• (0232) 464-20-55
  • (0530) 877-10-57
  • (0536) 828 24 90
  • This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

×

Hata

Contact Us Premium Module : You must enter your messenger link

yeni asır aileler yönetmelik tüpbebekEge Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim Üyesi, Jinekolojik Endoskopi Derneği Genel Sekreteri ve Üreme Sağlığı ve infertilite (Tüp Bebek) Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan Doç. Dr. Fatih Şendağ, çoğul gebeliklerin tek sorumlusunun tüp bebek uygulaması olmadığını, aşılama ve yumurta uyarılması ile de çoğul gebelik geliştiğini söyledi. Sağlık Bakanlığının yeni yayınladığı yönetmelik ile 35 yaşın altındaki anne adaylarına 1, 35 yaş üzerindekilere ise 2 embriyo transferi getirdiğini belirten Dr. Şendağ, "Embriyo sayısı azalınca gebelik şansı da düşüyor" dedi.
Tüp bebek ve endoskopik cerrahi konusundaki çalışmaları ile tanınan Doç. Dr. Fatih Şendağ, tüp bebek uygulamasındaki bilimsel gelişmeleri ve Sağlık Bakanlığının 6 Mart 2010 tarihinde yayınladığı Tüp Bebek Yönetmeliğini Yeni Asıra değerlendirdi.

DERNEK DAVA AÇTI
• Sağlık Bakanlığının yeni yönetmeliği neler getiriyor, anlatır mısınız?
- Sağlık Bakanlığı 6 Mart 2010 tarihinde yayınladığı yönetmelik ile 35 yaşın altındaki anne adaylarına 1, 35 yaşın üzerindekilere ise 2 embriyo transfer edilmesi sınırlandırması getirdi. Bazı hastalar bu yasanın değişeceğine inanarak tüp bebek tedavilerini erteliyorlar. Biz dernek olarak yönetmeliğin iptali için Danıştaya dava açtık. Tartışılarak hazırlanan bir yönetmelik değil maalesef. Çoğul gebelikleri engellemek anlamında sadece tek suçlu tüp bebek diyerek bu yönetmeliği çıkartmak doğru değil. Tüp bebek dışı tedavilerde de çoğul gebelik şansı var. Aşılamada veya yumurta uyarılarak doğal ilişkiye bırakılan yöntemlerde bir sürü yumurta gelişiyor. Bu yöntemlerde çoğul gebelik şansı daha yüksek, daha kontrol edilemez. Daha önce yaşanan yediz olayı tüp bebek değildir. Tüp bebekte hiçbir zaman yediz olmaz. Ama aşılama yöntemi kontrolsüz yapılırsa çoğul gebelik olabilir.
• Sizce tüp bebek tedavisinde nasıl bir yol izlenmeli, kaç embriyo transfer edilmeli?
- Türk toplumunda bebek çok önemli. Evini, tarlasını, ineğini satıp para biriktirip tüp bebek yaptırıyor. Dolayısı ile bu kişilere yumurta kalitesi, sperm durumu kötü olduğu için gebelik şansı düşük olan hastaya bir embriyo vermek ne kadar doğru? O zaman siz hastayı hayal kırıklığına uğratıyorsunuz. Keşke Sağlık Bakanlığı ile bilimsel dernekler işbirliği yapsa ve daha bilimsel ve ülkemiz koşullarına uygun bir yönetmelik hazırlansaydı. Yönetmelik çok katı, hastaları sadece yaşa göre ayırıyor. Halbuki tüp bebek başarısında yaş tek faktör değildir. Bugün 30 yaşında yumurtalık rezervleri tükenmiş hastalar var. Sonuçta 35 yaşın altında olması hastanın çok iyi olduğunu göstermiyor. Yumurta rezervleri düşmüş hastaya bir embriyo vermek gebelik şansını düşürüyor.
Bizlere hekimlik görevimizi kullanma şansı verilmeli. Şu an böyle bir şansımız yok. Neden? Tüp bebeği biliyoruz, bu konuda çalışmalar da yapıyoruz. Ama biliyoruz ki bize öğretilen en önemli şey hastaya göre yaklaşımdır. Hastaları 35 yaş altı ve üstü olarak kategoriye ayırmak doğru değil. Doktorlar olarak hastaya göre kıyafet yapmalıyız. Hazır bir giysiyi her hastaya giydiremeyiz. 35 yaşında altı bir embriyo, 35 yaşın üzere iki embriyo diyemeyiz. Gebelik potansiyeli yüksek bir anne adayına bir embriyo transfer etmek doğru. Dernek olarak bunu destekliyoruz. Ancak genç hastanın yumurta kalitesi düşükse, eşinin de sperm kalitesi kötüyse, bu hasta grubunda 1 embriyo transfer etmek sıkıntı yaratır. Bazı Avrupa ülkelerinde 35 yaşın altında 2ye kadar embriyo izni veriliyor. 35-37 yaş arası 3e kadar izin veriliyor. Söz konusu ülkeler bu kadar katı değil.

