuz, hemoglobin seviyeniz hakkında bilgi verecektir.
Sezeryan sonrası birkaç hafta dinlenmeniz gerekir. Bu sebeple operasyon öncesinden, sonrası için size evde yardımcı olacak birini ayarlamanız iyi olabilir.
Ne Beklemelisiniz?
İşlem Esnasında : Ortalama bir sezeryan 45 dakika ile 1 saat arasında sürer. Çoğu vakada, eşiniz operasyon odasında yanınızda bulunabilir.

  • Hazırlık : Sezeryan öncesi sağlık ekibinden bir yetkili karnı temizler. İdrarı toplamak amacıyla idrar kesesine bir kateter yerleştirilir. Sıvı veya ilaç temin etmek amacıyla el veya kolunuza serum takılır. Prosedür esnasında mide ekşimesini önleyici bir asit giderici de verilebilir.
  • Anestezi : Sezeryanda genelde bölgesel anestezi uygulanır. Bölgesel anestezinin bir çeşidi spinal bloktur. Bunda, ilaç direk olarak omuriliği saran keseye yapılır. Diğer bir çeşit anestezi ise epidural anestezidir. Epidural anestezide ilaç omuriliği saran kesenin hemen dışına yapılır.

Eğer işleme bir an evvel başlama ihtiyacı varsa, spinal anestezi daha sık kullanılır çünkü epidural anesteziye göre daha hızlı etki gösterir.
Eğer bölgesel anestezi uygulandıysa, prosedür esnasında uyanık olursunuz; doğumdan sonra bebeği duyabilir ve görebilirsiniz.
Acil bir durumda, genel anestezi de uygulanabilir. Bu tip bir anestezi kolda açılan damar yolundan veya bir maske aracılığıyla soluduğunuz gazdan verilir. Genel anestezi ile görme, duyma ve hissetme yetiniz olmaz.

  • Abdominal Kesi : Doktorunuz abdominal duvardan bir kesi yapar. Genelde kasık bölgesine yakın bir yerden yatay bir kesi yapılır. Eğer daha büyük bir kesi yapılması veya bebeğin hızlı bir şekilde doğması gerekiyorsa, doktorunuz göbeğin hemen altı ve kasık kemiğinin hemen üstünden dikey bir kesi de yapabilir.
  • Rahim Kesisi : Abdominal kesiden sonra, rahimde bir kesi açılır. Rahim kesisi genellikle rahmin alt kesiminden yatay olarak yapılır. Diğer tipteki rahim kesileri bebeğin pozisyonuna göre ve var olan komplikasyon risklerine göre yapılabilir.

Rahim Kesileri



Abdominal Kesiler

  • Doğum : Eğer epidural veya omurilikten anestezi verildiyse, doktor bebeği rahimden alırken bazı hareketler hissederken, ağrı duymazsınız. Doktor bebeğin ağzını ve burnunu sıvılardan arındırır, göbek bağını keser. Plasenta rahimden alınır ve son olarak kesiler dikilir. Hemen bebeğinizi kucağınıza alamasanız bile, onu hemen görebilirsiniz.

İşlemden Sonra

  • Hastanede : Sezeryan sonrası birçok anne ve bebeği hastanede yaklaşık 2-3 gün kalırlar. Anestezinin etkisi azaldıkça ağrıyı kontrol etmek için damar yolundan verilen ağrı kesicileri bir pompa yardımıyla kendiniz ayarlayabilirsiniz.

Sezeryandan sonraki ilk 24 saati ayağa kalkıp yürümeniz için cesaretdirileceksiniz. Hareket etmek iyileşmenizi hızlandırır, kabızlığı ve kan pıhtılaşmasını önler. Kateter ve damar yolu 12 - 24 saat içinde çıkarılır.
Hastanedeyken, doktorunuz kesi yerini enfeksiyona karşı gözlemleyecektir. Aynı zamanda iştahınızı, ne kadar sıvı tükettiğinizi, idrar ve bağırsak faaliyetlerinizi de denetleyeceklerdir.
Hastaneden çıkmanızdan önce doktorunuzla koruyucu önlemler ve aşılar hakkında görüşün. Kendi sağlığınız ve bebeğinizin sağlığını korumanız açısından aşılarınızın yapılmış olduğundan emin olmanız iyi bir fikirdir.