# Bu durumda çok merak edilen başka bir konu var. En iyi embriyo nasıl seçilecek. Çünkü bu gebelik şansı etkileyen en önemli faktörlerden biri...
Tüp bebek laboratuarlarına en iyi embriyoyu seçme zorunluluğu görevi düşüyor. Laboratuar kaliteniz çok iyi olmalı ki iyi embriyolar seçebilmelisiniz. Nasıl seçeceğiz en iyi embriyoyu. Bu en problemli konulardan biri. Elinizde 5 -10 iyi embriyo var. Bunlardan, birisini seçip karar vereceksiniz. Ve bu seçim hastanın gebe kalıp kalmamasını etkileyecek. Lazerle yuvalanma tekniği, embriyo tutkalı yöntemleri ile anne adayının gebe kalma şansları artırılmaya çalışılıyor. Şu an embriyo mikroskop altında yapısal durumuna bakılarak embriyo seçiliyor. Ancak bu yeterli değil. Bazı kişilerde genetik analizler yapılarak en iyi embriyo seçilebiliyor. Tabii ki her hastaya uygulanamaz, pahalı bir yöntem. Artı, gebelik oranını artırıp artırmadığı tartışmalı bir konu. Embriyo tutkalı ve lazerle yuvalanma tekniği de tartışmalı yöntemler. Henüz gerçekten en iyi embriyoyu seçecek bilgiye sahip değiliz. Bu konuda çok çalışma var. Biz genelde embriyoyu 2. veya 3. gün transfer ediyoruz. Gebelik şansını artırmak ve en iyi embriyoyu seçebilmek için 5. gün blastokist transferi yapmak iyi bir strateji olacaktır.

(Yeni Asır 13.06.2010)


1_20100616_0001
Yayınlandığı Kategori MEDYA
MİKROENJEKSİYON NEDİR? HANGİ DURUMLARDA UYGULANABİLİR?

Klasik tüp bebek tedavilerinden farklı olarak erkeğin seçilmiş tek bir sperminin mikromanipulatör aracılığıyla yumurta içerisine bırakıldığı yönteme “Mikroenjeksiyon” adı verilmektedir. 1992 yılında bu işlemle birlikte ilk gebelik elde edilmiş ve ardından yöntem giderek bugünkü popülaritesine ulaşmıştır.

Mikroenjeksiyon yönteminden önce uygulanan tüp bebek tedavilerinde “döllenme” işlemi için spermler yumurtalarla bir araya getirilerek gebelik elde edilmesi amaçlanırken, bu yöntemin getirdiği yenilik adeta devrim olarak nitelendirilmiştir.

Mikroenjeksiyon yönteminde döllenme işlemi için ilk olarak yumurtanın etrafında bulunan kumulus hücreleri temizlenir. Ardından yumurta özel bir pipet aracılığı ile sabitlenir ve ince bir iğneyle sperm buraya bırakılır. Bu işlem, yumurta toplama işlemi bittikten sonra iki ya da dört saat içerisinde yapılabilmektedir.

Tedavi uygulamalarında döllenme amaçlı kullanılan ve bu neticenin elde edilebildiği yumurta oranı %70 olarak gerçekleşmektedir. Bu sonuca bakılarak 10 yumurta bulunan bir hastada 5 embriyo elde edilebildiği söylenebilir.

Bazı durumlarda, yapılan değerlendirmeler sonucunda morfolojik olarak oldukça kötü durumda olan spermlerle karşılaşılabilmektedir. Bu türden sorunlar için IMSI (İntrasitoplazmik Morfoloji ile Seçilmiş Sperm İnjeksiyonu) uygulanarak farklı bir yol izlenmektedir.

2005 tarihli bir araştırmada normal gebeliklerden daha fazla karşılaşılan “Ürogenital Anomali” durumu, 2010 yılı itibariyle azalmış ve eşit seviyede gerçekleşir olmuştur.
Yayınlandığı Kategori TÜP BEBEK
Çarşamba, 27 Eylül 2017 21:10

Tüp Bebekte Başarıyı Arttıran Yöntemler

Tüplerin Bağlanması ya da Alınması
Tüp bebek tedavisi gören bazı hastaların tüplerinde tıkanıklık sorunuyla karşılaşılır. Bu tıkanıklığın rahim uçlarında meydana geldiği durumlarda tüplerde salgı birikimi olur ve bunlar embriyolara toksik şekilde tesir eder. Bunun sonucunda ise gebelik elde etme ihtimali %50 oranında azalmaktadır. Söz konusu hastaların yaşadığı bu sorun HSG yöntemi ile anlaşılabilmektedir.

Aynı problem ulltrason değerlendirmesinde görüldüğünde tüplerin alınması ya da bağlanması seçeneklerinden biri uygulanır. Tüplerin alınmasının gündeme geldiği durumlarda laparoskopi kamerası kullanılarak göbek bölgesinden karın içerisine girilmesiyle işlem gerçekleştirilir; işlem yapılamayan durumlarda ise rahimle bağlantısının kesilmesi amacıyla tüpler bağlanmaktadır.


PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı)
PGT Yöntemi, tüp bebek tedavilerinin “Çok değil, sağlıklı bebeklerin Dünyaya gelmesini sağlamak” hedefine hizmet eden bir tanı yöntemidir. Bu yöntem sayesinde hastalıklı çocuk sahibi olma riski taşıyan birçok çift transfer öncesinde analiz edilebilmektedir.

PGT Yöntemi ile kromozom bozukluğu sorunundan dolayı düşük yapan ya da tüp bebek tedavilerinde başarısız denemeler yapan, ileri yaşlarda yumurtalarında kromozom anomalilerine rastlanan ve genetik risk taşıyan kadınların sorunları ortaya çıkarılarak tanı konulabilmektedir.

Basit anlatımıyla yöntem uygulamalarında elde edilen embriyolardan birer hücre alınır ve bunlar genetik bakımdan incelemeye alınır. Böylece sağlıksız embriyoların transfer edilme ihtimaline daha en başında engel olunur.

Embriyo Dondurma Yöntemi
Tüp bebek tedavilerinde elde edilen embriyoların daha sonra kullanılmak üzere muhafaza edilebilmesini sağlayan embriyo dondurma yöntemi, tedavilerde başarı ihtimalini yükseltirken, aynı zamanda hastalara ekonomik ve ruhsal açılardan avantaj getirir. Özellikle tekrar kullanılmak üzere çözülme işlemine tabi tutulan embriyolar için hastanın yeni bir işleme alınmaması ciddi bir rahatlıktır.

Uygulanmaya başlandığı ilk yıllarda dondurularak muhafaza edilen embriyoların daha sonra transfer edilmek üzere çözüldüğünde canlılık ve kalite bakımından kayba uğradığı görülmüş ve geliştirilen vitrifikasyon yöntemi ile bu sorunun önüne geçilmiştir.

Embriyo dondurma yöntemi için hastaların izni alınır ve bundan sonra embriyolar belli bir süreyle özel ortamlarda muhafaza edilir. Türkiye’de çıkarılan yasa çerçevesinde 35 yaşından genç hastalara ilk iki denemede 1 embriyo transferi için izin verildiğinden dolayı yöntemin bu hastalar için ayrı bir değeri vardır. Embriyo dondurma işlemine onay veren hastaların embriyoları her yıl yeniden sözleşme yenilenmesi kaydıyla 5 yıllık bir sürede muhafaza edilebilir. Onay vermeyen hastaların embriyoları ise yasalarla belirlenen protokollere bağlı kalınmak suretiyle yok edilir.

Tek Seçilmiş Blastokist Transferi
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bazı ülkelerde embriyo transfer sayısına kısıtlamalar getirilmektedir. Buna göre Türkiye’de konuyla ilgili yasal düzenlemeler getirilmiş ve 35 yaşından genç hastaların ilk iki tüp bebek denemelerinde 1 embriyo transferi zorunlu kılınmıştır. Tek seçilmiş blastokist transferi yöntemi bu zorunluluğun getirildiği ülkelerde yaşayan hastalar için büyük avantaj olmuştur.

Tek seçilmiş blastokist transferinin en önemli özelliği ise normal yollardan elde edilen gebelikle en çok benzerliğe sahip yöntem olmasıdır. Uygulama işlemlerinde laboratuvarda beş ila altı gün arasında tutulabilen gelişme potansiyeli yüksek embriyoların seçilebilmesi mümkün olabilmektedir. Bu özellik olumlu sonuç alınma ihtimalini yükseltmekte ve çoğul gebelikle karşı karşıya kalınma ihtimalini yok etmektedir.

Mikro-TESE Yöntemi
Bu yöntemin bulunması ve uygulanmaya başlanmasının ardından menide sperm bulunmadığından ötürü çocuk sahibi olmasına imkansız gözüyle bakılan birçok erkek için tedavi mümkün hale gelmiştir. Mikro-TESE Yöntemi’nin tedavi yöntemleri arasına girmesiyle birlikte günümüzde bu hastaların baba olma umudu gerçeğe dönüşmektedir.

Mikro-TESE uygulamalarında özel bir mikroskop yardımıyla testis dokusu incelenir ve buradan alınan örnekler incelenmek üzere laboratuara götürülür. İstenen sonuç alındığında, yani sperm elde edilebildiğinde ise yumurtalara enjekte işlemi uygulanır. Bazı durumlarda ise gerek görüldüğü takdirde dondurma işlemi yapılmaktadır.

Sperm taşıyıcı kanallarında tıkanıklık tespit edilen hastaların hepsinde sperm elde edilirken, rahatsızlık sebebi üretim bozukluğu olan hastaların yarısında aynı başarıya ulaşılabilmektedir.

Embriyo Zarının İnceltilmesi  
Tüp bebek kliniklerine başvuran hastalarda sıklıkla karşılaşılan sorunlardan biri, embriyo gelişimi elde edilmesine rağmen gebelik sonucuna ulaşamamaktır. Genelde bu problemin sebebi embriyonun kendisini çevreleyen zarı yırtamaması ve rahim duvarına (Endometrium) yerleşememesidir. Embriyo zarının inceltilmesi yöntemi bu sorunu çözmek için kullanılmaktadır ve böylece hastaların elde ettiği gebelik oranında anlamlı bir artış görülmektedir.