  • Emzirme : Damar yolu ve sezeryan bölgesindeki kesi emzirmeyi biraz garip bir his haline sokabilir. Prosedürden sonra yardımla da olsa emzirmeye başlayacaksınız. Hemşirenize emzirme pozisyonlarını ve bebeğin nasıl rahat ettirileceğini size öğretmesini isteyin. Ağrınız varken emzirmek, durumu daha da güçleştirir. Doktorunuz ameliyat sonrası ağrınız için emzireceğinizi göz önünde bulundurarak size ilaç önerecektir.

Eve Gittiğiniz Zaman Sezeryan kesisinin iyileşmesi 4 - 6 hafta içinde gerçekleşir. Yorgunluk ve rahatsızlık hissi olağandır. İyileşirken aşağıdakilere özen gösterin:

  • Kendinize dikkat edin : Kendinize dinlenmek için zaman ayırın. Kendiniz ve bebeğinizin ihtiyacı olabilecek şeyleri yakınınızda bulundurun. İlk 2 hafta bebeğinizden daha ağır herhangi bir şey kaldırmayın.
  • Karnınıza dikkat edin : Ayağa kalkıp yürüdüğünüzde vücudunuzun duruş pozisyonuna dikkat edin. Öksürme, hapşurma, gülme gibi ani hareketlerde karnınızı tutun. Emzirirken yastık gibi ekstra takviye kullanının.
  • Bol bol sıvı alın : Doğum ve emzirme sırasında kaybedilen sıvıları takviye etmek ve kabızlığı önlemek için bolca sıvı tüketmeniz gerekir. İdrar yolu enfeksiyonlarından korunmak için sık sık idrara çıkmayı unutmayın.
  • Cinsel ilişkiden uzak durun : Çoğu doktor doğumdan sonra 6 hafta cinsel ilişkiye girmemeyi önerir, ama yakınlıktan da vazgeçmemek gerekir.
  • İhtiyaç duyduğunuzda ilaç alın : Doktorunuz ağrı kesici önerebilir. Eğer kabızlık varsa veya bağırsak hareketleri ağrılı ise doktorunuz bu durum için gerekli bir ilaç verebilir.
  • Doktorunuzla ne zaman iletişime geçmeniz gerektiğini bilin : 38 dereceden yüksek ateş, karında şiddetli ağrı, kızarıklık, şişme, kesi yerinden akıntı veya gribe eşlik eden göğüslerde ağrı gibi durumlarda doktorunuzu arayın. İsilik, kurdeşen, kokulu vajinal akıntı, idrar yaparken yanma, idrarda kan, aşırı kanama, bacaklarda şiş, kırmızı ve ağrı yapan alanlar olduğunda doktorunuzla iletişime geçiniz.

Doğum sonrası depresyon da olası bir durumdur. Eğer ruh haliniz pek iyi değilse, kendinizi depresif hissediyorsanız bir an önce yardım talep edin.
Eğer normal doğum yerine sezeryan olduğunuz için kendinizi kötü hissederseniz, kendinize bebeğiniz ve kendi sağlığınızın doğumun yönteminden daha önemli olduğunu hatırlatın. Sezeryanda normal doğuma göre iyileşme süreci daha uzun olmasına rağmen, sonuç ikisinde de aynıdır, evinize bebeğinizle beraber dönersiniz, ve bu duygu herşeyi gölgeler.