Söz konusu hastaların tedavisi için kimyasal, mekanik ve lazer yöntemlerinden birine başvurulur. Böylelikle embriyonun çevresindeki zarda küçük bir delik açılır ya da inceltme işlemi uygulanır ve embriyonun dışarı çıkması mümkünleşir.

 
Yayınlandığı Kategori TÜP BEBEK
Tüp bebeğe bakış açısını nasıl yorumluyorsunuz?
Bizim toplumumuz için çocuk arzusunun önemli bir yeri var. Toplum içinde çok önemseniyor ve bunun için aileler her şeyi yapmaya hazırlar. Fakat toplumda bu bir kusur olarak algılanıyor. Doktora gitmeye çekiniliyor. Özellikle erkekler, kadınlara sen git bir doktora görün benim gitmeme gerek yok sorun bende değil nasılsa gibi şeyler söylüyorlar. Fakat bu durum %50 %50’dir. Oranlar eşittir, kadında kusura olacağı gibi erkekte de olabilir. Özellikle gelen çiftlerin en çok sorduğu soru ‘’sorun bende mi eşimde mi?’’ sorusu. Bu tür yaklaşımları doğru bulmuyoruz. Sonuçta bu ortak bir şey. İnsanlar bunun için bir evlilik yapmışlar ve bu evlilikte her iki tarafında ortak bir çaba göstermesi lazım. 

Bu bir kusur olarak mı adlandırılmalı yoksa sağlık problemi mi?
Bu kesinlikle bir kusur değil sağlık problemidir. Özellikle aileler ‘’biz kızı getirdik, buyurun değerlendirin bunda kusur var mı yok mu?’’ diye soruyor. Bu tür yaklaşımlar toplumumuzda maalesef hala var ama gelişmeler kat ediyoruz. Artık erkeklerinde geldiği bir ortam görüyoruz. Bu da tüp bebeğin biraz daha yaygınlaşmasını sağlıyor. Öncede biraz daha farklı bakılıyordu. Toplumda ‘’tüp bebek benim bebeğim değil, tüp bebek senin bebeğin mi hücresi kimden’’ gibi şeyler söyleniyordu. Bu konular çok tartışıldı, çok suiistimal edildi ve dolayısıyla insanlar bunları saklamak zorunda kaldı. Sonuçta bu bebek yine onların, genetik açıdan yine %100 onların bebeğidir.  Tüp bebeğin normal bir bebekten hiçbir farkı yok. Sonuçta bu tüp bebeklerde ileriki zamanlarda okula gidiyor, evleniyor ve çocukları oluyor.

Tüp bebekler normal bebeklere göre daha sağlıklı ve daha güzel gibi sözler söyleniyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
Toplumda yayılan kulaktan kulağa böyle söylemler olabiliyor. Aslına bakarsak böyle bir şey yok. Tüp bebekte spermler özenle seçiliyor, özenle seçildiği için daha güzel oluyor gibi düşünceler var ama böyle bir şey yok. Sonuçta anne ve babanın genetik yapısı ne ise doğan çocuk aynı. Hiç fark etmiyor. Toplum içinde ‘’ biz tüp bebek yaptıracağız, laboratuvar ortamında seçildiği için hem daha güzel oluyor hem daha sağlıklı oluyor’’ gibi düşünceler de söz konusu. Fakat böyle bir şey yok.

Tüp bebeğin güzel olması kesinlikle rastlantısaldır. Böyle bir bilimsel çalışma yok. Bizim baktığımız çalışmalarda ; tüp bebek ile doğan bebekler, normal yolla doğan bebekler gibi sağlıklı olup olmadığına ya da toplum içindeki gelişimlerine bakıyoruz. Bizim için önemli olan bunlar. Şu andaki çalışmalarımız ise, tüp bebek ile doğan çocuklarda normal yolla doğan çocuklar ile hem sağlık açısında hem de diğer şeyler açısından bir farklılık olmadığı gösteriyor. 

Tüp bebeklerin normal bebeklere göre daha az yaşadığı söyleniyor. Bu doğru mudur?

Böyle bir şey yok. Aslında böyle bir şey söylemek için daha erken. Çünkü ilk tüp bebeğin doğum tarihine baktığımızda 1978 olduğunu görüyoruz.  Fakat şu ana kadar baktığımız zaman ne yaşam uzunluğu ne sağlık ne güzellik açısında normal bebeklerden bir farklılığı yok.

Erkekte kısırlık konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Aslında bu konu çok önemli. Biz hep vurguluyoruz. Öğrencilerime anlatırken genellikle söylüyoruz. İlk olarak erkeği inceleyin. Çünkü erkeği incelemek daha kolaydır. Sadece bir sperm örneği ile doğurganlık yeteneğinin olup olmadığını kontrol edebiliyorsunuz. Fakat kadını incelemek biraz daha zor. Örneğin aylık periyodlarını takip etmek gerekiyor, yumurtlama zamanına bakmak gerekiyor, kanalların açık olup olmadığını kontrol ediyorsunuz, kısacası bir sürü araştırma yapılıyor ve bunlar zaman alıyor.

Daha önceden senin çocuğun olmaz denilen erkekler için inanılmaz yollar açıldı. Özellikle 1992 de mikro enjeksiyon yönteminin ortaya konması ile spermi yumurta içerisine direk enjekte edebiliyoruz. Bu çok önemli bir gelişme. Senin çocuğun olmaz denilen erkeklerin çoğunu çocuk sahibi olma imkânı veriyor.  Hatta sperm sayısı 0 olan erkekler için bile yöntemler çıktı. Bu yöntemde testislerden bir parça alarak birtakım işlemlerden geçirerek çocuk sahibi olma imkanını sağlayabiliyoruz.

Bir kadının kaç yaşından sonra yumurtalık kontrolü yaptırması gerekiyor?
Eğer bir kadının ailesinde erken menopoz varsa, yumurtalıklar ile ilgili bir cerrahi geçirecekse ya da kanser gibi bir hastalıktan radyoterapi tedavisi görecekse bunlar yumurtalıkları etkileyebiliyor. Bu 3 grubun ileride doğurganlığı ile sıkıntı çekmemesi için en kısa zamanda kontrol yaptırması gerekiyor.  Diğer doktorlarımıza zaten söylüyoruz eğer yumurtalıklar ile ilgili bir müdahalede bulunulacaksa önce bize bir gönderin ona bir danışmanlık hizmeti sunalım daha sonrasında eğer hastada isterse gereken işlem neyse yapıyoruz.

Kanalları bağlanan bir hasta daha sonrasında bağlattığı kanalları açtırarak tekrar çocuk sahibi olabilir mi?
Tüp açma ameliyatlarımızda bazı kriterlerimiz var. Hastalarımıza ilk sorduğumuz soru aradan kaç yıl geçti sorusudur.  Eğer uzun süre geçtiyse başarı şansı düşebiliyor. Aynı zamanda tüpün nasıl bağlandığı da önemli. Robotikle ya da diğer yöntemler ile bağlanan tüplere bakılabilir eğer tüpler çok tahrip olduysa hiçbir şey de yapmayabiliriz ya da tüpler çok tahrip olmadıysa, uygun uzunluğu varsa onları birleştirebiliriz. Dolasıyla tüp açma ameliyatları tamamen içerideki duruma bağlı. Tüpleri dışarıdan göremiyoruz bu yüzden hastamızdan onay alarak ameliyatta hiçbir şey yapamayacağımız, tek tüpü açabileceğimizi ya da ikisini de açabileceğimizi içerideki durumu gördükten sonra yapabileceğimizi söylüyoruz. Hastanın bunu kabul etmesi lazım. Tabi ameliyattan sonra iyileşmenin olup olmadığını görmek için bir rahim filmi çekiyoruz. Eğer sonuçlar iyi ise hastamıza normal yolla hamilelik şansını deneyebileceğini söylüyoruz. Tabi normal yolla gebe kalmak erkeğe de bağlı. Daha öncesinde iyi olup sonralardan azalma ya da kalitede düşme olmuş olabilir.

Tüp bebek ile normal bir bebeğin genetik kodları aynı mıdır? Bir farklılık oluyor mu?
Hiçbir farklılık yok. Sonuçta yine genetikler %50 %50 şekilde anne ve babadan geliyor. Yine bir sperm var yine yumurtalar var ve genetikler aynı, değişen hiçbir şey yok. Normal bir gebelikte de tüp bebek gebeliğinde de aynı genetik kodlar söz konusu.

Takipçilerinize ne gibi bir mesaj vermek isterseniz?
Sonuçta doğurganlık bir neslin devamı için olması gereken bir şey. Aynı zamanda insanların içinde bir içgüdüdür. Bir kadın ne derse desin bu iç güdüye sahiptir. Tabi çocuk sahibi olmak için bazen hayatımızı programlamamız gerekiyor. Örneğin kariyer yapmak için çocuk yapmayı erteleyen bir kadın gibi. Tabi bu düşüncede olan bireylerin önceden bir bilgi alması, basit testler ile bir sorun olup olmadığını ya da ileride bir sorun olup olmayacağının kontrol edilmesi gerekiyor. Bir kadın açısından doğurganlık her zaman çok önemlidir ve doğurganlık testine girmek için mutlaka evli olmak gerekmiyor. Genellikle başvurular evlendikten sonra olur. Evlilik öncesi kadın doğum uzmanına gidilmez gibi bazı yargılar var. Örneğin bir genç kızın çok ciddi şekilde adet sancıları ve kanaması var. Bunu bir büyüğüne söylediğinde ise merak etme evlenince geçer deniliyor. Belki de o genç kızın rahiminde bir miyomu var ve bu yüzden kanamaları şiddetli. Fakat toplumda bu tür rahatsızların evlenince geçeceği yargısı var ve bir jinekoloğa ya da kadın doğum uzmanına götürülmüyor. Bu da kızın sosyal yaşantısını etkiliyor. Örneğin okul başarısı ya da iş hayatındaki başarılar gibi. Fakat bir kadın doğum uzmanına gidilse belki bu kişiye verilecek basit ilaçlar ya da küçük cerrahiler ile bu sorun ortadan kalkacak. Tabi toplumdaki bu yargı yüzünden ne yazık ki ihmal ediliyor. Oysa ki bazı zaman erken teşhisin ya da erken tedavinin kişiye büyük katkıları oluyor.
Yayınlandığı Kategori TÜP BEBEK
Salı, 15 Aralık 2009 12:07

Tüp Bebek Nedir?