Yayınlandığı Kategori GEBELİK
Pazartesi, 25 Ocak 2010 17:21

Erken Doğum

Normal bir hamilelik yaklaşık 40 haftadır. Erken doğum 37. Haftadan evvel başlayan kasılmalar ve serviksin açılması durumunu belirtir.
Genellikle erken doğumun sebebi net değildir, ancak kendinize iyi bakarak büyük ölçüde erken doğumu önler ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilirsiniz.
Erken Doğum Neden Endişe Edilmesi Gerekli Bir Konu? Eğer erken doğuma engel olunamazsa, bebeğiniz dünyaya çok erken gözlerini açabilir. Ve doğum ne kadar erken olursa, bebeğe ait riskler (düşük kilolu doğum, gelişmemiş organlar, enfeksiyon kapma riski vb) o kadar fazla olur. Erken doğan çocuklarda öğrenme güçlükleri, gelişimsel bozukluklar ve davranış problemleri yaşanabilir.
Kimler Erken Doğum Riski Altındadır? Erken doğum her hamileliği etkileyebilir. Genel risk faktörleri şöyledir;
- Erken doğum geçmişi olanlar veya kendileri erken doğum ile doğanlar
- Çoğul gebelikler
- Rahim, rahim ağzı veya plasenta ile ilgili belli problemler
- Sigara içmek ve alkol kullanmak
- Amniyotik sıvı ve alt genital sistem ile ilgili bazı enfeksiyonlar
- Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi bazı kronik rahatsızlıklar
- Hamilelik öncesi fazla kilolu veya çok zayıf olmak. Hamilelik esnasında çok az veya çok fazla kilo almak
- Şiddete maruz kalmak veya bir yakının kaybedilmesi gibi stresli olaylar yaşamak
- Birden fazla düşük yapmak
Bu bilinen risk faktörlerine rağmen, bazı kadınlarda hiçbir risk faktörü olmasa da erken doğum yaşanabilmektedir.
Erken Doğum Önlenebilir mi? Bunun kesin bir garantisi yoktur ama yapılabilecek bazı şeyler vardır;
- Düzenli muayene olun : Düzenli prenatal muayeneler sayesinde doktorunuz sizin ve bebeğinizin sağlığını denetler. Sizi endişelendiren her tür semptomu doktorunuzla görüşünüz.
- Sağlıklı beslenin : Hamilelik sırasında daha fazla folik asit, kalsiyum, demir, protein ve diğer önemli besinlere ihtiyacınız vardır. Günlük bir prenatal vitamine gebelik öncesi başlamak en idealidir.
- Kronik durumlar : Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklar erken doğum riskini arttırır. Bu gibi durumları kontrol altında tutmak için doktorunuzla beraber çalışın.
- Aktivite için doktorunuzun tavsiyelerine uyun : Eğer erken doğuma iat işaret veya semptomlarınız varsa, doktorunuz çalışma saatlerinizi azaltmanız ve ayakta geçirdiğiniz saatleri kısaltmanız konusunda tavsiyelerde bulunabilir.
- Riskli maddelerden uzak durun : Eğer sigara içiyorsanız, bırakın. Sigara içmek erken doğumu tetikler. Alkol kullanımı ve bazı ilaçların kullanımı da tehlikelidir. İlaç kullanımı ile ilgili mutlaka doktorunuza danışmalısınız.
- Cinsel ilişki hakkında doktorunuza danışın : Sağlıklı hamileliklerde cinsel ilişkide bulunulabilir ancak vajinal kanama veya serviksle - plasentayla ilgili bazı komplikasyonlar söz konusuysa cinsel ilişkide bulunmamanız gerekebilir.
- Stres ile baş edin : Mantıklı limitler belirleyin ve onlara uyun. Günün belli bir kısmında kendinize özel biraz sessiz zaman ayırın. İhtiyacınız olduğunda yardım istemekten çekinmeyin.
- Dişlerinize iyi bakın : Dişlerinizin temizliğine dikkat edin, diş doktoru ziyaretlerinizi aksatmayın. Bazı çalışmalar erken doğum ile dişeti hastalıkları arasında bir ilişki olduğu yönündedir.