Tüp bebek tedavisi en çok tercih edilen yardımcı üreme tekniğidir. Tedavi süreci kadının normalden çok yumurta üretebilmesi amacıyla yumurtalıklarını uyarması için infertilite ilaçları kullanmasıyla başlar. Yumurtalıklarda folliküller vardır. Bu folliküller içi sıvı dolu keseciklerdir.
Yumurtalar yeteri kadar olgunlaştığında, yumurtalıklardan alınırlar. Yumurtayı içinde barındıran follikül sıvısı alınarak bir kaba yerleştirilir. Yumurtalar mikroskop eşliğinde incelenir. Laboratuardaki kuluçka döneminden sonra, yıkanmış spermler kaba eklenir. Döllenme ve erken embriyo gelişimi bu kapta gerçekleşir. 2 - 3 gün sonra döllenmiş yumurtalar yani embriyolar uterusa transfer edilir. Bu işlem yumuşak ve esnek bir kateter yardımıyla yapılır.

Yardımcı Üreme Teknikleri İle İlgili Riskler
Yardımcı üreme tekniklerini ilgilendiren riskler ilaç kullanımı ve yumurtaları almak için yapılan operasyonla alakalıdır.
Bu risklerden bazıları :

• Kanama
• Enfeksiyon
• Yakın organların hasar görmesi
• Overlerin Aşırı Uyarılması Sendromu
• Çoğul gebelik riski

Yapılan çalışmalar yardımcı üreme teknikleri ile dünyaya gelen bebeklerde normal yolla dünyaya gelen bebeklere göre daha fazla anormal bir duruma rastlanılmadığını göstermektedir.

Yardımcı Üreme Teknikleri Kullanılan Durumlar
Tüp bebek tedavisi ile her iki tüpü de tıkalı olan bir hastanın gebelik şansı doğmaktadır. Tüp bebek tedavisi aynı zamanda aşağıdaki durumlarda da kullanılır :

• Endometrioz
• Açıklanamayan kısırlık
• Serviks ile ilgili kısırlık durumları
• Erkek infertilitesi
• Yumurtlama bozuklukları

Yardımcı üreme teknikleri ile aşağıdaki durumlarda daha fazla gebelik şansı vardır :
• İnfertilite ilaçlarına cevap veren, doğal olarak yumurtlayan hastalar
• Sağlıklı bir uterusu olan hastalar

Yardımcı üreme teknikleri ile aşağıdaki durumlarda daha az gebelik şansı vardır :
• 40 yaşın üstündeki kadın hastalar
• Erken menopoza giren ve artık yumurtlamayan kadın hastalar
• Tedavi edilemeyen rahimdeki yara dokuları, fibroid ve polipi olan kadın hastalar

Yayınlandığı Kategori TÜP BEBEK
Cumartesi, 16 Ocak 2010 18:23

Kısırlık Tedavisi ve İlaçlar

İnfertilitenin tedavisi sebebine, ne kadardır infertil olunduğuna, çiftlerin yaşına ve diğer birçok kişisel özelliklere göre değişebilmektedir. İnfertilitenin bazı sebepleri düzeltilemez. Ancak yine de, yardımcı üreme teknikleri ile hamile kalınabilir.
Çiftler İçin Tedavi Bu yaklaşımlar erkek, kadın veya her ikisini de ilgilendirebilir.
Cinsel ilişki sayısını arttırmak. Haftada 2 veya 3 defa ilişkide bulunmak doğurganlığı arttırabilir. Ancak çok fazla boşalmak da, erkeğin sperm kalitesini azaltan bir etki yapabilir. Spermler kadının üreme sisteminde 72 saate kadar yaşayabilirler, yumurtlama sonrası yumurta 24 saate kadar döllenebilir.
Erkekler İçin Tedavi
  • Genel Cinsel Problemler : İktidarsızlık veya erken boşalmanın teşhisi doğurganlığı arttırır. Bunların tedavisi genelde ilaçla veya davranışsal yaklaşımlarla olabilir.
  • Sperm Yoklulğu : Sperm yokluğundan şüphe ediliyorsa, operasyon, problemi düzeltme amaçlı hormonlar veya yardımcı üreme tekniklerinden faydalanılır. Örneğin, varikosel durumu genellikle operasyonla düzeltilir. Ejakulasyonu önleyen bir tıkanıklık varsa veya geri boşalma durumu varsa, operasyon ile testislerden sperm alınır ve mikroenjeksiyon yöntemi ile laboratuvar ortamında direkt olarak yumurtaya enjekte edilir.
Kadınlar İçin Tedavi Yumurtlama problemi olan infertil kadınlarda, doğurganlık ilaçları en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Bu ilaçlar yumurtlamayı düzene sokar veya teşvik eder. Genelde FSH, LH gibi doğal hormonlara benzer şekilde çalışırlar. Genellikle kullanılan doğurganlık ilaçları şöyledir:
  • Klomifen Sitrat : Bu ilaç oral yolla alınır ve polikistik over sendromu veya diğer yumurtlama problemi olan kadınlarda yumurtlamayı uyarırlar. Hipofiz bezini FSH ve LH salgılaması yönünde teşvik ederler.
  • Human menopausal gonadotropin (hMG) : Bu ilaç hipofiz bezinin kusuru sonucu kendiliğinden yumurtlayamayan kadınlara enjeksiyon şeklinde verilir. Hipofiz bezini uyaran Klomifenin tersine, hMG ve diğer gonadotropinler yumurtalıkları direkt olarak uyarırlar. Bu ilaçta hem FSH hem de LH bulunur.
  • Follikül Uyaran Hormon veya FSH : Yumurtalık folliküllerini olgunlaştırmak için FSH yumurtalıkları uyarır.
  • Human Chorionic Gonadotropin, (HCG) : Klomifen, hMG, FSH ile birlikte kullanılır; yumurtalığı yumurtayı serbest bırakması için uyarmaktadır.
  • Gonadotropin-releasing hormone (Gn-RH) analogları: Bu tedavi yumurtlama foksiyonu düzensiz olan veya hMG tedavisi esnasında ana follikül henüz yeteri kadar olgunlaşmadan yumurtlayan kadınlar içindir. Gn-RH analogları hipofiz bezine sürekli Gn-RH gönderirler.
  • Aromatase İnhibitörleri : Letrozole (Femara) ve Anastrozole (Arimidex) gibi bu sınıf ilaçlar göğüs kanseri tedavisi için onaylanmıştır. Doktorlar bazen kendiliğinden yumurtlayamayan ve Klomifen Sitrat tedavisine cevap vermeyen kadınlara Letrozole reçete edebilirler.
  • Metformin (Glucophage) : Bu ilaç yumurtlamayı destekleme amaçlı kullanılır. İnsülin direnci bilinen veya şüphelenilen infertilite sebebi olduğunda kullanılır. İnsülin direnci polikistik over sendromunda da rol oynayabilir.
  • Bromocriptine (Parlodel) : Yüksek prolaktin düzeyine bağlı olarak yumurtlama döngüsü düzensiz olan kadınlar için kullanılır. Bromocriptine prolaktin üretimini kısıtlar.
Fertilite İlaçları ve Çoğul Gebelik Riski Enjeksiyon şeklide kullanılan fertilite ilaçları çoğul gebelik şansını arttırmaktadır. Klomifen gibi oral yolla kullanılan fertilite ilaçları da çoğul gebelik şansını arttırır ama diğerine oranla daha azdır. Bu ilaçların kullanımı sırasında hasta dikkatli bir şekilde kan testleri, hormon testleri ve follikül büyüklüklerini belirlemek için ultrason ile kontrol altında tutulmalıdır. Genelde, fetus sayısı ne kadar çoksa, erken doğum riski de o oranda fazladır. Premature doğan bebeklerde sağlık ve gelişme problemleri yaşanabilir. Bu riskler en çok üçüz doğumlarda olur.
Çoğul gebelik riski indirgenebilir. Eğer kadının ovülasyonu tetiklemek için HCGye ihtiyacı varsa, ve ultrasonda çok fazla follikül geliştiği görülüyorsa, doktoruyla beraber HCGyi askıya almaya karar verebilirler. Yine de, birçok çift için hamile kalma arzusu çoğul gebelik ihtimalinin önüne geçmektedir.
Çoğul gebelik olduğunda, bir veya birden çok fetusun operasyonla alınması kalan bebeklerin yaşama şansını arttırmaktadır. Bunun, birçok çift için duygusal ve ahlaki açıdan bazı durumları da mevcuttur.
Operasyon Duruma göre, infertilite operasyon ile tedavi edilebilir. Tıkanıklıklar ve tüplerdeki diğer problemler genellikle operasyonla tedavi edilebilir. Laparoskopik teknikler ile tüplerde hassas operasyonları yapmak mümkündür.