Eğer erken doğum geçmişiniz varsa veya semptomlarını gösteriyorsanız, doktorunuz ekstra progesteron takviyesi kullanmanızı isteyebilir.
Erken Doğumun Semptomları Nelerdir? Bazı kadınlar için bu semptomlar yalancıdır ama bazıları içinse kesindir. Bunlar;
- Saatte 8 defadan fazla olan kasılmalar
- Pelvik baskı hissi
- Hafif bir sırt ağrısı
- İshal
- Vajinal lekelenme veya kanama
- Sulu vajinal akıntı
Erken Doğuma Engel Olunabilir mi? Kasılmalarınızı değerlendirirken bol su veya mevye suyu için. Eğer yanlış alarmsa alınan sıvılar kasılmaları bastıracaktır.
Diğer durumlarda rahme giden dolaşımı arttırmak için sol tarafınıza doğru uzanmak kasılmaları durdurur. Bazen yatak istirahati tavsiye edilir, ancak bu erken doğum ve hamilelik komplikasyonlarını önlemede kanıtlanmış bir çare değildir.
Eğer hastanede iseniz, doktorunuz kasılmaları ölçmek için rahim monitörü kullanabilir. Eğer rahim ağzınız kapalıysa, serviksi değerlendirmek için ultrasonla bakılabilir. Ayrıca kasılmaları durdurmak için ilaç tavsiye edilebilir.
Kasılmalar Devam Ederse? Erken doğum için tedavi edilen çoğu kadın normal veya normale yakın zamanda doğum yapar. Ancak yine de ileri erken doğum durdurulamaz veya enfeksiyon ve diğer komplikasyonlar anne ve bebeği için erken doğumu daha güvenli kılar.
Eğer 23. ve 34. haftalar arasındaysanız doktorunuz 2 tedavi önerebilir:
- Oral yolla veya enjeksiyon ile verilen bir ilaç doğumu geçici olarak durdurur.
- Kuvvetli steroidlerden oluşan bir enjeksiyon ile bebeğin ciğer olgunluğu hızlandırılır.
34. haftadan sonra bebeğin ciğerleri doğum için yeteri kadar olgunlaştığı için steroide gerek kalmayabilir.
Doğum Sırasında Ne Beklemeliyim? Çok erken başlamasının dışında erken doğum normal doğuma benzer. Eğer rahatlama ve nefes alma teknikleri ağrıyı kontrol altına almada yeterli değilse, yardım isteyin. Doktorunuz ağrı kesici, epidural veya diğer seçenekler konusunda sizi bilgilendirecektir.
Çocuk doktorları bebeği değerlendirmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için hazır bulunacaklardır.
İyileşme ve İleriki Gebelikler? Erken doğum çocuk doğurmadan sonra fiziksel iyileşmenizi etkilemez. Ancak, bebeğinizin durumu doğum sonrası genel streslerinizi belirleyecektir. Erken doğum bebekler genellikle doğum sonrası yoğun bakımda kalırlar, bazen bir süre hastanede kalmaları da gerekir. Bu süreç yoğun ve stresli geçebilir. Çevrenizde sevdikleriniz, arkadaşlarınız ve aileniz bulunsun.
Bir erken doğumdan sonra, tekrarlayan erken doğumlar söz konusu olabilir.

Yayınlandığı Kategori GEBELİK

İletişim Kanallarımız

Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok.
Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
İzmir: (0232) 464 20 55 ve (0530) 877 10 57
Whatsapp: (0536) 828 24 90
dr@fatihsendag.com

İletişim Formu

Form by ChronoForms - ChronoEngine.com
Copyright © 2019 Prof. Dr. Fatih Şendağ www.fatihsendag.com.

Lütfen telefon numaranızı girin
sizi arayıp bilgi verelim.

We are calling your phone

0:00

Thanks,
We will call you back soon.

Doktora Danış Formu

Beni geri arayınız
Sizi aramamızı ister misiniz?

Whatsapp
Whatsapp iletişimi

Bana Ulaşın

Bana Ulaşın

Close
1000 sola karakterler