Endometrioz kaynaklı infertilitenin tedavisi genelde zordur. Yine de infertilite tedavisinde kullanılmasa da, doğum kontrol haplarındaki hormonlar sayesinde bunların kullanımı ile tedavi ve ağrının giderilmesi etkili olmaktadır. Eğer endometriozunuz varsa, doktorunuz sizi ilaçların yumurtlamayı düzenlediği veya uyardığı ovülasyon tedavisiyle ya da yumurta ve spermin laboratuvar ortamında buluşturulup döllendikten sonra oluşan embriyonun ana rahmine enjekte edildiği tüp bebek tedavisi ile tedavi edebilir.
Yardımcı Üreme Teknikleri Yardımcı üreme teknikleri infertilite tedavisinde devrim niteliğinde bir yöntemdir. Ülkemizde de her yıl binlerce aile bu yöntemle bebek sahibi olmaktadır. Medikal gelişmeler sonucu birçok çift kendi biyolojik çocuklarına sahip olmaktadırlar. Yardımcı üreme ekibi doktorlar, psikologlar, embriyologlar, laborantlar, hemşireler ve sağlık profesyonellerinden oluşan profesyonel bir ekiptir.
Yardımcı üreme tekniklerinin en çok kullanılan formları şunlardır :
  • İn Vitro Fertilizasyon (Tüp Bebek Tedavisi) : En etkili yardımcı üreme tekniğidir. Kadının yumurtaları toplanır, laboratuvar ortamında erkekten alınan sperm ile birleştirilir, döllenen yumurtalar yani embryolar döllenmeden 3 - 5 gün içinde rahme yerleştirilir. Kadının her iki tüpü de tıkalı olduğunda tüp bebek tedavisi tavsiye edilir. Endometrioz, açıklanamayan infertilite, serviksle ilgili infertilite, erkek kaynaklı infertilite ve yumurtlama bozuklukları gibi birçok durumda da kullanılır. Tüp bebek tedavisi ile çoğul gebelik şansı artar çünkü genellikle birden çok embriyo anne adayına transfer edilir. Ayrıca bu tedavide sık sık kan değerlerine ve hormon değerlerine bakılır.
  • Ejakulasyon Elde Etme Amaçlı Elektro veya Titreşimli Uyarı : Bu yöntem sperm elde etmek amacıyla kullanılır. Bu tedavi omurilik zedelenmesi olan ve başka türlü sperm veremeyen erkeklerde uygulanır.
  • Operasyonla Sperm Elde Etme : Bu teknik testislerden operasyonla sperm alınması esasına dayanır. Sperm kanalı tıkalı olduğunda kullanılabilir.
  • Mikroenjeksiyon (ICSI) : Normal tüp bebek tedavisindeki gibi elde edilen yumurtanın içine bir spermin enjekte edilmesi esasına dayanır. Mikroenjeksiyon diğer yöntemlerle gebelik elde edemeyen çiftlerde uygulanabilir. Düşük sperm sayısı olan erkeklerde mikroenjeksiyon başarıyı arttıran bir faktördür.
  • Assisted Hatching : Bu teknik embryonun rahme tutunmasına yardımcı olur. Tekrarlayan başarısızlıklarda uygulanabilir.
Kadının sağlıklı bir rahmi olduğunda, fertilite ilaçlarına olumlu cevap verdiğinde, doğal yollarla yumurtladığında yardımcı üreme tekniklerinden en iyi şekilde faydalanılır. Erkeğinse spermlerinin sağlıklı olması gerekmektedir. 35 yaşından sonraki hastalarda başarı oranı gittikçe düşer.
Tedavinin Komplikasyonları Tedavi sırasında bazı komplikasyonlar gelişebilir;
  • Çoğul Gebelik : En sık rastlanan komplikasyon budur. Kaç sağlıklı embriyonun tutulacağı ve doğurulacağı çifte kalmış bir karardır. Eğer çok fazla bebeğe hamile kalınmışsa, bunlardan 1 veya 2 tanesinin alınması diğerlerinin yaşama şansını arttırır.
  • Over Hipersitumilasyon Sendromu (OHSS) : Kadının yumurtaları eğer fazla uyarılırsa, fazla büyürler ve ağrıya sebep olabilirler. Hafiften orta dereceye kadar olan semptomlar genelde tedaviye gerek kalmadan geçer, ancak hamilelik durumu iyileşmeyi geciktirebilir. Nadiren, sıvı karın ve göğüs boşluğunda birikerek karın şişmesine ve nefes darlığına sebep olabilir. Şiddetli vakalar acil tedaviye gereksinim duyar. Genç ve polikistik over senromu olan kadınların OHSS ihtimali diğer kadınlara göre daha fazladır.
  • Kanama veya Enfeksiyon : Her invazif prosedür gibi yardımcı üreme tekniklerinde de kanama ve enfeksiyon riski vardır.
  • Düşük Kilolu Doğum : Bunun en büyük tetikleyicisi çoğul gebeliktir.
  • Doğum Kusurları : Yardımcı üreme teknikleri ve doğum kusurları arasındaki ilişki hakkında bazı endişeler mevcuttur. Ancak bunu doğrulayacak daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Yayınlandığı Kategori KISIRLIK
Çarşamba, 25 Kasım 2009 14:57

Mesleki Faaliyetlerim

Yayınlandığı Kategori FATİH ŞENDAĞ

İletişim Kanallarımız

Şair Eşref Bulvarı 1408 Sok.
Meriç Ap. No.7 K.2 D.5 Alsancak / İzmir
İzmir: (0232) 464 20 55 ve (0530) 877 10 57
Whatsapp: (0536) 828 24 90
dr@fatihsendag.com

İletişim Formu

Form by ChronoForms - ChronoEngine.com
Copyright © 2019 Prof. Dr. Fatih Şendağ www.fatihsendag.com.

Lütfen telefon numaranızı girin
sizi arayıp bilgi verelim.

We are calling your phone

0:00

Thanks,
We will call you back soon.

Whatsapp
Whatsapp iletişimi

Beni geri arayınız

Bana Ulaşın

Bana Ulaşın

Close